Galatasaray Üniversitesi'nden Berat Özdemir'in L'été à Paris 2011'e dair izlenimleri

İlk Paris deneyimimi L'été à Paris programıyla yaşadığım için kendimi gerçekten şanslı hissediyorum. Programa başvurmadan önce birtakım tereddütler mevcuttu içimizde fakat daha ofise gittiğimizde Théorie çalışanlarının nasıl bir düzen ve ekip çalışması içerisinde olduğunu gördük.
Bize programı açıkladılar, rehberlik hizmetlerinden, herhangi bir aksilik çıktığında hemen olaylara dahil olacaklarından bahsettiler fakat biz yine de o kadar beklemezken daha fazlasıyla karşılaştık. Biri size "Evet Berat'cığım akşam ne yapıyoruz?"  veya "İstanbul'dan arkadaşım gelecek özlemişsinizdir sucuk ister misiniz?" diye sorarsa bunun adı rehberlik hizmeti değil düpedüz arkadaşlık olur :)) 
Paris'te pasaport kontrolünden geçtiğimiz gibi bizi alıp yurtlara yerleşene ve hatta navigo (aylık akbil) larımızı alana kadar yanımızdaydılar.  Ben Cité Universitaire konaklamalı Institut Catholique'e gittim. Okulun uluslararası öğrenci kadrosu ve verdiği eğitim tartışılmaz. Derste sürekli aktif olmanızı sağlıyorlar. İstediğiniz takdirde ücretsiz çokça organizasyonları var ve sürekli pratik yapmanıza olanak tanıyorlar. Cité universitaire ise neredeyse dil okulunu gereksiz kılabilecek nitelikte? Yemekhanede, sırada veya yurdun mutfağında yemek hazırlarken tanıştığınız sizin gibi dil öğrenmeye gelmiş onlarca insanla arkadaşlık yapmak zaten Fransızca öğrenmenin en güzel ve kolay yolu.

Berat Özdemir, 2011

Galatasaray Üniversitesi