Galatasaray Üniversitesi hazırlık sınıflarında okuyan herkes l'été à Paris'i bilir. Diğer programlarla da bir farkının olmadığını düşünsek de, okulda en çok onun reklamını gördüğümüz için yaz okulu planlarmız bu grupla yapmayı seçtik. Fakat daha hazırlıklar aşamasından itibaren bizimle bu denli ilgilenilmesini beklemiyorduk açıkçası. Paris'e gittiğimiz günden itibaren de bu ilgi ve yardım kesilmedi. Daha vardığımız günün akşamında bile her şey planlıydı ( yemek kolilerini taşığdığı için Emre'ye ayrıca teşekkür ediyoruz:) ) .
Sabahları derslere girip öğleden sonraları Paris'te olmanın keyfini çıkarıyorduk. Bir iki haftalık Paris turlarıyla öğrenmenin çok zor olacağı Paris'in bilinmeyen yerlerini keşfedip, uluslararası bir yurtta kalmanın eğlencesini yaşadık. Sıkılmaktan korkup iki kişi gittiğimiz Paris'ten hayal bile edemeyeceğimiz güzel dostluklar kurarak döndük. Bir anında bile keşke gelmeseydik demedik ve giden kimsenin pişman olmadığını düşünüyoruz.
Belki daha bir çok kez Paris'e gideceğiz ama hiç biri bu 2010 yazı gibi olmayacak. Teşekkürler L´été à Paris!
Damla Gündüz ve Simay Akyel, 2010
Galatasaray Üniversitesi
