Paris Ücretsiz Etkinlikler Rehberi!

Fransa’da Harçlar Artıyor mu?

Fransız hükümeti 2019-2020 eğitim öğretim yılından itibaren geçerli olacak şekilde Avrupa Birliği dışından gelen öğrencilere yönelik üniversite harç ücretlerini arttırmak istiyor.

Eğer bu tasarı yürürlüğe girerse, her yıl Fransa’ya eğitim amacıyla AB dışından gelen yaklaşık 100.000 öğrenci, artık Fransız sınıf arkadaşlarıyla aynı haklardan yararlanamayacak. Eylül 2019’dan itibaren, yabancı bir öğrenci için üniversite harçları altıya katlanacak. Bir yıllık lisans eğitiminin ücreti 170€ yerine 2770€, bir yıllık yüksek lisans eğitiminin ücreti ise 243€ yerine 3770€ olacak.

Başbakan Edouard Philippe “Bienvenue en France” (Fransa’ya Hoşgeldiniz) isimli stratejisini tanıtırken, bu artışın sebebini öğrencilere verilecek bursların finansmanını sağlamak ve yabancı öğrencileri karşılama koşullarını iyileştirmek olarak açıkladı. Buna ek olarak bu sayede hedeflerinin 2027 yılında 500.000 öğrenci ağırlamak olduğunu söyledi.

İngilizce konuşulmayan ülkeler arasında en çok yabancı öğrenci kabul eden ilk ülke olan Fransa, uluslararası öğrencilerin en çok tercih ettiği dördüncü ülke konumunda bulunmaktadır. Geçmiş senelerde bu alanda üçüncü olan Fransa, yerini yüksek eğitim ücretlerine rağmen Avustralya’ya kaptırmıştır. Başbakan bu düşüşü engellemek ve koşulları iyileştirmek adına böyle bir karar aldıklarını duyurdu. Fransa’nın güçlü sendikalarından Fage ve Unef bu kararı sosyal adaletsizlik yaratacağı gerekçesiyle protesto etmektedirler.

 

 

Tasarının onaylanıp onaylanmayacağı henüz belli değil, ancak öğrenciler şimdiden buna göre tercihlerini yeniden değerlendirmeye başladılar bile.

Erken yaşta Fransızca öğrenmek

Neden çocuklarımızı Fransızca öğrenmeleri için cesaretlendirmeliyiz? Café de Flore’da mükemmel bir aksanla croissant  ve café au lait sipariş edebilmeleri için mi? Aslında, evet! Ama tabii ki sadece bu sebeple değil. Fransızca öğrenmenin, havalı bir Fransız restoranında dil becerilerinizi sergilemekten çok daha fazla yararı vardır. Fransızca, geniş faydaları olan çok yönlü bir dildir.

Günümüz dünyasında tek bir dil biliyor olmak asla yeterli değil malesef. Birden fazla dil konuşan gençler iş hayatına atıldıklarında hem kendi ülkelerinde hem de başka ülkelerde başarılı olma şanslarını katlıyorlar!

İngilizce öğrenmenin zorunluluk olduğu bu günlerde, Fransızca İngilizce’den sonra en çok öğrenilen dil ve İngilizce ile beraber beş kıtada da konuşulan tek dil. Bu sayede çocuklarınız sadece Fransa’da değil; Kanada’da, Tunus’ta ve hatta Madagaskar’da bile mükemmel bir aksanla sipariş verebilecek.

Fransızca çocuklarınız için sadece bir ikinci yabancı dil değil, aynı zamanda bir eğitim dili de olabilir. Bu sayede Sorbonne, Dauphine gibi üniversitelerde sadece harç ücreti ödeyerek eğitim alma imkanı bulabilirler.

İşte çocuklarınızın Fransızca öğrenmesi için veya var olan Fransızcalarını geliştirmeleri için tercih edebileceğiniz birkaç yaz okulu önerisi:

Cavilam

Fransa’nın ismini yakından bildiğimiz Vichy şehrinde yer alan bu okul, öğrencilerin Fransız dili ve kültürüyle tanışmaları için mükemmel bir destinasyondur. Öğrenciler ister yurtta isterlerse de Fransız bir ailenin yanında kalabilirler. Haftada 15 saat Fransızca eğitimi alırlar ve derslerin olmadığı zamanlarda gözetmenler eşliğinde çeşitli sportif aktivitelere katılırlar.

Ecole des Roches

Paris’e 1 saat uzaklıkta bulunan bu okul, senenin geri kalanında Fransa’nın en prestijli özel okullarından biri olarak eğitim vermektedir. Bundan dolayı çok başarılı bir kadroya sahip olan Ecole des Roches, akademik anlamda başarı isteyen çocuklar için çok uygun bir destinasyondur. Ayrıca Paris’e yakınlığı sayesinde öğrenciler, Paris’i ziyaret etme imkanı da bulurlar.

CMEF

Yaz tatilini, gerçek bir tatil gibi geçirmek isteyenler için ise Monaco’daki CMEF’i öneriyoruz. Çocuklarınız Fransızcasını geliştirirken bir yandan da Fransız rivierasının tadını çıkartacaklar. Dersler ve sonrasında yapılacak aktiviteler sayesinde hem yeni şeyler öğrenmiş hem de mükemmel bir tatil yapmış olacaklar. Ayrıca bu okulu tercih ederseniz, siz de çocuğunuzun yanında gidip onunla beraber vakit geçirebilirsiniz.

Akdeniz’de Sıcak Bir Kasaba: Antibes

Güney Fransa denildiğinde aklınıza hangi şehirler geliyor? Büyük ihtimalle Nice, Monaco, Cannes, Marseille gibi çok tanınan ve bilinen şehirler olmalı. Biz size, şimdiye dek pek (ya da hiç) duymadığınız fakat çocuğunuzun yazını mükemmelleştirecek, tam bir Akdeniz şehri olan Antibes’i ve Centre International d’Antibes dil okulunu sunuyoruz.

Nice ve Cannes şehirlerinin arasında, her ikisine de yaklaşık yarım saat uzaklıkta, sıcacık bir Fransız şehri olan Antibes; daha ilk çağlarda yerleşim yeri olarak kullanılıp kent haline getirilmiş olması sayesinde oldukça köklü bir tarihe sahiptir. Kent 12.yy’da ünlü bir Fransız ailesi olan Grimaldi’nin mülkü oldu. Günümüzdeyse ailenin şatosu, zamanında orada çalışmış olan Pablo Picasso’nun eserlerinin sergilendiği bir müze haline getirildi.

Horticol Kampüsü

Centre International d’Antibes, her yaz 13-17 yaş arasındaki çocuklara bu tarihi ve sıcak kıyı şehri olan Antibes’te Fransızca yaz kampı fırsatı sunar.  Okul 3 farklı kampüste eğitim verir, bu sayede öğrencilerin 15’er kişilik sınıflarda daha rahat ve daha kaliteli bir dil eğitimi almasını sağlar. Okulun sunduğu paket programının içerisine kurs, konaklama, aktivite, gezi, havaalanı ya da tren garından gidiş-dönüş transferleri ve ilave olarak kurs materyalleri, sınavlar, sertifika ve 24 saat güvenliğin hepsi dahildir.

Horticol Kampüsü

Horticol Kampüsü

Antibes şehrinin kıyıya, Nice’e ve Monaco’ya oldukça yakın olması sayesinde elimize birçok aktivite ve gezi yapma fırsatı geçiyor. Yurt dışında yaz okulu bizlere yüzme, voleybol, basketbol, futbol, masa tenisi gibi spor aktivitelerinin yanında aynı zamanda film ve dans geceleri, kabareler ve barbekü gibi rahatlatıcı olduğu kadar eğlendirici olan aktiviteleri de sağlıyor fakat hepsi bunlarla da sınırlı değil. Haftada bir tam gün ve bir de yarım gün olmak üzere deneyimli rehberler eşliğinde okul tarafından geziler düzenleniyor. Çocuğunuz bir başka Akdeniz şehri olan Nice’i, Monaco’yu; 410 yıllarında keşfedilmiş, Romalılar zamanından kalma Lerins Adaları’nı; Aquapark’ı ve yunusların, fok balıklarının, penguenlerin gösterilerini izleyebileceğiniz Marineland’ı keşfetme şansına sahip.

Kursların saatleri sizlerin seçtiği yoğunluğa göre değişiyor. Her biri 45’er dakikalık kurlardan oluşan genel Fransızca kursu haftada 20 ders, sabah saat 09.00’dan 12.20’ye kadar;  yoğun Fransızca kursu ise haftalık 26 ders olup, genel kurs saatlerine ek olarak haftada iki gün 13.45-16.00 arası sürüyor. Genç öğrenciler pazartesi sabahı girdiği seviye belirleme sınavının sonucuna göre bir sınıfa yerleştirilip eğitim görmeye başlıyor.

Centre International d'Antibes, kampüsteki yurt odası

Kampüsteki yurt odası

Kampüsteki yurt odası

Konaklama açısından 2 farklı seçeneğiniz var. Çocuğunuzu 3 kampüste de bulunan tam pansiyon yurtlarda ya da aile yanında konaklatmanız mümkün. Eğer seçiminizi yurttan yana yaparsanız, öğrenci 2-4 kişilik odalarda, farklı bir ülke ve kültürden genç öğrencilerle kalarak hem kursta öğrendiklerini pratiğe dönüştürebilir hem de okula daha kolay alışıp daha kolay arkadaş edinebilir. Yemekler günde 3 öğün açık büfe olarak kampüs kafeteryasında verilir. Aile yanında konaklamada ise öğrenci kampüse ulaşımın oldukça kolay ve kısa olduğu ailelerden birinin evinde kalır. Bunun avantajı, Fransız bir ailenin yanında kalarak dilinin gelişimine katkıda bulunmak ve Fransızların kültürünün içinde bizzat yaşayarak daha iyi adapte olabilmek.

Eğer siz de çocuğunuza böylesine güzel, yepyeni bir dil, yepyeni bir kültür ve yepyeni bilgilerle dolu; öğretici olduğu kadar eğlenceli de olan bir yaz yaşatmak istiyorsanız, Antibes’i seçeneklerinizin arasında bulundurun deriz.

Fransa’da Fashion Design & Business yüksek lisansı

Fransa’da pek çok farklı sektörde yüksek lisans yapmak mümkün. Devlet üniversitelerinden ziyade “business school”ların pek çok sektörde eğitim veren şubelerini bulmak mümkün. Lyon Supdemod Fashion Design & Business School’da moda üzerine pazarlama okuyan Alara Yavuz’la okula nasıl başvuru yaptığını, nasıl staj bulduğunu konuştuk….

Alara, lisans eğitimini Lyon’da aldın. Okulun biter bitmez de master programına başladın. Biraz kendinden de bahsederek neden moda ve pazarlamaya yöneldin anlatır mısın?

Galatasaray Lisesi’nde okurken son sınıfta Lyon’da okumak için başvuru yapmıştım. Mezun olduktan sonra buraya gelerek Université Lumière Lyon 2’de İşletme ve Ekonomi okudum. Okurken de aklımda moda sektörü vardı, oraya yönelmek istiyordum ama tam olarak neler yapabileceğimi bilmiyordum. Üniversitenin son yılında bir bitirme projesi yaptık. Bir şirket kuruyor onun üzerinden simülasyonlar yapıyorduk. Ben de pazarlamayı seçtim, çünkü aklımda pazarlama vardı daha çok. O projeden çok büyük keyif aldım ve pazarlama yapmak istediğime karar verdim.

Neden Supdemod’a başvurdun?

Zaten her zaman moda sektörüyle ilgili bir şeyler yapmak istiyordum, okulları araştırmaya başladım. Tabi bir sürü okul var ama onlar pazarlama olmasına rağmen portfolyo istiyordu. Yani daha bu konuya adanmış bir hayat bekliyorlardı. Daha önce bu konuda çalışmamıştım ben, o yüzden aslında sadece öğrenmek istiyordum. Bir sürü okul buldum ama bilgi almak için Supdemod Fashion Design & Business School’a direkt görüşmeye gidip nasıl bir okul olduğunu görmek istedim. Bu okulun pek çok farklı sektöre yönelik bölümleri başka şubelerde var ama moda üzerine başka şubesi yok. Normalde internet sitelerinde bulunan bir dosyayı indirip doldurmak ve onunla gitmek gerekiyordu. Ben sadece görüşüp fikir almak istemiştim. Konuştuğum insanlar eğitimin iyi olduğu konusunda beni ikna etti açıkçası. Zaten bu okul Christian Dior’un teşvikiyle kurulmuş bir okul. Pek çok partneri var. Staj bulma konusunda da oldukça başarılı burada okuyan öğrenciler. IDRAC Business School’la da anlaşması var, mezun olunca onun da diplomasını alıyorsun.

Okulu beğendin, başvuru ve kabul süreci nasıl oldu?

Bana birkaç dosya verdiler doldurmam için. Biraz motivasyon mektubu yazmak gibiydi o dosyaları doldurmak. Neler yaptın daha önce, neler öğrenmek istiyorsun, ileride ne üzerine çalışmak istiyorsun gibi sorular vardı. Onları yanıtladım, ailemle görüştüm durumu. Başvurumu yaptım. Görüşmeye çağırdılar ve hemen görüşme sonrası kabulüm geldi.

Şu an staj yapıyorsun. Okuldan, derslerden memnun kaldın mı?

Okuldan memnunum. Güzel, eğitici dersler aldım. Yoğun bir programı var ama gerçekten çok şey öğrendim. Pazarlama, tasarım, satın alma, yaratıcılık gibi derslerimiz vardı.

Program ne kadar sürüyor, staj yapmak zorunda mısın?

Okul bir yıl sürüyor, ilk dönem dersler ve ikinci dönem staj şeklinde. Okuldan mezun olmak için minimum 3 ay, maximum 6 aylık staj yapmak zorundasın. Ben kendim bir staj bulmuştum Mango’da. Ama o çok istediğim bir staj değildi. Onlar kabul etmişti ama ben henüz onaylamamıştım. O dönemde okulda benden sorumlu olan danışmanprofesörün Pimkie’de müdür olan bir arkadaşı vardı. Bizim okula sunuma geldi. Profesör de onunla tanıştırdı beni ve bir görüşme ayarladı. Tamamen hazırlıksızdım ama görüşmeye gittim. Kabul ettiler. 6 aylık bir süre için anlaştık. Aylık 500 Euro veriyorlar. Fransa’da genellikle staj için bu kadar para ayrılıyor en az.

Stajdan sonra mezun olmak için bir bitirme projesi yazacak mısın?

Bizde tez yok “recherche” olmadığı için. Staj raporu var ve sunum yapıyorsun.

Bundan sonra neler planlıyorsun?

Bundan sonrası için emin değilim. Sanırım bu stajın sonunda bir işe alım gerçekleşecek. Onun şartlarına bir bakacağım. Ona bakarak birkaç yıl burada çalışmak istiyorum. Belki İsviçre’de Cenevre ya da Lozan’ı da deneyeceğim. Sonunda kalıp yapmak istediği sektör bu ama.

Staj bulacaksınız, ümidi kesmeyin!

Fransa’da Master programları genel olarak ikiye ayrılıyor; tezli yüksek lisans yani master recherche ve stajlı yüksek lisans yani master professionnel. İlki akademik kariyer hedefleyen öğrencilere yönelikken ikincisi, master professionnel, iş hayatına yönelik.

Türkiye’de lisans eğitimi 4 yıl sürerken Fransa’da 3 yıl sürüyor. Yüksek lisans yapacak öğrenciler iki sene daha okuyor. İlk yılı Master 1 (M1), ikinci yılı Master 2 (M2) olarak geçiyor.

Türkiye’den Fransa’ya master yapmaya giden öğrenciler eğer okudukları fakülteyle aynı alanda bir master programına yazıldılarsa yalnızca M 2 okumaları yeterli.

Master professionnel yapan öğrencilerin akademik tez yazmalarına gerek yok ancak okulu bitirmek için staj yapmaları gerekiyor. Çoğu okulda ilk dönem derslere devam eden öğrenciler ikinci dönem staj yapıyor. Bu durum M1 için de M 2 için de geçerli.

Öğrenciler ancak stajları bittikten, yaptıkları staja dair bir bitirme ödevi hazırladıktan sonra master mezunu olabiliyor. Yani derslerin tamamını vermiş olsanız da bir sonraki eğitim-öğretim yılı başlayana, staj jüri tarihlerinin (genellikle eylülde) sonuna gelene kadar staj yapmayan öğrenciler okulunu bir yıl uzatıyor.

Ne duruyorsun, staj yapsana

Gel gelelim Fransa’da staj bulmak öyle kolay bir iş değil. Bu uğurda ne parlak öğrenciler iş hayatına küstü. Bu arada staj bulmak yalnızca yabancı öğrenciler ya da Türkiye’den gelen öğrenciler için zor değil. Şubat ayında staj aramaya başlayan pek çok Fransız da aylarca staj bulamayarak nisan ayında depresyona girebiliyor.

Depresyona girmemek için “nasılsa gelecek seneye kadar staj bulurum” diyerek okulunuzu bir sene uzatabilirsiniz tabi ama o kadar beklemeye gerek yok.

O staj bulunacak!

Öncelikle özel ve devlet okullarının hepsinde öğrencilerin staj bulması için danışmanlar bulunuyor. Kimi zaman bu kişiler okulda özel bir birimde yer alırken kimi zaman bölüm profesörlerinden biri bu konuyla ilgileniyor.

İlk dönem sonuna doğru staj başvurusunda gerekli olan belgelerin hazırlanmasıyla ilgili toplantılar, konferanslar düzenleniyor. Öğrencilerin CV, motivasyon mektubu, referans mektubu, portfolyo, niyet mektubu gibi belgeleri okunup düzeltiliyor, metodolojik olarak gözden geçiriliyor. Belgelerdeki bilgilere eklenmesi ya da çıkarılması gerekenler hakkında bilgi veriliyor. Yani belgeler hazır, artık staj başvurusu yapmaya hazırsınız.

Nasıl ve nereye başvuracağım diyorsunuz tabi. Bu konuda yine okul size yardımcı olacak. Bazı profesörler kendi bağlantılarını kullanarak da öğrencilerine staj bulmak için uğraşıyor. Ancak böyle bir hocanız yoksa da merak etmeyin bir sürü staj ilanı yayımlanan internet sitesi var. Çoğu okulun kendi internet sitesi de ya bu sitelerin linklerini verir ya da kendi staj ilan sayfalarını hazırlar.

Siz her halükarda şu sitelere bir göz atın: https://www.monster.fr/ –  https://www.indeed.fr/http://www.vitijob.com/https://www.jobijoba.com/fr/http://www.profilculture.com/

Onlarca, yüzlerce, binlerce başvuru yapacaksınız. Hiç kendinizi üzmeyin. Nice Sorbonne mezunları not ortalamaları 20 üzerinden 19’ken hiçbir başvurusuna dönülmediği için hayata küsmüştü. Hepsi staj bulup mezun oldular şimdi. Ümidinizi ve özgüveninizi kaybetmeyin, buyurun 100. başvurunuzu da yapın.

Evet sonunda görüşmelere çağrılmaya başlayacaksınız. Bu noktada görüşmelere hazırlanmak için de okullarda çeşitli simülasyonlar yapılıyor. İş görüşmesi hakkında tavsiyelerinizi aldıktan sonra artık korkmadan görüşmeye gidin. Görüşmeler başladıktan kısa süre sonra rahatlıkla staj bulacaksınız. Benim başvurduğu 5 yerden çağrılmayınca tam bir sene piyasaya küsüp tekrar başvuru yapmaya başladığı hafta staja başlayan arkadaşlarım oldu.

Siz bilginize, kendinize, ekip çalışmalarına uygun olduğunuza, en kötü özelliğinizin çok çalışmak olduğuna güvenin, gidin ve o stajı bulun!

Toulouse’da ne yapılır, nereye gidilir?

Garonne Nehri’nin çevresinde kurulan Toulouse, köprüleri, tuğlalı evleri, tarihi binaları, tatlı sokakları ve sevimli kafeleriyle bezeli güzel bir Fransa şehri. Eğitimde gelişmiş olmasıyla oldukça yüksek bir öğrenci nüfusuna sahip. Lisans, master, doktora; ya da yalnızca dil eğitimi… Toulouse’a gittiğinizde sizi neler bekliyor bilmek isterdiniz elbette. Bakalım neler!

Pass Tourisme

Öncelikle bu kartı tanıtmak istedik. Bu kart, 1, 2 ya da 3 gün geçerli olan, tüm ulaşım araçlarını kullanabilmenizi, pek çok müzeye ücretsiz girebilmenizi, mağazalarda, kafelerde indirimlerden yararlanabilmenizi sağlayan karttır. Bunu alıp gezdiğinizde daha karlı olacağınız bir gerçek. Fiyatlarıysa şu şekilde;

  • 24 saat: €18,00
  • 48 saat: €28,00
  • 72 saat: €35,00

Gezip – Görmek

Toulouse’un En’leri:

  • En popüler yer: Capitole
  • En canlı yer: Place St.Pierre
  • En ünlü kafe: Cafe des Artistes
  • En iyi dükkanlar: Marche Victor Hugo
  • En huzurlu yer: Place Wilson
  • En uygun fiyatlar: Place St.Sernin
Toulouse’daki Capitole meydanı her festivalde, her özel günde başka bir heyecena bürünüyor. (Görsel: ©Benh LIEU SONG)

Toulouse’daki Capitole meydanı her festivalde, her özel günde başka bir heyecena bürünüyor. (Görsel: ©Benh LIEU SONG)

Place Wilson (Görsel: ©Jules Sanchez)

Place Wilson (Görsel: ©Jules Sanchez)

 

*Katedral, bazilika, şapel… Toulouse’da yüzlerce yıllık binalardan o kadar çok var ki; ister tarih, ister mimari, Toulouse tam size göre. Hem de hepsi ücretsiz!

  • Saint Sernin Bazilikası
  • Saint-Etienne Katedrali
  • Notre-Dame de la Daurade Bazilikası
  • Notre-Dame de la Dalbade Kilisesi
  • Carmétiles Şapeli
  • Saint-Pierre des Chartreux Kilisesi
  • Notre-Dame du Taur Kilisesi

 

*Tarihi binalardan sonra sırada Toulouse’un adını duyurduğu alan havacılık var. Uçaklarla, mekanikle ve makinalarla ilgileniyorsanız buyrun gezmeye.

  • La Cité de l’Espace: 2500 m²’lik alana kurulmuş, kocaman üç boyutlu ekranlarla donatılmış odalarda uzaya yolculuğa çıkmaya hazır olun. Giriş ücreti €21, pass tourisme’iniz varsa %15 indirimli.
  • Havacılık Müzesi: Uçaklar, maketler… Giriş 12,50€, pass tourisme’le 2€ indirimli!
  • Airbus Gezisi: Airbus A380’i her yönüyle tanıma şansına sahipsiniz. Giriş 24€, pass tourisme’le 1,50€ indirimli.
  • Ailes Anciennes Toulouse: Bir şirket uğraşmış, uçakları, helikopterleri, planörleri bir araya getirip açık hava müzesi yapmış. Bizde de gidip görmek kalmış. Giriş ücreti 6€.

 

*Gelelim müzelere… Toulouse’da pek çok güzel sanat müzesi var. Müze gezmeyi sevenler, sanat çalışmalarını merak edenlerdenseniz en doğru yerdesiniz. Aşağıda bir kaç örneği görebilirsiniz. Ayrıca pass toursime sahibiyseniz, tüm müzeler size ücretsiz!

  • Augustin Müzesi: 1793’te gotik tarzla inşa edilmiş müze, Avrupa’nın eşsiz koleksiyonlarını sergilemekte. Giriş ücreti 6€.
  • Bemberg Müzesi: Rönesanstan günümüze pek çok sanat eserini ve ünlü ressamların tablolarını farklı döşenmiş ve hazırlanmış salonlarda görebilirsiniz. Giriş ücreti 10€.
  • Chateau d’Eau Galerisi: Fotoğraf  müzesi, giriş 4,00€.

 

*Tabi güzel bir havada rahatça gezip yayılabileceğiniz, mis kokulu parklar, bahçeler olmadan olmaz. Hem de hepsi ücretsiz!

  • Jardin des Plantes
  • Jardin Japonais
  • Prairie des Filtres
  • Jardin Raymond VI
  • Jardin du Grand Ronde
  • Jardin Royal

 

Festivaller

Öğrenci şehri oluşu sayesinde her ay düzenlenen festivalleri, Toulouse’u bir eğlence şehrine çeviriyor. Ben okmaya gitsem ne yapabilirim ki orada diyenlerin görmesi gereken bu festivallerde neler yok ki!

Şubat / Menekşe Festivali

Toulouse’un simgesel çiçeği menekşe, şubat ayındaki festivalle tüm şehri mora bürüyor. Her tarafta mis kokulu menekşeler görebileceğiniz bu festivalde kurulan standlarda her şeyin morunu bulabiliyor, açık havanın ve güzel kokuların tadını çıkarıyorsunuz.

Mart / Flamenko Festivali

Dünyaca ünlü flamenko dansçılarının şovları, flamenko yapabileceğiniz atölyeler, film gösterimleri… Hem güzel şovların ve müziklerin tadını çıkarabilir, hem de bu güzel dansı deneyebilirsiniz.

Mayıs-Haziran / Uluslararası Sanat Festivali

 Şehrin en ünlü mekanlarında düzenlenen sergilerden sanatın her dalından gösteriler bulabileceğiniz davetlere kadar kendinizi sanatın içinde bulacaksınız.

Haziran / Rio Loco

Müzik, sinema, görsel sanatlar, sergiler, tadımlar… Bu festivalle hem açık havanın hem de Toulouse’un tadını çıkarabilirsiniz.

Haziran-Temmuz / Les Siestes Electronique

Şehrin merkezinde parkta bir yandan dinlenirken bir yandan da dünyanın her bir yanından gelmiş grupların müziklerini dinleyebileceğiniz festival.

Temmuz / Tangopostale

Arjantin kültürünü, müziğini, folklörünü yakından tanıyabileceğiniz, filmler, söyleşiler, atölyelerle kültür dolu ve bir yandan da muhteşem tangolar eşliğinde eğlenceli zamanlar yaşamalık festival.

Temmuz-Ağustos / Toulouse’da Yaz

 Klasik müzikten caza, her tarzda müziğin eşlik ettiği, şehrin en tipik mekanlarında konserlerle birlikte ve 50’den fazla özel etkinliğiyle yaza doyuran yaz festivali.

Eylül / Piano aux Jacobins

Jacobin Manastırı’nın muhteşem akustiği ve tarihi dokusuyla birleşen piyano resitallerine ev sahipliği yapan festivalle sonbaharı karşılayabilirsiniz.

Aralık / Yılbaşı

Place du Capitole’de düzenlenen festivalde açılan standlarda her çeşit yöresel hediyeler, yemekler, kıyafetler, takılar bulabilir; ışıklarla süslenmiş sokaklarda yılbaşının tadını çıkarabilirsiniz.

 

Yeme – İçme

 

Toulouse, Midi-Pyrénées olarak adlandırılan bölgenin bir şehri olarak 100’den fazla yöresel yemeğe sahip.

  • Et sevenlerdenseniz, Cassoulet (et ve fasulye yahnisi) ve Toulouse sosisi bunlarden en bilinenleri. Bunların yanında restoranlar pek çok ördek ve kaz etiyle yapılmış yiyeceklere sahip.
  • Peynirsiz yapamam diyorsanız, bu güzel Güney Batı şehrinin çeşitli mi çeşitli peynirlerinin tadını çıkarabilirsiniz: Koyun sütünden Roquefort, inek sütünden yapılmış Bleu des Causses, keçi sütünden yapılan Rocamadour…
  • Toulouse’un menekşe şehri olduğunu söylemiştik, hatta buna özel festivalleri de vardı. Yemek deyince yine karşımıza çıkan menekşe, Toulouse’luların vazgeçilmezi! Salatalarda ve çeşit çeşit tatlılarda menekşe dokunuşları görebilirsiniz.

DELF B1 Nedir? Nasıl Hazırlanılır?

Fransa Milli Eğitim Bakanlığı tarafından verilen Fransızca dil diploması DELF; lisans, master, doktora gibi eğitim başvurularınızda, mesleki başvurularınızda aranan Fransızca dil yeterliliğidir. A1’den C2’ye kadar farklı seviyelerde yapılan sınavlardan B1 ile ilgili kısa faydalı bilgiler aşağıda sizleri bekliyor.

B1, orta seviye sayılan ve sınavda dört farklı bölümden test edileceğiniz sınavdır: Yazma, okuma, dinleme ve konuşma.

  • Yazma (45 dakika- 25 puan)

Genel bir konnuyla ilgili bir mektup, makale, deneme şeklinde bir yazı yazmanız beklenmekte. Yazıya başlamadan evvel neyi nasıl yazacağınızla ilgili bir plan hazırlamanız, başlangıcı ve sonucu birbirine nasıl bağlayacağınıza önceden karar vermeniz hem daha iyi hem de daha bilinçli yazmanızı sağlar. Ayrıca size verilen konuyu iyice okuduğunuza, sizden isteneni açıkça anladığınıza emin olun ve yazınızı ona göre yazın. Yani iyi anlama, okuma ve plan yapma yazı sınavında en iyi dostlarınız! Sınava hazırlanırken mutlaka bol bol okumalar yapmalısınız. Okuduğunuz makalelerde, denemelerde geçen kalıplar size sınavda kesin puan getirecek yardımcılar olacak. Bu okumalar sayesinde hem kelime haznenizi geliştirecek hem de nasıl yazmanız gerektiğine dair ipuçları edineceksiniz. Kalıplar çok önemli, yazıya nasıl başlanır,  nasıl örnekler vermeli, nasıl bir dil kullanmalı, sonucu nasıl yazmalı…

  • Okuma (35 dakika- 25 puan)

Biri genel bir başlık altında, diğer özel bir konu hakkında 2 farklı okuma metni ve bu metinlerle ilgili sorular verilmekte. Önce metinleri dikkatlice okumalı, sonrasında sorulara geçilmeli. Soruları kesin olarak anladığınızdan emin olunca metni tekrar okuyun, bu kez sorularla bağlantı kurarak okuyun ve sorulardaki kelime oyunlarına, benzerliklere dikkat edin. Sorulara kısa ve öz yanıtlar vermekte fayda var, bir ya da iki, istenen cevabı içeren cümle yeterli olacaktır. Uzun uzun cevaplar yazıp olayı karıştırma ihtimalini düşünün, az yazıp eksik kalmasından da kaçının. Okuma sınavına hazırlanmanın en iyi yolunun ne olduğunu hepimiz tahmin edebiliriz. Evet, bolca okuyacağız, gazeteleri, dergileri karıştırıp günlük konular hakkında, belli olaylar hakkında bilgi edineceğiz; bir taraftan da kelime haznemizi genişletip kolay anlama yolunda ilerleyeceğiz. Çok okuma, iyi anlama!

DELF B1 diploması

DELF B1 diploması

  • Dinleme (25 dakika- 25 puan)

3 farklı kaydı, ikişer kez dinleyeceğiniz dinleme testinde hem çoktan seçmeli hem de açıklamalı sorularla karşılaşacaksınız. İlk dinlemenizde konuyla ilgili genel bilgileri anlamaya odaklanın. İkinci dinlemede de genel bahsedilenlerden çok vurgu yapılan, özellikle belirtilen önemli yerlere dikkat edin. Soruları iyice inceyip anladığınızdan emin olun ve dinlerken bu noktalara odaklanın, Fransızcanızın düzgünlüğüne dikkat etmekten, her söyleneni anlamaya çalışmaktan kaçının. Önemli olan sorularda sorulanları dinelemelerden çıkarabilmek. Bu anlama becerisini geliştirmek için de bolca Fransızca videolar, filmler izlemeli, radyolar, müzikler dinlemeli, bolca pratik yapmalı. Fransızca konuşulmasına, telaffuzuna, hızına alışkanlık edinmek en önemlisi! Sınavdan önce kendinizi bolca alıştırın.

  • Konuşma (25 dakika- 25 puan)

Direk soru-cevap, karşılıklı konuşma ve görüş belirtme olarak üçe ayrılan bu bölümde, öğrenci hem normal bir iletişim kurabildiğini hem de bir konu hakkında argüman gelişirip savunabileceğini göstermiş oluyor. İlk iki bölümde jürinin söylediklerine ve sorduğu sorulara dikkat etmeli, uygun cevaplar vermeye odaklanılmalı. Görüş belirtme kısımda size verilen bir metinle 10 dakika düşünme-plan yapma şansına sahipsiniz. Bir kenara sırayla neleri söyleyeceğinizi, metinden neleri alıntılayabileceğinizi kısa kelimelerle not alabilir, böylece sınav esnasında kafa karışıklığından kurtulabilirsiniz. Argümanlarınızı ve onları destekleyecek örneklerinizi seçin, jürinin karşısına geçin ve kendinizden emin bir şekilde, tane tane konuşun. Bu bölüme hazırlanmanın en etkili yolu, bolca konuşma pratiği yapmak, hem de farklı insanlarla. Böylece hem farklı konuşma tarzlarına alışkanlık kazanır, hem de dile daha çok uyum sağlar, daha rahat konuşursunuz. Çok konuşun, hep konuşun, sınavda kendinizden emin olun, konuşabildiğinizi gösterin, çekinmeyin!

DELF / DALF hakkında detaylı bilgi için: http://www.ciep.fr/en/delf-dalf