Toulouse’da ne yapılır, nereye gidilir?

Garonne Nehri’nin çevresinde kurulan Toulouse, köprüleri, tuğlalı evleri, tarihi binaları, tatlı sokakları ve sevimli kafeleriyle bezeli güzel bir Fransa şehri. Eğitimde gelişmiş olmasıyla oldukça yüksek bir öğrenci nüfusuna sahip. Lisans, master, doktora; ya da yalnızca dil eğitimi… Toulouse’a gittiğinizde sizi neler bekliyor bilmek isterdiniz elbette. Bakalım neler!

Pass Tourisme

Öncelikle bu kartı tanıtmak istedik. Bu kart, 1, 2 ya da 3 gün geçerli olan, tüm ulaşım araçlarını kullanabilmenizi, pek çok müzeye ücretsiz girebilmenizi, mağazalarda, kafelerde indirimlerden yararlanabilmenizi sağlayan karttır. Bunu alıp gezdiğinizde daha karlı olacağınız bir gerçek. Fiyatlarıysa şu şekilde;

  • 24 saat: €18,00
  • 48 saat: €28,00
  • 72 saat: €35,00

Gezip – Görmek

Toulouse’un En’leri:

  • En popüler yer: Capitole
  • En canlı yer: Place St.Pierre
  • En ünlü kafe: Cafe des Artistes
  • En iyi dükkanlar: Marche Victor Hugo
  • En huzurlu yer: Place Wilson
  • En uygun fiyatlar: Place St.Sernin
Toulouse’daki Capitole meydanı her festivalde, her özel günde başka bir heyecena bürünüyor. (Görsel: ©Benh LIEU SONG)

Toulouse’daki Capitole meydanı her festivalde, her özel günde başka bir heyecena bürünüyor. (Görsel: ©Benh LIEU SONG)

 

*Katedral, bazilika, şapel… Toulouse’da yüzlerce yıllık binalardan o kadar çok var ki; ister tarih, ister mimari, Toulouse tam size göre. Hem de hepsi ücretsiz!

  • Saint Sernin Bazilikası
  • Saint-Etienne Katedrali
  • Notre-Dame de la Daurade Bazilikası
  • Notre-Dame de la Dalbade Kilisesi
  • Carmétiles Şapeli
  • Saint-Pierre des Chartreux Kilisesi
  • Notre-Dame du Taur Kilisesi

 

*Tarihi binalardan sonra sırada Toulouse’un adını duyurduğu alan havacılık var. Uçaklarla, mekanikle ve makinalarla ilgileniyorsanız buyrun gezmeye.

  • La Cité de l’Espace: 2500 m²’lik alana kurulmuş, kocaman üç boyutlu ekranlarla donatılmış odalarda uzaya yolculuğa çıkmaya hazır olun. Giriş ücreti €21, pass tourisme’iniz varsa %15 indirimli.
  • Havacılık Müzesi: Uçaklar, maketler… Giriş 12,50€, pass tourisme’le 2€ indirimli!
  • Airbus Gezisi: Airbus A380’i her yönüyle tanıma şansına sahipsiniz. Giriş 24€, pass tourisme’le 1,50€ indirimli.
  • Ailes Anciennes Toulouse: Bir şirket uğraşmış, uçakları, helikopterleri, planörleri bir araya getirip açık hava müzesi yapmış. Bizde de gidip görmek kalmış. Giriş ücreti 6€.

 

*Gelelim müzelere… Toulouse’da pek çok güzel sanat müzesi var. Müze gezmeyi sevenler, sanat çalışmalarını merak edenlerdenseniz en doğru yerdesiniz. Aşağıda bir kaç örneği görebilirsiniz. Ayrıca pass toursime sahibiyseniz, tüm müzeler size ücretsiz!

  • Augustin Müzesi: 1793’te gotik tarzla inşa edilmiş müze, Avrupa’nın eşsiz koleksiyonlarını sergilemekte. Giriş ücreti 6€.
  • Bemberg Müzesi: Rönesanstan günümüze pek çok sanat eserini ve ünlü ressamların tablolarını farklı döşenmiş ve hazırlanmış salonlarda görebilirsiniz. Giriş ücreti 10€.
  • Chateau d’Eau Galerisi: Fotoğraf  müzesi, giriş 4,00€.

 

*Tabi güzel bir havada rahatça gezip yayılabileceğiniz, mis kokulu parklar, bahçeler olmadan olmaz. Hem de hepsi ücretsiz!

  • Jardin des Plantes
  • Jardin Japonais
  • Prairie des Filtres
  • Jardin Raymond VI
  • Jardin du Grand Ronde
  • Jardin Royal

 

Festivaller

Öğrenci şehri oluşu sayesinde her ay düzenlenen festivalleri, Toulouse’u bir eğlence şehrine çeviriyor. Ben okmaya gitsem ne yapabilirim ki orada diyenlerin görmesi gereken bu festivallerde neler yok ki!

Şubat / Menekşe Festivali

Toulouse’un simgesel çiçeği menekşe, şubat ayındaki festivalle tüm şehri mora bürüyor. Her tarafta mis kokulu menekşeler görebileceğiniz bu festivalde kurulan standlarda her şeyin morunu bulabiliyor, açık havanın ve güzel kokuların tadını çıkarıyorsunuz.

Mart / Flamenko Festivali

Dünyaca ünlü flamenko dansçılarının şovları, flamenko yapabileceğiniz atölyeler, film gösterimleri… Hem güzel şovların ve müziklerin tadını çıkarabilir, hem de bu güzel dansı deneyebilirsiniz.

Mayıs-Haziran / Uluslararası Sanat Festivali

 Şehrin en ünlü mekanlarında düzenlenen sergilerden sanatın her dalından gösteriler bulabileceğiniz davetlere kadar kendinizi sanatın içinde bulacaksınız.

Haziran / Rio Loco

Müzik, sinema, görsel sanatlar, sergiler, tadımlar… Bu festivalle hem açık havanın hem de Toulouse’un tadını çıkarabilirsiniz.

Haziran-Temmuz / Les Siestes Electronique

Şehrin merkezinde parkta bir yandan dinlenirken bir yandan da dünyanın her bir yanından gelmiş grupların müziklerini dinleyebileceğiniz festival.

Temmuz / Tangopostale

Arjantin kültürünü, müziğini, folklörünü yakından tanıyabileceğiniz, filmler, söyleşiler, atölyelerle kültür dolu ve bir yandan da muhteşem tangolar eşliğinde eğlenceli zamanlar yaşamalık festival.

Temmuz-Ağustos / Toulouse’da Yaz

 Klasik müzikten caza, her tarzda müziğin eşlik ettiği, şehrin en tipik mekanlarında konserlerle birlikte ve 50’den fazla özel etkinliğiyle yaza doyuran yaz festivali.

Eylül / Piano aux Jacobins

Jacobin Manastırı’nın muhteşem akustiği ve tarihi dokusuyla birleşen piyano resitallerine ev sahipliği yapan festivalle sonbaharı karşılayabilirsiniz.

Aralık / Yılbaşı

Place du Capitole’de düzenlenen festivalde açılan standlarda her çeşit yöresel hediyeler, yemekler, kıyafetler, takılar bulabilir; ışıklarla süslenmiş sokaklarda yılbaşının tadını çıkarabilirsiniz.

 

Yeme – İçme

 

Toulouse, Midi-Pyrénées olarak adlandırılan bölgenin bir şehri olarak 100’den fazla yöresel yemeğe sahip.

  • Et sevenlerdenseniz, Cassoulet (et ve fasulye yahnisi) ve Toulouse sosisi bunlarden en bilinenleri. Bunların yanında restoranlar pek çok ördek ve kaz etiyle yapılmış yiyeceklere sahip.
  • Peynirsiz yapamam diyorsanız, bu güzel Güney Batı şehrinin çeşitli mi çeşitli peynirlerinin tadını çıkarabilirsiniz: Koyun sütünden Roquefort, inek sütünden yapılmış Bleu des Causses, keçi sütünden yapılan Rocamadour…
  • Toulouse’un menekşe şehri olduğunu söylemiştik, hatta buna özel festivalleri de vardı. Yemek deyince yine karşımıza çıkan menekşe, Toulouse’luların vazgeçilmezi! Salatalarda ve çeşit çeşit tatlılarda menekşe dokunuşları görebilirsiniz.

Toulouse hakkında daha fazla bilgi için ‘’Pembe Şehir Toulouse”  blog sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Staj bulacaksınız, ümidi kesmeyin!

Fransa’da Master programları genel olarak ikiye ayrılıyor; tezli yüksek lisans yani master recherche ve stajlı yüksek lisans yani master professionnel. İlki akademik kariyer hedefleyen öğrencilere yönelikken ikincisi, master professionnel, iş hayatına yönelik.

Türkiye’de lisans eğitimi 4 yıl sürerken Fransa’da 3 yıl sürüyor. Yüksek lisans yapacak öğrenciler iki sene daha okuyor. İlk yılı Master 1 (M1), ikinci yılı Master 2 (M2) olarak geçiyor.

Türkiye’den Fransa’ya master yapmaya giden öğrenciler eğer okudukları fakülteyle aynı alanda bir master programına yazıldılarsa yalnızca M 2 okumaları yeterli.

Master professionnel yapan öğrencilerin akademik tez yazmalarına gerek yok ancak okulu bitirmek için staj yapmaları gerekiyor. Çoğu okulda ilk dönem derslere devam eden öğrenciler ikinci dönem staj yapıyor. Bu durum M1 için de M 2 için de geçerli.

Öğrenciler ancak stajları bittikten, yaptıkları staja dair bir bitirme ödevi hazırladıktan sonra master mezunu olabiliyor. Yani derslerin tamamını vermiş olsanız da bir sonraki eğitim-öğretim yılı başlayana, staj jüri tarihlerinin (genellikle eylülde) sonuna gelene kadar staj yapmayan öğrenciler okulunu bir yıl uzatıyor.

Ne duruyorsun, staj yapsana

Gel gelelim Fransa’da staj bulmak öyle kolay bir iş değil. Bu uğurda ne parlak öğrenciler iş hayatına küstü. Bu arada staj bulmak yalnızca yabancı öğrenciler ya da Türkiye’den gelen öğrenciler için zor değil. Şubat ayında staj aramaya başlayan pek çok Fransız da aylarca staj bulamayarak nisan ayında depresyona girebiliyor.

Depresyona girmemek için “nasılsa gelecek seneye kadar staj bulurum” diyerek okulunuzu bir sene uzatabilirsiniz tabi ama o kadar beklemeye gerek yok.

O staj bulunacak!

Öncelikle özel ve devlet okullarının hepsinde öğrencilerin staj bulması için danışmanlar bulunuyor. Kimi zaman bu kişiler okulda özel bir birimde yer alırken kimi zaman bölüm profesörlerinden biri bu konuyla ilgileniyor.

İlk dönem sonuna doğru staj başvurusunda gerekli olan belgelerin hazırlanmasıyla ilgili toplantılar, konferanslar düzenleniyor. Öğrencilerin CV, motivasyon mektubu, referans mektubu, portfolyo, niyet mektubu gibi belgeleri okunup düzeltiliyor, metodolojik olarak gözden geçiriliyor. Belgelerdeki bilgilere eklenmesi ya da çıkarılması gerekenler hakkında bilgi veriliyor. Yani belgeler hazır, artık staj başvurusu yapmaya hazırsınız.

Nasıl ve nereye başvuracağım diyorsunuz tabi. Bu konuda yine okul size yardımcı olacak. Bazı profesörler kendi bağlantılarını kullanarak da öğrencilerine staj bulmak için uğraşıyor. Ancak böyle bir hocanız yoksa da merak etmeyin bir sürü staj ilanı yayımlanan internet sitesi var. Çoğu okulun kendi internet sitesi de ya bu sitelerin linklerini verir ya da kendi staj ilan sayfalarını hazırlar.

Siz her halükarda şu sitelere bir göz atın: https://www.monster.fr/ –  https://www.indeed.fr/http://www.vitijob.com/https://www.jobijoba.com/fr/http://www.profilculture.com/

Onlarca, yüzlerce, binlerce başvuru yapacaksınız. Hiç kendinizi üzmeyin. Nice Sorbonne mezunları not ortalamaları 20 üzerinden 19’ken hiçbir başvurusuna dönülmediği için hayata küsmüştü. Hepsi staj bulup mezun oldular şimdi. Ümidinizi ve özgüveninizi kaybetmeyin, buyurun 100. başvurunuzu da yapın.

Evet sonunda görüşmelere çağrılmaya başlayacaksınız. Bu noktada görüşmelere hazırlanmak için de okullarda çeşitli simülasyonlar yapılıyor. İş görüşmesi hakkında tavsiyelerinizi aldıktan sonra artık korkmadan görüşmeye gidin. Görüşmeler başladıktan kısa süre sonra rahatlıkla staj bulacaksınız. Benim başvurduğu 5 yerden çağrılmayınca tam bir sene piyasaya küsüp tekrar başvuru yapmaya başladığı hafta staja başlayan arkadaşlarım oldu.

Siz bilginize, kendinize, ekip çalışmalarına uygun olduğunuza, en kötü özelliğinizin çok çalışmak olduğuna güvenin, gidin ve o stajı bulun!

Fransa’da yaşam maliyetleri hakkında daha detaylı bilgi için blogumuzu ziyaret edebilirsiniz.

Fransa’da Grandes Ecoles

Türkçeye ancak “Büyük Ekol” ya da “Büyük Okul” olarak çevirebileceğimiz Grandes Ecoles‘ler için en yaygın tanım Fransa Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan “ Grandes Ecoles, öğrencilere rekabete dayalı bir sistemle üst düzeyde eğitim veren yüksek öğrenim kurumlarıdır.” Elit Okullar olarak da anılmaktadırlar.

Grande Ecole’ler Fransa’daki mevcut üniversite eğitimi çerçevesinin dışında eğitim veren kuruluşlardır. Kabul koşullarında da mutlak eşitlik temeline dayanacak şekilde adayların yetenekleri ve kapasiteleri değerlendirilmektedir.

Grande Ecole bir üniversite değildir ama büyük bir kısmı kendi alanında üniversitelerin bir çoğundan daha kaliteli bir eğitim sunar ve çok daha prestijli okullardır.

Özetle Fransa’da alanınıza göre en prestijli eğitimi alabileceğiniz ama aynı zamanda en zor kabul şartları olan okullar Grandes Ecoles‘lerdir. Fransa’daki bu okullarda öğrenciler master (yüksek lisans) derecesine kadar eğitim alabilmektedirler.

Fransa’da yaşam ve eğitim maliyetleri hakkında detaylı bilgi için blogumuzu ziyaret edebilirsiniz.

LES GRANDES ECOLES

Grandes Ecoles’lerin tarihi 18. yüzyıla kadar uzanmakta ve tabiki dönemin ana ihtiyaçları olan askeri, tarım, merkezi yönetim, veterinerlik, mimari gibi alanlarda nitelikli personel ihtiyaçlarını karşılamak gibi bir misyona sahipler. Bugün de yine çağın gereği olan bir çok konuda eğitim veren bu okullar Fransa Milli Eğitim Bakanlığı yerine genellikle eğitim verdikleri konu ile ilgili olan bakanlıklara bağlılar. 1973 yılında kurulan Conférence des grandes écoles (Büyük Okullar Konferansı) ile bir eğitim kurumunun Grande Ecole olarak tanınması bu konferansa üyelik şartına bağlanmıştır.

Grandes Ecoles sistemi Fransa ile Tunus ve Fas tarafından benimsenmiştir.

Grandes Ecole’leri sınıflandıracak olursak;

Grande Ecole Kategori Öğretim İçeriği
L’Ecole Nationale D’Administration (ENA) Kamu alanında yönetici yetiştirmek üzere kurulmuş okullardır.
Les Ecoles Normales Superieurs (ENS) Beşeri bilimler üzerine uzmanlaşan okullardır.
Ecole Polytechnique Mühendislik alanında eğitim verir
Ecole des Mines de Paris Ülkenin en önemli mühendislik okullarındandır.
École Nationale des Ponts et Chaussées (ENPC) Bir çok mühendislik alanında eğitim vermektedir.
Conservatoire National des Arts et Métiers Konservatuar
Ecole d’Arts et Métiers Sanat alanında faaliyet gösteren okullardır.
Écoles Supérieures de Commerce İşletme ve ticaret okullarıdır. Günümüzün en popüler Grande Ecole’leri bu kategori dahilindedir.

*Kimya’dan Telekominakosyon’a , gazetecilikten coğrafyaya daha bir çok alanda büyük okullar yer almaktadır.

FRANSA’DAKİ İŞLETME OKULLARI

  • Audencia Nantes
  • EDHEC Business School
  • EM Grenoble
  • EM Lyon Business School
  • EM Normandie
  • EM Strasbourg Business School
  • ESC Dijon Bourgogne
  • ESC La Rochelle
  • ESC Rennes School of Business
  • ESCP Europe
  • ESSEC
  • France Business School
  • Groupe ESC Pau
  • Groupe ESC Troyes
  • Groupe Sup de Co Montpellier Business School
  • HEC Paris
  • ICN Business School
  • INSEEC
  • ISC Paris
  • ISG Paris
  • Kedge Business School
  • NEOMA Business School
  • SKEMA Business School
  • Télécom École de Management
  • Toulouse Business School
  • L’Université Paris Dauphine

Bazı Grandes Ecoles’ler öğrencilere bakalorya sonrası sınavsız direkt geçiş imkanı sunarlar. Aşağıda bu okulları görebilirsiniz.

  • École des Dirigeants et Créateurs d’Entreprise
  • Université Paris-Dauphine (Avec au bac mention bien ou très bien, sinon il faut suivre un cursus en classe préparatoire ou en admission parallèle)
  • École Supérieure du Commerce Extérieur
  • École Supérieure Pour le Développement Economique et Social
  • ESG Management School
  • ESSCA School of Management
  • ESIEE Management
  • IÉSEG School of Management

Grandes Ecoles’lerin Fransız Eğitim Sistemine Etkileri

Büyük ekoller Fransız eğitim sistemi içerisindeki öğrencilerin ancak % 0,9 una hitap edebilmektedir. Hem bu sebeple hem de tarihi prestijinden ötürü “Elit Okullar” olarak anılmaktadırlar. Hatta zamanla başlangıcında eşitlik temeli üzerine kurulan Büyük Okullar son zamanlarda haksız bir rekabete sahne oldukları konusunda ciddi olarak eleştirilmektedirler. Bu noktada Valérie Albouy ve Thomas Wanecq’in çalışmaları olan “ Büyük Okullar’a girişte sosyal adaletsizlik” isimli çalışma konunun Fransız kamuoyundaki durumuna ışık tutmaktadır. [1]

Bazı Büyük Okullar alanlarında Avrupa’nın en iyi okulları olup Fransız Eğitim sistemini yüceltirken, bazı alanlarda ise Grande Ecoleler üniversitelerin önüne geçiyor ve bir eşitsizliğe neden oluyorlar.

Yinede Fransa’daki öğrenciler ve veliler olanakları doğrultusunda Grandes Ecolelerde eğitim alma gayretindeler.

Grandes Ecoles’lere Kabul Koşulları

Büyük Ekoller giriş koşulları bakımından Fransız Üniversitelerinden farklılaşır. Üniversiteye girişte aranan yegane şart bakalorya almış olmak iken Grande Ecolelerin bir çoğuna ancak belirli bir hazırlık eğitiminin ardından giriş yapılabilir.

CPGE (Class Preparatoire aux grandes ecoles) adı verilen 2 yıllık hazırlık aşamasında öğrenciler son derece zor sınavlardan geçerler. Yazılı sınavların yanı sıra sözlü mülakatlar ya da belirli bir sürede problem çözümleri beklenen seçici sınavlar da söz konusudur.

Öğrencilere 5 farklı hazırlık opsiyonu sunulur:

  • Bilim (Matematik, Fizik, Kimya, Teknoloji)
  • BCPST / Agro – Veto (biyoloji, kimya, fizik, jeoloji ve matematik)
  • Edebiyat
  • Ekonomi ve İşletme (Matematik ve Ekonomi)
  • Beşeri İlimler

Video: L’univers des grandes écoles

Kaynaklar:

[1] Albouy, Valérie, and Thomas Wanecq. “Les inégalités sociales d’accès aux grandes écoles suivi d’un commentaire de Louis-André Vallet.” Économie et statistique 361.1 (2003): 27-52.

Conférence des grandes écoles: http://www.cge.asso.fr/

Görsel © Frank M. Rafik

Video © Le Rire Jaune

Nice’te 6 Haftalık Fransızca’nın Maliyeti

Kendinize 6 haftalık zaman buldunuz ve yurt dışına gitmek istiyorsunuz. Bu süreçte gezip keşfetmek dışında ayrıca bir dil okuluna gidip dilinizi geliştirmek ve bir şeyler öğrenmek de istiyorsunuz. Bu düşüncelere sahipseniz yazımızda işinize çok yarayacak bilgiler bulabilirsiniz. Sizi Fransa’nın Akdeniz esintili, sımsıcak kıyı şehrine, Nice’e götürüyor ve 6 haftanızı 3910 Euro bütçeyle nasıl geçirebileceğinizi gösteriyoruz.

Kurs olarak Nice Azurlingua dil okulu’nu seçtik. 6 haftalık genel Fransızca kursu 1422 Euro, kayıt ücretiyle birlikte 1482 Euro ediyor. Konaklamayı aslında rezidansta düşünmüştük. Fakat rezidansta 6 haftalık konaklama 1560 Euro tutuyor ve bu fiyata yemek dahil değil. Nice Fransa’nın en pahalı şehirlerinden biri olması sebebiyle 6 haftalık yemek ihtiyacımızı dışarda karşılamak için çok para harcamamız gerekiyor ve bütçemizi bir hayli aşmak zorunda kalıyoruz. Bu nedenle aile yanında konaklamayı seçip yemek ihtiyacımızı da burada karşılamak daha ekonomik bir yol oldu. Aile yanında 6 haftalık konaklama 1530 Euro. Uçak biletimizi Türk Hava Yolları’ndan seçtik. Atatürk Hava Limanı’ndan Nice Cote d’Azur Havalimanı’na gidiş-dönüş uçak bileti 300 Euro tutuyor. Fakat uçak bileti fiyatları alınan tarihe göre veya çeşitli indirim ve kampanyalara göre değişim gösterebilir, bu nedenle bunlara dikkat etmekte fayda var.

Nice’te diğer şeyler gibi ulaşım da biraz pahalı. Haftalık tramvay ve otobüs kartı 15 Euro, yani 90 Euro’ya Nice’te her yere gidebiliriz. Daha önce söylediğimiz gibi, aile yanında konakladığımız için yemeği evde yiyebiliyoruz, fakat arada bir dışarda yemek, atıştırmalıklar, yöresel yemekler için 300 Euro yeterli. Yapacağımız alışverişler içinse 170 Euro bütçe ayırabiliriz ve hediyelikler, kıyafetler için yeterli olur.

Marc Chagall Ulusal Müzesi

Marc Chagall Ulusal Müzesi

Eğer Nice’te ne kadara nereleri gezeceğiz diyorsanız, seçeneklerinizin hayli fazla olduğunu aklınızda bulundurun. Ücretsiz birçok müze, bahçe, park mevcut ve ücretli yerler de çok pahalı değil. Örneğin Cote d’Azur Observatoire’da 6 Euro’ya hem gökyüzünü gözlemleyebilir hem de Nice’i tepeden izleyebilirsiniz. Marc Chagall Ulusal Müzesi’nde 9 Euro’ya Chagall’ın 17 tablosunu görme imkanını yakalayabilirsiniz. Phoenix Parc Floral de Nice’te kuğu gölünün, hayvanat ve botanik bahçesinin tadını çıkarmak sadece 3 Euro. Mükemmel bir Akdeniz kıyı şehri olan Nice’te bol bol plajlara gidip denize girebilir güneşin tadını çıkartabilirsiniz. 20 tane halk plajı, 15 tane özel plajı var Nice sahilinin. Özel plaja örnek vermek gerekirse, Castel Plage’a giriş 18 Euro. Fakat daha ucuz plajlar da bulunabilir.

Böylece hem Akdeniz rahatlığının, hem denizin, hem güneşin tadını çıkarmak hem de Fransızcamızı ileri seviyeye taşımak için Nice değerli ve bütçemize uygun bir fırsat.

Montpellier’de Dil Eğitimi

Aslında ‘eğitim’ çoğu zaman insanı sıkan, geren ve bıktıran bir söz. Çünkü eğitim denince aklımıza bunaltıcı sınıflar, bir tek yazarının anladığı karmaşık, konsantre bilgilerle dolu kitaplar gelir. Ya da eğitilmesi gereken birer aslanmışız gibi bir takım direktiflerle, (maalesef çoğu zaman işkenceye dönüşen) komutların günlerce tekrar edilmesiyle meydana gelen bir süreci getirir akla eğitim. Biz o yüzden buna daha merak uyandıran, ufuk açtıran, keşfe sürükleyen, motive edici bir söz, yani ‘öğrenim’ diyelim.

İşte Montpellier’de, kafamızdaki o sıkıcı eğitim tanımlarından kurtularak öğrenime adım atıyoruz. Neden mi?

YANİ DİL OKULU, GRAMER, 4 DUVAR…?

Diye burun kıvıranlar, çekinenler olabilir. Evet, maalesef ülkemizdeki dil okulları dershane misali, bir derslikte oturup onlara dil anlatan eğitimciyi dinleyen öğrencilere dil eğitimi vermekte. Fakat Montpellier’deki dil okulları bizlere bambaşka imkanlar sunar. Okullar içerisinde okuma atölyeleri, bilgisayar odaları, kütüphaneler(oturup film dahi izleyebileceğimiz) barındırır. Okullarda dil kursu dışında Fransız mutfağı, hukuk Fransızcası, tıp Fransızcası gibi farklı kurslar da bulunur. Bu sayede öğrenciler hem kendi zevklerine uygun programlara hem de yalnızca sınıfa girip çıkmak yerine kendi başlarına da kendilerini geliştirebilecekleri rahat ve donanımlı alanlara sahip olabilir.

TAMAM ÖNCE ÖĞRENİM TABİ DE, YA İNSANLAR…?

Şimdi durup Antalya’yı, İzmir’i, yani o Akdeniz kıyısını düşünün. O rahat, sıcak, sevimli, canlı, enerji dolu insanları. İşte Montpellier de aynı Akdeniz sıcaklığına ve insanlarına sahip, yani sokağa çıktığımızda, herhangi bir yabancılık çekmeden, kendimizi yazın güneye tatile gitmiş gibi hissedebilmemiz mümkün.

Opera Comédie

Opera Comédie

YA BEN NE YAPACAĞIM ORADA TÜM GÜN…?

900lü yıllarda doğmuş, tarihi boyunca birçok farklı yönetimi, savaşı, dini yaşamış, yani aslında tümüyle beni keşfet diye bağıran bu şehir adım başı rastlanabilecek tarihi yapıları, eserleri, heykelleri ile her an şaşkınlığa, hayrete ve hayranlığa sürükler insanı aynı zamanda. Kral 14.Louis’e adanmış, krallık havasını alabileceğimiz Peyrou’ya girebilmek için geçeceğimiz Arc de Triomphe… Ve daha niceleri. Tabi ki yalnızca tarih değil, Taksim’e benzeyen meydanı vardır Montpellier’in: La Place de Comedie. Şehrin merkezi kabul edilir, büyük organizasyonlar burada yapılır, günün her saati insanlar burada gezinir, eğlenir. Alışveriş burada yapılır ve ben opera isterim diyenler için birebirdir. Bakınız Opéra Comédie:

HAVA NASIL HAVA…?

Daha önce söylediğimiz gibi, Akdenize kıyısı olan bu şirin Akdeniz şehri yılın çoğu günü güneşli havasıyla bizlere hep bir yaz, bir tatil esintisi sunar. Kıyı yakınlığı sayesinde okuldan çıktığımız gibi gidip yüzebileceğimiz, güneşlenebileceğimiz plajlara sahip bu güzide mekan, her günümüzü huzurla, sakinlikle ve mutlulukla geçirmemizi sağlar.

Yani aslında Montpellier, ders dinlerken, ‘ah şimdi tatilde olmak vardı, gezmek vardı, eğlenmek vardı…’ diye aniden kafamıza üşüşen tüm o hayalleri gerçeğe dönüştürebileceğimiz, hem dibine kadar dil öğrenme imkanı sunan, hem de dibine kadar eğlendiren, mükemmel bir öğrenci şehri…

Montpellier Gezilecek Yerler

Bordeaux’da Dil Eğitimi

Editörün notu: Bu yazıyı Bordeaux hakkında bilgi edinmek isteyen veya Fransızca dil eğitimi almak için Bordeaux’yu tercihleri arasında bulunduran öğrencilere fikir vermesi açısından kaleme alan (bu yaz France Langue’ın dil okuluna gitmiş) Şeymanur Hanım’a teşekkürlerimizi sunuyoruz. (Yukarıdaki fotoğraf: Bordeaux ve Garonne Nehri)

Fransa’yı sadece “Paris” güzel kılmaz. Bu açıdan bakıldığında Fransa’nın tarihi liman (ve şarap!) şehri olan Bordeaux, ortasından geçen Garonne Nehri ve sahip olduğu diğer tüm güzellikler ile dil öğrenmek için seçebileceğiniz en güzel şehirlerden biri.

Yeterince küçük ama bir o kadar da dolu bir şehir olan Bordeaux’nun yerlilerinin en çok kullandıkları araç olan bisiklet, kullanışlılıkta şehrin neredeyse her ucuna ulaşan tramvay hatlarını bile geçiyor. Şehrin neredeyse her köşesi bisikletlilere göre ayarlanmış ve üstüne üstlük, siz de gidince bir tane kiralayabiliyorsunuz. Kursunuzdan çıktıktan sonra yakında bıraktığınız bisikletinizi alıp eski Bordeaux’nun güzel sokaklarını dolaşmaya en azından Bordeauxlular kadar çok seveceksiniz.

Bordeaux St Catherine Yolu

Bordeaux St Catherine Yolu

Yapabileceğiniz en güzel geziler, kendi istedikleriniz olacaktır. Bunun için şehre vardığınız ilk günlerde merkezde, olabildiğince basit bir yerde olan turizm ofisine giderek bir tanıtım rehberi alabilir ve onlarca seçenekten hangilerinin sizi en çok çekenler olduğuna karar verip kendinize küçük programlar hazırlayabilirsiniz. Eski Bordeaux’nun sokaklarında dolaşmak mı yoksa limanda bir yürüyüş mü? Kiliseler ve katedraller mi yoksa çeşitli müzelerinden biri mi?

Utopia Sineması

Utopia Sineması

Kısacası, eskiden kilise olan ve siyah beyaz filmlerden tutun yeni gösterime giren filmlere kadar her türlü filmi beş küçük salonunda 4€’dan başlayan fiyatlarla gösteren sevimli sineması Utopia’dan çocuk ve yaşlı herkesi yaz sıcağında rahatlamaya ve eğlenmeye çeken Mirroir d’Eau’suna, gözünüzü kamaştıracak kiliselerinden olan St Michel’den bir o kadar güzel olan Girdondins anıtlarına, Şarap ve Ticaret müzesinden taze meyve kokusuyla dolu olan Capucins pazarına ve her yaz Temmuz’dan Ağustos’a düzenlenen Dansons sur les Quais dans etkinliğinden uzun bir kurs gününden sonra sandviçiniz ve kitabınızla gidip dinlenebileceğiniz Grand Jardin’ına kadar Bordeaux gezileriniz ve alacağınız eğitimle, açıkçası Fransızca ile geçireceğiniz süre sonunda bir daha ziyaret etmek istediğinize emin olacağınız dopdolu, harika bir şehir.

Girondins Anıtları

Girondins Anıtları


Editörün notu: Bordeaux’da 3 haftalık dil eğitimin maliyetini senin için hesapladık, tıkla ve incelemeye başla!

Fransa’da Ulaşım ve Toplu Taşıma

Malumunuz; hepimiz her sene, yaz-kış farketmeden tatilde, 3-4 günlük boşluğumuzda, ya da daha kapsamlı olarak eğitime, yani kısacası şu veya bu şekilde yurt dışına, genelde yakınlığından ötürü Avrupa semalarına, ziyarette bulunuyoruz. Fransa bu noktada en çok tercih ettiğimiz ülke olarak başı çekiyor; gitmeden bakılacaklar-öğrenilecekler listenize bir katkıda bulunalım dedik, Fransa’da şehir şehir toplu taşımayı yazdık. Sizin şehriniz hangisi?

Paris'te Ulaşım ve Toplu Taşıma

Paris, © J. M. Molinelli

Paris’te Ulaşım ve Toplu Taşıma

Metro, tramvay ve otobüs olmak üzere 3 temel toplu taşıma şekline sahipler. Metro diyince öyle belli yerlere giden trencikleri düşünmeyin, büyük düşünün. Çünkü bu metrolar Paris’te aklınıza gelebilecek, gidip görmek isteyeceğiniz her yere ulaşacak şekilde dizayn edilmiş. Yani başlı başına ulaşımınız için yeterli olsa da, biraz dışarıyı göreyim diyorsanız tramvay ve otobüs de (metro kadar kapsamlı olmasa da) isteğinizi karşılar nitelikte.

Peki ne ile kullanacağız bu araçları derseniz; Ticket denilen, tanesi 1.90€‘ya denk gelen ve tüm ulaşım araçlarında geçerli olan biletlerden alabilirsiniz. Tabi ‘Carnet’ adı verilen, 10 Ticket’den oluşan paketleri de bulunuyor, bu ise 14.10€. Eğer daha uzun süre kalacaksanız, Navigo denilen, bizdeki pasolar gibi düşünebilirsiniz, kartları bulunuyor. Bu kartların ücreti 5€. Haftalık ve aylık olmak üzere farklı seçenekler var. Örneğin haftalık, Paris 1-2 zonlarında geçerli tarifenin ücreti 22.15€ (üstüne bir de kart ücretini eklemelisiniz). Aylıkta ise Paris 1-2 zonlarında geçerli tarifenin ücreti 73€ (yine kart ücretini ekleyin). (Bu paragrafta yazan ücretler 25 Ekim 2016 tarihinde güncellenmiştir.)

BONUS: Paris’te bir ulaşım seçeneği daha bulunuyor, ki bu seçenek(tabi bize göre) diğerlerini mükemmellikte sollar. Her istediğinizde kullanabileceğiniz, tüm kontrolü sizin elinizde olan, nereye isterseniz oraya giden, dursun istediğinizde duran ve en güzeli belli durumlar altında ücretsiz olabilen, ücretli olduğundaysa 2-3€ gibi cüzi ücrete tabi olan seçenek… Bisiklet. Eğer kullanabiliyorsanız ve seviyorsanız, Paris’te bu avantajı mutlaka kullanmalısınız. Bisikletler kredi kartıyla, 5er dakikalık aralıklarla konumlandırılmış bisiklet istasyonlarından kiralanıyor. Yarım saate kadar ücretsiz, sonrasında 2€ ve üzeri şeklinde saat başı artış gösteriyor. Tabi Paris’te her yolda bisiklet için ayrılmış bir yol bulunduğunu ve şoförlerin bisikletlilere karşı oldukça nazik olduğunu da belirtelim.

Nice'te Ulaşım ve Toplu Taşıma

Nice © Leandro Carvalho

Nice’te Ulaşım ve Toplu Taşıma

Toplu taşımada tramvay ve otobüsü kullanan Nice, ulaşım kalitesini göz ardı etmemiş ve tramvay hatlarını kuzeyden güneye, şehrin merkezinden geçecek şekilde düzenlemiş (bilenler-duyanlar için Avenue Jean-Médecin ve Place Masséna). Tramvay her sabah 04.25’te işlemeye başlıyor ve 4 dakikada bir geçiyor. Bir bilet 1.50€ ücrete sahip. Haftalık bilet de alınabilir (limitsiz), bu ise 15€’ya denk geliyor.

BONUS: Paris’te bisiklet olur da, Nice’te olmaz mı? Olur, çok da güzel olur. Velo Bleu dedikleri bu sistem aynı Paris’teki gibi, kredi kartınızla bisiklet kiralıyorsunuz, ilk yarım saat ücretsiz, bir saat 1€ . Her 300 metrede bir bisiklet istasyonu bulunduğundan, kolayca ulaşabilir, kullanabilir ve teslim edebilirsiniz.

Montpellier'de Ulaşım ve Toplu Taşıma

Montpellier © Jean-Louis Zimmermann

Montpellier’de Ulaşım ve Toplu Taşıma

36 otobüs, 4 tramvay hattı ile Montpellier toplu taşıması, şehrin büyük kesimine ulaşabilmenizi sağlıyor. Tramvaylar 04.30-01.30 arası çalışıyorlar. Her iki ulaşım şeklinde de geçerli olan biletin ücreti 1.60€. Daha uzun süreli bir şeyler yok mu derseniz, bir haftalık bilet 16.50€ karşılığında alınabilir. Eğer çok daha uzun süreli istiyorsanız aylık da var, 18-26 yaş aralığındakilere 1 aylık bilet 28€. (Bu paragrafta yazan ücretler 25 Ekim 2016 tarihinde güncellenmiştir.)

BONUS: Artık bonusları anlamışsınızdır, yine her anlamda en karlı ulaşım şekli bisiklet: Kredi kartınızla bisikleti kiralıyorsunuz, kiralama ücreti saatlik 0.50€, kiralama kodunuzla kiralayabileceğiniz bisiklet sayısı ise 4 (bir sınırlama olması ve ilk yarım saati ücretsiz yapmamaları biraz üzücü olsa da, yine de güzel bir seçenek şu bisiklet.).

Toulouse'da Ulaşım ve Toplu Taşıma

Toulouse, © Frédéric Roustit

Toulouse’da Ulaşım ve Toplu Taşıma

Toulouse ulaşımını metro, tramvay ve otobüsle sağlıyor. Metro sabah 05.15’te açılış yapıyor, haftaiçi 00.00’da, hatfa sonuysa 03.00’a kadar işlemeye devam ediyor. Birbirini çapraz kesen 2 ayrı metro hattı bulunuyor, böylece şehrin çoğunluğuna ulaşılmaya çalışılmış. Tabi bunlara bir de tramvay ve otobüs hatları da eklenince ulaşılmadık yer kalmıyor. Tramvay 05.45’te açılış yapıyor. Tüm bu ulaşım araçlarında geçerli olan biletin ücreti 1.60€. Bunun yanında bir gün boyunca geçerli olan, limitsiz kullanılabilen bilet ise 5.50€. Diyelim ki 1 haftanız var, o zaman tam size uygun haftalık bilet de var! Bunu alabilmek için Carte Pastel dedikleri(paso gibi) kartı 8€’ya temin etmeniz gerekiyor. Bunun üzerine haftalık tarifeden 14.20€ gibi bir ücretle yararlanabiliyorsunuz. Diyelim ki ziyaretiniz 1 aylık, o zaman bu kart sayesinde yine tarifeyi kullanabiliyor, 46.80€’ya bir aylık ulaşım hakkına sahip oluyorsunuz.

BONUS: Yine yeniden bonus… Ülkenin her yerinde bu muhteşem hizmeti sağlamış olmaları başlı başına bir olay, peki ya bu sistemi böylesine cüzi bir ücretlendirmeyle yürütebilmeleri? Toulouse’da da bisiklet kiraladığınızda ilk yarım saat ücretsiz sayılıyor, sonrasında 0.50€, 1€, 2€ diye saat başı artarak devam ediyor.

Vichy’de Ulaşım ve Toplu Taşıma

Vichy diğer şehirler kadar kapsamlı bir toplu taşıma ağına sahip olmasa da, 18 farklı otobüs hattı ve oldukça fazla sefere sahip. Genel olarak seferler sabah 06.30’da başlıyor. Bir biletin ücreti 1.15€, bir gün boyunca geçerli bilet ise 3.15€. Hani aylık derseniz o da var, eğer 18 yaşından küçükseniz 20.45€, değilseniz 29.10€ şeklinde ücretlendirilmiş.

BONUS: Bonusları seviyoruz. Vichy de bu karlı ve sağlıklı ulaşım şeklini vatandaşlarından esirgememiş. Fakat ücretsiz değil ve belli saatlerde kullanılabilmekte. Yine de otobüsün yanında iyi bir seçenek olduğunu inkar edemiyor ve aklınızın bir köşesinde bulunmasını diliyoruz.

Lyon’da Ulaşım ve Toplu Taşıma

Metro, tramvay, troleybus, füniküler, otobüs… Lyon oldukça geniş ve kolayca kullanılabilen bir ulaşım ağına sahip. Bu kadar çok toplu taşıma aracıyla şehrin her yerine ulaşabileceğiniz zaten açık. Peki nasıl kullanacağız bunları derseniz o da şöyle: Tek bir biletin ücreti 1.70€, günlük alırsanız bir gün boyunca sınırsız bir şekilde tüm araçlarda kullanabilirsiniz, ücretiyse 5€. Bir aylık tarifenin ücreti 53.70€

BONUS: Sorunuzu hemen cevaplayalım, ilk yarım saatlik kullanım ücretsiz, bir saati 0.75€.

Bordeaux’da Ulaşım ve Toplu Taşıma

Bordeaux; Garonne Nehri boyunca uzanan, şehrin kuzeyini güneyini kaplayan tramvay hatları ve 65 farklı otobüs hattına sahip. Zaten her yerde belirttikleri gibi amaç sizi gideceğiniz yere mümkün olan en yakın noktaya ulaştırabilmek, eh bunca farklı hatla da bunu sağlıyorlar. O nedenle biz biletlerden bahsedelim. Tek 1.50€, 5’li 6.70€, 10’lu ise 12.40€ olan bilet çeşitleri bulunuyor, bu biletleri tüm ulaşım araçlarında kullanabiliyorsunuz. Ama bunlardan çok daha karlı bir seçenek bulunuyor, o da günlük bilet, kendisi 4.60€ ve bir gün boyunca sınırsız kullanabilme hakkınız var; bunun bir de haftalığı var, o da sınırsız ve 12.40€. Uzun süreli isteyenlere ise, eğer 28 yaşın altındaysanız, 30.40€’ya aylık sınırsız bilet alabilirsiniz.

BONUS: Olmazsa olmazımız; Bordeaux’nun VCub adını verdiği bisiklet kiralama sistemi bulunmakta. Günün her saati, istediğiniz istasyondan alıp işiniz bittiğinde herhangi başka bir istasyona teslim edebileceğiniz bisikletlerle ulaşımınıza hız kazandırabilirsiniz. Bu sistemi kullanabilmek için önce abone olmanız ve bu ücreti ödemeniz gerekiyor(1 günlük abonelik 1.50€, 1 haftalık abonelik 7€); sonrasındaysa ilk yarım saatlik kullanımınızdan yine ücret alınmıyor.

CANNES

Cannes’da Ulaşım ve Toplu Taşıma

19,62 km2’lik yüzölçümüyle Cannes mini mini bir güney şehri; dolayısıyla pek fazla ulaşım aracına sahip değil, tek toplu taşıma aracı otobüs. Fakat bu onlara yetiyor da artıyor bile diyebiliriz; ulaşımın adı ‘Palm’ olarak geçiyor ve 30 normal, 6 isteğe bağlı, 4 adet de gece olmak üzere seferleri bulunuyor. Yani ulaşımı insanların yaşayışına uydurmuşlar diyebiliriz. Fiyatlara gelecek olursak; bir bilet 1.50€; 10’lu bilet ise 10€. Bunların yanında uzun süreli konaklamalar için de aylık kart bulunuyor, onun ücretiyse 36.20€.

BONUS: Üzülerek belirtiyoruz ki Cannes’da henüz bisiklet sistemi oluşturulmamış; bunu sahip olduğu küçük popülasyon ve yüzölçümüne vuruyoruz ve yine de gittiğiniz yerlerdeki bisikletçilerden bisiklet kiralama imkanınız olduğunu belirtiyoruz.

STRASBOURG

Strasbourg’da Ulaşım ve Toplu Taşıma

Fransa’nın Ren Nehri tarafına doğru gidersin, kafayı kaldırıp bakarsın Almanya da oradadır; işte öyle güzel bir konuma sahip bu güzel şehir Strasbourg; haliyle gideni görmek isteyeni çok. U sayede kapsamlı bir ulaşım ağı karşımıza çıkıyor; hem tramvay hem de otobüsü kullanan Strasbourg, Almanya’ya giden otobüs seferlerine bile sahip. Bilet fiyatlarına gelince, tekli bilet 1.70€, 10’lu bilet 14€, 30’lu biletse 40.50€. Günlük, sınırsız kullanıma sahip bilet 4.30€. Aylık kullanım için önce Badgeo denilen seyahat kartını almanız gerekiyor(4€); sonrasında yaşınıza göre farklılık gösteren ücretlerle(4-18: 24.20€, 19-25: 24.20€, 26-64: 48.40€) aylık tarifeyi yükleyebiliyorsunuz.

Biliyoruz, son paragrafa geçerken Strasbourg’un ‘Bonus’unu aradı gözleriniz. Bonus olmadığını yazmaya gönlümüz el vermedi, çaktırmadan geçiştirelim dedik. Ama çok isteyene yine bisikletçiler yok değil, onları da değerlendirebilirsiniz. Fransa’da genelinde ulaşım şekilleri-ücretleri hakkında biraz fikir vermeye çalıştık, güle güle kullanın!

Fransa’da Fashion Design & Business yüksek lisansı

Fransa’da pek çok farklı sektörde yüksek lisans yapmak mümkün. Devlet üniversitelerinden ziyade “business school”ların pek çok sektörde eğitim veren şubelerini bulmak mümkün. Lyon Supdemod Fashion Design & Business School’da moda üzerine pazarlama okuyan Alara Yavuz’la okula nasıl başvuru yaptığını, nasıl staj bulduğunu konuştuk….

Alara, lisans eğitimini Lyon’da aldın. Okulun biter bitmez de master programına başladın. Biraz kendinden de bahsederek neden moda ve pazarlamaya yöneldin anlatır mısın?

Galatasaray Lisesi’nde okurken son sınıfta Lyon’da okumak için başvuru yapmıştım. Mezun olduktan sonra buraya gelerek Université Lumière Lyon 2’de İşletme ve Ekonomi okudum. Okurken de aklımda moda sektörü vardı, oraya yönelmek istiyordum ama tam olarak neler yapabileceğimi bilmiyordum. Üniversitenin son yılında bir bitirme projesi yaptık. Bir şirket kuruyor onun üzerinden simülasyonlar yapıyorduk. Ben de pazarlamayı seçtim, çünkü aklımda pazarlama vardı daha çok. O projeden çok büyük keyif aldım ve pazarlama yapmak istediğime karar verdim.

Neden Supdemod’a başvurdun?

Zaten her zaman moda sektörüyle ilgili bir şeyler yapmak istiyordum, okulları araştırmaya başladım. Tabi bir sürü okul var ama onlar pazarlama olmasına rağmen portfolyo istiyordu. Yani daha bu konuya adanmış bir hayat bekliyorlardı. Daha önce bu konuda çalışmamıştım ben, o yüzden aslında sadece öğrenmek istiyordum. Bir sürü okul buldum ama bilgi almak için Supdemod Fashion Design & Business School’a direkt görüşmeye gidip nasıl bir okul olduğunu görmek istedim. Bu okulun pek çok farklı sektöre yönelik bölümleri başka şubelerde var ama moda üzerine başka şubesi yok. Normalde internet sitelerinde bulunan bir dosyayı indirip doldurmak ve onunla gitmek gerekiyordu. Ben sadece görüşüp fikir almak istemiştim. Konuştuğum insanlar eğitimin iyi olduğu konusunda beni ikna etti açıkçası. Zaten bu okul Christian Dior’un teşvikiyle kurulmuş bir okul. Pek çok partneri var. Staj bulma konusunda da oldukça başarılı burada okuyan öğrenciler. IDRAC Business School’la da anlaşması var, mezun olunca onun da diplomasını alıyorsun.

Okulu beğendin, başvuru ve kabul süreci nasıl oldu?

Bana birkaç dosya verdiler doldurmam için. Biraz motivasyon mektubu yazmak gibiydi o dosyaları doldurmak. Neler yaptın daha önce, neler öğrenmek istiyorsun, ileride ne üzerine çalışmak istiyorsun gibi sorular vardı. Onları yanıtladım, ailemle görüştüm durumu. Başvurumu yaptım. Görüşmeye çağırdılar ve hemen görüşme sonrası kabulüm geldi.

Şu an staj yapıyorsun. Okuldan, derslerden memnun kaldın mı?

Okuldan memnunum. Güzel, eğitici dersler aldım. Yoğun bir programı var ama gerçekten çok şey öğrendim. Pazarlama, tasarım, satın alma, yaratıcılık gibi derslerimiz vardı.

Program ne kadar sürüyor, staj yapmak zorunda mısın?

Okul bir yıl sürüyor, ilk dönem dersler ve ikinci dönem staj şeklinde. Okuldan mezun olmak için minimum 3 ay, maximum 6 aylık staj yapmak zorundasın. Ben kendim bir staj bulmuştum Mango’da. Ama o çok istediğim bir staj değildi. Onlar kabul etmişti ama ben henüz onaylamamıştım. O dönemde okulda benden sorumlu olan danışmanprofesörün Pimkie’de müdür olan bir arkadaşı vardı. Bizim okula sunuma geldi. Profesör de onunla tanıştırdı beni ve bir görüşme ayarladı. Tamamen hazırlıksızdım ama görüşmeye gittim. Kabul ettiler. 6 aylık bir süre için anlaştık. Aylık 500 Euro veriyorlar. Fransa’da genellikle staj için bu kadar para ayrılıyor en az.

Stajdan sonra mezun olmak için bir bitirme projesi yazacak mısın?

Bizde tez yok “recherche” olmadığı için. Staj raporu var ve sunum yapıyorsun.

Bundan sonra neler planlıyorsun?

Bundan sonrası için emin değilim. Sanırım bu stajın sonunda bir işe alım gerçekleşecek. Onun şartlarına bir bakacağım. Ona bakarak birkaç yıl burada çalışmak istiyorum. Belki İsviçre’de Cenevre ya da Lozan’ı da deneyeceğim. Sonunda kalıp yapmak istediği sektör bu ama.

Fransa’da eğitim ve yaşam hakkında daha detaylı bilgi almak için öğrencilerimizden Barış ile yaptığımız röportaja göz atabilirsiniz.

Tarih, Din ve Sanat Sentezi: Rouen

Zamanında hem İngilizler hem de Fransızlar tarafından yönetilen, kıta savaşlar ve din savaşlarına sahne olan, her sokağından tarih fışkıran muhteşem Fransız şehri: Rouen. Biz şimdi napalım bu şehri demeyin, gelin Fransızcanızı geliştirin, gezin, görün, eğlenin!

Rouen, hem sahile (yani plajlara, güneşe, denize) hem de Paris’e 1 saatlik mesafede olması sayesinde; kendi kültürünü yaşatmanın yanında farklı aktiviteleri gerçekleştirmenizi ve Fransa’ya gitmişken olmazsa olmazımız Paris’i deneyimlemenizi sağlıyor. Böylesi cazip bir imkan kaçırılmaz dedik ve size bu güzel şehirde dil öğrenimini tanıtmaya karar verdik.

Rue du Gros Horloge

Rue du Gros Horloge

French in Normandy, 23 yıllık deneyimi, uzman kadrosu, özel binası, donanımlı sınıfları ile son derece kaliteli ve Fransızca öğrenmekte istekli olanlar için kalıcı olabilecek bir eğitim sunar. Ayrıca binada öğrencilerin kullanımına bırakılmış ortak alan ve lobi sayesinde bambaşka kültürlerden gelmiş onlarca insanla kaynaşabilme, iletişim kurabilme ve aynı zamanda dilimizi geliştirebilme şansına sahibiz.

Fransa’da dil kursu almanın avantajları” adlı blog sayfamızı ziyaret ederek fransızca öğrenmenin faydalarını inceleyebilirsiniz.

Rouen’in din tarihi, bütün siluetine yansır, bunu barındırdığı onlarca kilise ve katedrallerden anlayabiliriz. Bunlardan en önemlisi, şehrin simgesi haline gelmiş, yüksek bir yerden bakıldığında çoğunlukla görülen simsiyah kulesiyle, gotik mimarinin eseri Notre Dame Katedrali’dir. Bunun dışında St.Joan of Arc Kilisesi, Church of St.Maclou gibi dini merkezlerin yanında; sanat konusunda da ileri bir şehir olma özelliğini taşır Rouen. Barok dönemi eserlerinin, ünlü Monet ve Géricault yapıtlarının sergilendiği Güzel Sanatlar Müzesi, Bakır Çağı’ndan Rönesans’a kadar süren dönemdeki yerel eserlerin sergilendiği Antik Müze gibi çeşitli konularda, herkesin ilgisini çekebilecek, hem heyecanlı, eğlendirici hem de bilgi dolu etkinlikler yapılabiliyor bu şehirde. Eğer o 4 yıldan birine denk geldiyseniz, muhteşem bir etkinliği yakaladınız demektir. Rouen’de, 4 yılda birbirinden farklı yelkenli gemilerin, savaş gemilerinin ve başka tarzda gemilerin bütün dünyadan gelip Rouen’de, Saine Nehri’ne demirleyip sergilendiği bu festivalde, aynı zamanda konserler ve havai fişeklerin tadını da çıkarabilirsiniz.

Rue Damiette

Rue Damiette

 

10 kişilik sınıflarda eğitim veren dil okulu, bu sayede daha başarılı bir öğrenimi sağlamış oluyor, hem öğrenciler daha çok konuşabiliyor hem de eğitmenler daha çok ilgilenebiliyor. Kurs olarak 3 ayrı seçenek var; genel kurs haftalık 15 saat, yoğun kurs haftalık 20 saat ve iş Fransızcası ise haftalık 30 saat. Bunların dışında DELF, DALF sınavların hazırlık kursları ve eğlenceli vakit geçirirken dilinizi de geliştirebilmeniz için Fransız mutfağı kursları da bulunuyor.

Konaklama 2 farklı şekilde gerçekleşebiliyor. Aile yanında kalırsanız; okul tarafından titizlikle seçilmiş ailelerle birlikte, tek kişilik odalarda kalır, sabah vr akşam yemeklerinizi aileyle birlikte yiyebilirsiniz. Bunun bir diğer avantajı ise sizin de tahmin edeceğiniz gibi bir Fransız ailesiyle yaşama şansına sahip olmak, birebir Fransız kültürünü deneyimleyebilmektir. Eğer rezidansta kalmayı seçerseniz; tek kişilik odada konaklar, kendinize ait bir alanda istediğinizi yapma özgürlüğüne sahip olursunuz, fakat bu konaklama seçeneğinde yemek masraflarını siz karşılamak zorundasınız.

Bol sanatlı, bol tarihli ve bol aktiviteli bir Fransa macerası yaşayıp; yurda artık gittiğiniz halden farklı, daha gelişmiş, kültürlü, bilgili, açık bir şekilde ve tabi ki de yeni bir dille dönmeye ne dersiniz? Rouen şehrinin size sağlayacağı tüm bu yenilikleri kaçırmayın, kendinizi derin tarihin ve eğlencenin içine bırakın deriz!

Fransa’da eğitim almanın maliyeti hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.

Fransa’da Dil Kursu Almanın Avantajları

Fransa’da dil kursu almak isterseniz, öncelikle başkenti Paris olmak üzere, Fransa’nın birçok şehrinde alternatif programlar bulunmaktadır. Bir kısmı üniversitelerin, bir kısmı da özel dil kurslarının programlarından oluşur.

Her yıl Fransa’ya; varsa, mevcut dillerini geliştirmek için yoksa da Fransızca dil eğitimine sıfırdan başlamak için yüzlerce öğrenci gider. Öğrencilerin amacı hem dillerini geliştirmek hem de Fransa’nın şahane iklim ve coğrafyasını ziyaret etmektir.

Dil kursları için en çok tercih edilen şehirler; Paris, Nice, Vichy, Lyon, Montpellier, Ambois, Rochelle, Cannes’dır. İsteğinize göre tercih edeceğiniz eğitim programlarından memnun kalmanın yanında, turistik yerleri de gezerek kültürünüzü geliştirebilirsiniz.

Ülkemizde de ticari ve politik olarak önem taşıyan ve 33 ülkenin resmi dil olarak konuştuğu dil, Fransızca’dır. Fransa, coğrafi konum olarak ülkemize en yakın ülkelerden biri ve Avrupa’nın en büyük yatırım kaynaklarından biridir. Dil açısından çok geniş bir kapasiteye sahip olup, dil eğitimi için gelen öğrencilere, ayrı bir dil öğretmenin yanında, çok yönlü düşünmeyi de aşılayan bir dildir.

Avrupa’nın kültür ve sanat başkenti olarak bilinen Fransa’nın tarihi güzelliklerini görme imkanınızın olması ise, Fransa’da dil kursuna gitmeniz için vazgeçilmeyecek etkenlerden biridir. Eyfel Kulesi, Seine Nehri, Montmartre, Disneyland ve Louvre Müzesi‘ni görme şansına sahip olacaksınız. Tabii ki sadece Paris’ten ibaret olmayan bu ülkenin Akdeniz kıyısına inip, Nice ve Cannes şehirlerinden birinde de dil kursu programlarından birini tercih edip; hem eğitim hem tatil yapma şansınız oluyor.

Disney Village

Disney Village

Bunların yanında Fransa, gastronomi açısından zengin bir ülke olduğu için, gideceğiniz restorantlarda, tattığınız lezzetler de, sizi Fransa’nın kültürüne daha da yakın hissettirecektir. “Peynir ülkesi” olarakta bilinen Fransa’nın sadece mutfağı için dünyanın bir çok yerinden gelen misafirlerden biri de siz olacaksınız.  Lavantası ile de ünlü olan Fransa’da, ucu bucağı gözükmeyen lavanta tarlaları ise, sizin ömrünüz boyunca unutamayacağınız anılarınızın arasında yer alacaktır.

Konaklama imkanı olarak; aile yanında konaklama, pansiyonda konaklama ve kampüste konaklama seçenekleri sunuluyor. Aile yanında konaklama öğrenciye dilini geliştirme ve ülke kültürünün aile yapısını yakından tanıma şansı da veriyor. Pansiyonda konaklama ise genellikle, şehir merkezine yakın olmak isteyen öğrencilerin tercihi oluyor. Üniversite hayatını tanımak ve üniversitenin sunduğu avantajlardan yararlanmak isterseniz, kampüs yurtlarında genellikle iki veya üç kişilik odalarda kalabilirsiniz.

Dil kursu programları ise; öğrencinin Fransızca dili varsa, ilk gün seviye tespit sınavına tabii tutulduktan sonra, seviyesi belirlenir ve kurs süreci başlatılır. Yoksa birinci seviyeden dil sınıflarında, kendisiyle aynı düzeyde olan ve uluslararası sınıflarda dil eğitimine başlar. Her hafta 20-25 derslik Fransızca eğitim programı sunan dil kurslarında, istediğiniz seviyeye gelene kadar kurslarda eğitim görmeye devam etmeniz mümkün.