Çocuğunuzu yaz okuluna göndermeniz için 10 neden

Çocuğunuzun İngilizce öğrenmesini ya da mevcut İngilizcesini geliştirmesini istiyorsunuz önünüzde de 3 aylık koca bir tatil, onları İngilizce yaz okullarına göndermek onlar için yapabileceğiniz en iyi şey.

Ama çocuklarınızı yaz okullarına gönderme nedenleriniz bununla sınırlı değil.

1) Çocuklarınıza farklı bir ülkeyi tanıma fırsatı verin!
Çocuğunuz için İngilizceyi öğrenmenin en iyi yolu kendisini o dilin konuşulduğu atmosferde hissettirmek. Sokaktaki insanlarla konuşmak, yol tarifi sormak, tabelalar, yemek sipariş etmek… Kısacası İngilizce konuşmaktan kaçamayacağı bir atmosfer.

Bununla beraber o ülkenin zenginlikleri, kültürel farklılıkları da çocuğunuzda bir merak oluşturacak. Merak ilgiyi, ilgi de bilgiyi oluşturuyor. Unutmayın ki yabancı dil futbol oynamak gibi bir noktadan sonra sevdiğiniz için mi iyi konuşuyorsunuz yoksa iyi konuştuğunuz için mi seviyorsunuz bilmek zor.

2) Çocuklarınıza öz güven aşılayın!
Yurtdışı yaz okullarının en önemli faydalarından biri de çocuklara ve gençlere öz güven anlamında katkıda bulunmasıdır.  Öğrencilerin özellikle tematik oyunlarla liderlik vasıfları, grup çalışması kabiliyetleri, kendilerini ifade yetenekleri geliştirilir.

Bunu kimi zaman atölye çalışmalarıyla, kimi zaman kampüs içi gruplara ayrılıp oyunlarla konunun uzmanı olan animatörler sağlar.

3) Yaratıcılıklarını destekleyin
Yaz kampları öğrencilerin kendilerini keşfetmelerine olanak sağlar. Dahası aktiviteler ile yeteneklerini ve yaratıcılıklarını ortaya çıkarır. Günümüzde müzikten heykele, basketboldan tenise bir çok alanda dersler içeren yaz okulları mevcuttur. Öğrencilerin gelişimlerine destek olmak için ilgileriyle, hobileriyle en uyumlu program seçebilirsiniz.

4) Adaptasyon yeteneklerini arttırın, yeni koşullara uyum
Gerek iş dünyası gerekse sosyal hayatta sınırların alt üst olduğu bir zaman yaşıyoruz. Her koşula adapte olabilen, durumunu analiz edip hızlıca uyum sağlayabilen insanlar en başarılı insanlar.
Gençler için de sizin imkanlarınıza, onlar için sunduğunuz muhteşem şartlar dışındaki dünyaya da adapte olabilmelerine, bu yeteneği küçük yaşlarda kazanmalarına olanak sağlayın.

5) İletişim yeteneklerini geliştirin
Başta yabancı dil olan İngilizce olmak üzere çocuklarınızın iletişim becerilerini desteklemek elinizde. Kamptaki yabancı oda arkadaşından aktivitedeki animatörüne,  yemekhanedeki görevliden sokakta yol tarifi sorduğu kişiye kadar herkes çocuğunuzun iletişimine katkı sağlayacak.

6) Muhteşem hatıralar
Çocukluk döneminde yaşanan bu güzel serüven muhteşem hatıralarla çocuklarınızın zihinlerini süsleyecek. Yurtdışı ve gittiği ülke ile ilgili bağlarını diri tutacak.

7) Kalıcı uluslararası dostluklar
Öğrencilerin bir çoğu İngilizce yaz okullarında edindikleri arkadaşlıklarını sosyal medya ve internet aracılığı ile devam ettiriyor. Siz ne derece farkındasınız bilmiyoruz ama çocuğunuz telefonunu ya da ipadini eline alıp kamp arkadaşıyla yazışmaya, görüşmeye devam ettiği sürece İngilizce eğitimi devam ediyor.

Örneğin çocuğunuzun bir sonraki sömestre tatilinde İngiltere yaz okulundan arkadaşını ziyarete İsviçre’ye gitmesi sizin de yüzünüzü güldürecek.

8) Aktif çocuklar, aktif zihinler
İngilizce yaz kamplarını sadece İngilizce dersi verilen programlar olarak düşünürsek biraz haksızlık etmiş oluruz.  Gençler belirli bir yatış kalkış saatine, aktivite takvimine riayet ederek tüm günü (ki İngiltere’de hava ortalama 22:00 de kararıyor) dolu dolu geçirecekler.

Dolu dolu geçirilmiş, ben buna yatağa yorgun giren çocuğun mutluluğu diyorum, her gün onların hem fiziksel hem ruhsal kondisyonunu arttıracak.

9) Yeteneklerini geliştirmelerine destek olun!
Uzmanlara göre en iyi öğrenme metodu nasıl öğrendiğinin farkına varmadan öğrenme. Bu sebepten bütün eğitim dünyası oyun ile öğrenme, Finlandiya modeli gibi başlıkları konuşuyor.

Yaz kamplarının en önemli unsurlarından birisi çocukların oyunlar ve aktiviteler ile öğrenmesi ve pratik yapması. Diğer taraftan belki farkında bile olmadığınız yetenekleri aktiviteler içerisinde keşfedilecek var olanlar ise gelişecek.

Öğrenciler en fazla  topluluk önünde konuşma, tiyatro, resim ve müzik alanındaki yeteneklerini geliştirme fırsatı buluyorlar.

10) Teknolojisiz alan
Aslına bakarsanız tüm dünyanın ortak sıkıntısı bu birbirimize, insanlara vakit ayıramayışımız. Daha doğrusu bunu yüz yüze yapamayışımız. Çocuklarınızın çocukluğunu yaşayabileceği bir kamp ortamı onlara gerçekten iyi gelecek.  Birbirlerini tanımalarına, paylaşarak öğrenmeleri için çok güzel bir fırsat.

Nedenleriniz ister yukarıdakilerden biri olsun  ister başka sebepler, imkanlarınız doğrultusunda çocuklarınızı göndereceğiniz İngilizce yaz okulları onlara hayatları boyunca kalıcı güzellikler sunacak. Umarım çok verimli bir yaz geçirip İngilizce ile beraber kişisel becerilerinde de büyük ilerleme kaydederler.

Dil Okulu Seçerken Sorulacak 10 Soru

Yabancı dil öğrenmek ya da sahip olduğunuz bilgiyi pratiğe dökebilmek için en faydalı yolun yurtdışına gidip orada eğitim almak olduğuna karar verdiniz. Çok iyi güzel verdiniz ama asıl olayın bu kararı verdikten sonra başladığına ve akabinde bir sürü ciddi kararlar vermeniz gerektiğine dikkatinizi çekmek isteriz.

Hangi ülke, hangi şehir? Hangi okul? Ya fiyat?… Diye sürüp giden bir sorular silsilesine kapılmanız yüksek bir ihtimal. Ama siz hiç telaşlanmaya başlamadan söyleyelim, bu yazıdan sonra ne yapacağınızla ilgili kafanızda daha net düşünceler olacak.

Giriş

Öncelikle, ilk adımınızı çeşitli okullardaki öğrenci danışmanlarıyla iletişime geçmek olduğunu söyleyelim.

Öğrenci danışmanı;

  • Dil eğitiminiz için doğru yeri seçmenizde,
  • Seçtiğiniz yerde size uygun olan kursu ve orada konaklayacağınız yeri bulmanızda,
  • Kurs işlemlerinde ve konaklama ayarlamalarında,
  • Bu süreçte yaşamanız muhtemel olan zorlukları aşabilmenizde,
  • Kafanızdaki soruları en doğru şekilde cevaplandırmanızda

size yardımcı olacak; okul hakkında en geniş bilgilere sahip, muhtemelen son derece sıcakkanlı ve profesyonel kişidir. O zaman ne yapıyoruz; kafamızdakileri soruyor, çıktığımız bu yurtdışı macerasında doğru seçimleri yapıyor; yolcuğumuzu en iyi şekilde ayarlıyoruz. Tamam yapalım da; şimdi yani ne soralım bu kişiye diyenler yazıya devam etmenizi öneriyor ve size sormanız gereken 10 önemli soruyu sunuyoruz! Buyrunuz…

1) Fiyata Neler Dahil?

Evet itiraf edelim uygun fiyatlı şeyleri seviyoruz. Fakat bu eğitim konusunda, en ucuz okulda karar kılmak çok da iyi bir seçim olmayabilir. Tabi eğer şehre kilometrelerce uzaklıkta, yıkık dökük, hiçbir imkana sahip olmayan bir binada eğitim görmek sizin için tamamsa durum farklı.

Bu yüzden, verdiğiniz ücretin -kurs dışında- ne gibi ekstra imkanlar barındırdığını öğrenmek için ‘Ücrete neler dahil?’ sorusunu sorun. Amaçınız, seçtiğiniz okulun talep ettiği ücretten en üst seviyede yararlanabilmek olmalı.

Fiyata neler dahilin tam tersini sormak da oldukça önemli. ‘Fiyata ne dahil değil’ sorusu; okula gittiğinizde herhangi bir sürprizle karşılaşıp sizi zor durumlara düşmekten kurtaracak önemli bir soru.

Ayrıca okulda ne kadar çok zaman harcayacağınızı düşünecek olursak, eğer azıcık daha bütçe ayırma imkanınız varsa bu bütçeyi iyi konumlandırılmış, kaliteli öğretmenlere sahip ve en önemlisiyse sizin kendinizi rahat hissedebileceğiniz okulu seçerken kullanmanızı öneriyoruz.

Dönelim fiyata neler dahil sorumuza. Size okullarda genel olarak fiyatlara neler dahil olabileceğini sıraladık:

Sosyal Program: Kaliteli okullar, dil eğitiminin yanında eğlenmenizi ve sosyalleşmenizi sağlamak amacıyla ücretsiz aktiviteler sunar.

Ücretsiz Ekstra Dersler: Öğrencinin başarılı olmasına önem veren okullar derslere ek olarak çeşitli workshoplar, atölyeler ve eğitimler sunar.

Yerel İndirim: Eğer gerçekten bölgede tanınmış, önemli bir okuldaysanız bu sayede kimi yerel dükkanlarda, restorantlarda ve turistik yerlerde indirime sahip olabilirsiniz.

Okul İmkanları: Öğrenci olarak kullanmanız gerekenleri düşünün ve bunları okulun karşılayıp karşılamadığına dikkat edin: Ücretsiz wi-fii, farklı kaynakların bulunduğu kütüphane, ders çalışabileceğiniz salonlar ve tabi ki arkadaşlarınızla zaman geçirebileceğiniz ortak alanlar gibi.

2) Sosyal Programınız Var mı?

Dil eğitimini yurtdışında almanın öğrenme sürecinize olan önemli katkısı tartışılamaz ama bu deneyimi yalnızca derslerle sınırlamayıp, katılabileceğiniz kadar sosyal aktiviteye katılmalı, farklı insanlarla iletişimini güçlendirmeli, bolca pratik yapmalı ve sosyalleşmelisiniz. Bu nedenle okulunuzun -örneğin gezi, spor, alışveriş, parti, atölyeler, kutlamalar gibi- ne gibi etkinlikler düzenlediğini mutlaka öğrenin. Hepimiz biliyoruz ki öğrenmeyle eğlenmeyi birleştirince daha başarılı sonuçlar alıyoruz.

Ayrıca okulun bir takım ekstra ücretlerle sunduğu ek aktiviteler de bulunmalı; turistik yerlere gezi düzenlemek, haftasonu günü birlik geziler gibi. Diğer yandan okulun her şeyi böyle planlı bir şekilde ayarlaması, sizin de yurtdışı deneyiminizden en iyi şekilde faydalanmanızı sağlıyor.

Bunun yanında eğer kendiniz gibi insanlarla tanışmayı gerçekten istiyor ve işi şansa bırakmak istemiyorsanız, özelleştirilmiş kurslardan yana tercih kullanmanızı öneririz. Örneğin fransızca öğrenmek istiyor ve kişisel olarak da yemeklere ilgi duyuyorsunuz; o zaman okulunuzda Fransızca ve Fransız Mutfağı gibi özel kurslar olup olmadığına dikkat edin.

Dil okulu seçiminde sorulacak 10 soru

3) Başarımı Garanti Edebilir misiniz?

İyi bir okulun öncelikli ve en önemli amacı sizin akademik başarınıza odaklanmış olmasıdır. Okula başladığınız ilk günden son güne kadar öğretmenleriniz destekleri ve yönlendirmeleriyle en iyi şekilde eğitim almanızı ve ilerlemenizi sağlamalı.

Dersler başlamadan önce bir seviye belirleme sınavına tabi tutulacaksınız. Bu nedenle sınavdan alacağınız sonucun, sonrasında alacağınız eğitime olacak etkisinin önemini göz ardı etmeyin; sınava önem verin ve en doğru sonuçları alabilmeyi hedefleyin. Örneğin, sınavda 4 ana bölümden sorularla karşılaşacaksınız: Okuma, dinleme, yazma, konuşma; bu nedenle sınavdan verim alabilmek için oturduğunuz yeri iyi seçmekte, kafanızı sınava vermekte ve odaklanmakta fayda var.

Dersler başladığında hedefiniz, başladığınız seviyeyi aşmak olmalı. Bu da genel olarak seçtiğiniz kurs tipine, ders dışında dille ilgili neler yaptığınıza ve tabi ki öğrenmeyi ne kadar istediğinize bağlı. Ayrıca okulunuza herhangi bir ilerleme garantisi sunup sunamayacaklarını; genellikle öğrencilerin ne kadar sürede nasıl bir aşama kaydettiğini sorun. Aslında öğretmenlerin sizin başarınızı denetlemesi bu noktada çok önemli; eğer gerçekten sizin iyi bir ilerleme gösterdiğinizi düşünenler sizi bir üst seviyedeki sınıflara alabilir; eğer az ilerleme kaydettiğinizi düşünürlerse de ücretsiz ekstra derslerle bu açığı kapatmaya çalışabilirler.

4) Okulun Konumu Nasıl?

Bu soru sanki biraz lükse kaçıyormuş gibi gözüküyor ama kesinlikle değil! Düşünün; New York’ta bir dil okuluna kaydoldunuz, her şey harika ama ya okulunuz şehrin taa kuytu köşelerinde konumlanmışsa ve siz tüm o görkeme yalnızca uzaktan seyirci kalıyorsanız?

Okulun yeri, hele ki yalnızca kısa bir süreliğine oradaysanız, oldukça önemli bir hal alıyor. Bütün zamanınızı yollarda toplu taşıma araçlarında harcamayı istemiyorsanız mutlaka okulun şehre olan uzaklığını sorgulayın, araştırın. Şehre uzaklığının yanında okulun bulunduğu yerin çevresi de göz ardı edilmemeli: Yakında market, dükkan, restoran var mı? Konakladığınız yerden okula gidiş kolay mı, ne kadar uzak?

5) Nerede Kalacağım?

Çoğu okul size farklı konaklama imkanları sunar fakat bu konuyu dikkatle düşünmeniz gerekiyor; çünkü okulunuz kadar kalacağınız yer de dilinizi pratik etmenizde önemli bir parçayı oluşturuyor. Bunun dışında konakladığınız yer, farklı insanlarla tanışabilmek için son derece elverişli bir seçenek. Biz genel olarak sunulan seçenekleri yazalım; sizse size ve bütçenize uygun olanda karar verin.

a) Aile Yanında Konaklama

Gideceğiniz yerin kültürüne ve yaşantısına en iyi şekilde alışabilmenizi sağlayan seçenek. O ailenin yaşantısına birebir tanık olup, geleneksel yemeklerinden tatma şansına sahip oluyorsunuz. İsteğinize göre tek ya da iki kişilik odalarda konaklayabiliyorsunuz. Ayrıca aile araştırmaya başlamak için size bir takım sorular soruyorlar -herhangi bir şeye olan alerjiniz gibi-, verdiğiniz bilgiler doğrultusunda da size uygun evi bulmaya çalışıyorlar.

b) Öğrenci Rezidansı

Eğer sosyal olarak oldukça aktif bir dönem yaşamak istiyorsanız bu seçenek ideal. Tek ya da çift kişilik oda gibi seçenekleriniz var fakat yine de mutfak gibi bir takım alanları paylaşımlı olarak kullanıyorsunuz ve bu sayede diğer öğrencilerle iletişiminizi güçlendiriyorsunuz.

c) Apartman

Rahatınıza düşkünseniz ve kendinize ait bir alan talep ediyorsanız, okulunuzun size bunu gerçekleştirebileceğiniz bir daire seçeneğine sahip olup olmadığını sorun.

d) Kampüs

En temel konaklama biçimi olan ve öğrencilerin daha çok tercih ettiği kampüs seçeneği; öğrencilere ders aldıkları yerde kalma fırsatı sunduğu için oldukça avantajlı. Ayrıca bu seçenekte bazı dil okulları üniversitelerin kampüsünde eğitim verdiği için öğrenciler bu sayede üniversitedeki derslere de katılabiliyor ve oradaki öğrencilerle tanışma fırsatını yakalıyorlar.

Yine de, tercihiniz hangisinden yana olursa olsun temel olarak aşağıdaki soruları aklınızda bulundurmanızı öneriyoruz:

  • Konakladığım yer ile okulun arasındaki mesafe nedir? Okula yürüyerek gidebilir miyim? Hangi toplu taşıma araçlarını kullanmam gerek?
  • Okulun yakınlarında otobüs/metro durağı var mı?
  • Yanında konaklayacağım ailenin evcil hayvanı var mı?
  • Odamı paylaşacak mıyım?
  • Banyolar paylaşımlı mı?
  • Konaklama yerinde benden başka öğrenci olacak mı? Ortak alanları kaç kişiyle paylaşacağım?

6) Vize Başvurumda Bana Yardımcı Olacak mısınız?

Öğrenci danışmanı her ne kadar size bu konuda yardımcı olmaya çalışsa da, sonuçta okulun bu konuda resmi bir yardımı ya da yardım etme zorunluğu olmadığını aklınızda bulundurun. Bu nedenle vize işlemlerinizle ilgili araştırmalarınızı iyi yapın Teori Eğitim‘i tercih ettiğiniz takdirde vize işlemleriniz için ücretsiz danışmanlıktan yararlanabilirsiniz- ve kursunuzun başlangıç-bitiş tarihlerini göz önünde bulundurarak başvurunuzu ayarlayın.

7) Hangi Milletten İnsanlarla Karşılaşacağım?

Alacağınız eğitime katkı sağlaması açısından -gerek pratik, gerek sosyalleşme olsun- oldukça önemli bir soru. Yani bir İtalyanın başka İtalyanlarla aynı sınıfta olması dil gelişimine pek katkı sağlayacak bir durum değil. Tabi bir de ne kadar farklı millet; o kadar farklı kültür, o kadar zengin bir deneyim demek. Bu nedenle bazı okullar katılan öğencilerin milliyetlerini gösteren verilere sahiptir, danışmandan bunu talep etmeniz iyi olabilir.

Dil okullarında farklı milletlerden gelen öğrencilerle tanışma olanağınız vardır.

Dil okullarında farklı milletlerden gelen öğrencilerle tanışma olanağınız vardır.

8) Ne Zaman Başlayabilirim?

Dil Okullarının eğitim tarihleri normal okulların tarihlerinden daha farklıdır; yani daha esnek ve değişkendir diyebiliriz. Böylece kurs programınızı kendinize göre ayarlayabilmeniz mümkün. Genel olarak okullar derslere pazartesi günleri başlar ki bu sizin okul başlangıcından önceki 2 günde kalacağınız yeri ve çevreyi keşfedebilmenize olanak sağlar.

Eğer sınava hazırlık kursu alacaksanız, sınav tarihlerini iyice inceleyip kursunuzu ona göre ayarlamaya dikkat edin.

Eğer zamanınız kısıtlıysa ya da kısıtlı bir bütçeniz varsa genel kurslardan yana tercih kullanmanız daha iyi olabilir. Tam tersi, çok zamana sahipseniz kursunuzu olabildiğince uzatın, hazır gitmişken ey iyi şekilde eğitiminizi alın, kendinizi geliştirin.

Son olarak kimi okullar son dakika başvurularını da kabul edebiliyor, tarihi kaçırdım diye vazgeçmek yerine şansınızı deneyin.

9) Diğer Öğrenciler Kaç Yaşında?

Dil kursuna katılmak için çok yaşlıyım-çok gencim sorunsalı oldukça yaygın. Ama bunun bir yaşı olmadığını hemen söyleyelim. Ama yine de kiminle eğitim aldığınızı öğrenmek istiyorsanız okuldan genel yaşın kaç civarında olduğunu öğrenebilirsiniz. Ama bazı okullar yaş gruplarına göre ayrı kurs seçenekleri de sunmakta, eğer isteğiniz bu yönde olursa kendi yaşınıza yakın kişilerle eğitim alma şansına da sahipsiniz. Bu kurslar da genellikle şu şekildedir:

Genç Öğrenci Programı

Bu program 18 yaşın altındaki öğrencileri içerir. Bu nedenle okul öğrencilerin güvenliğini sağlamak ve onlara yardımcı olmak için gözetmenler atar. Eğer ebeveyn olarak siz de dil eğitimi almak istiyorsanız kimi okullarda aile programları bulunmakta, danışmanınızdan bu konuda bilgi talep edebilirsiniz.

Yetişkin Öğrenci Programı

Eğer genel üniversite yaşını geçmişseniz ve eğitiminizi sizin tarzınıza, olgunluğunuza daha uygun insanlarla birlikte almayı tercih ediyorsanız okulunuzun buna özel bir kurs sunup sunmadığını kontrol edin. Bu programlar daha çok çalışma hayatına başlamış, olgun insanlar için tasarlanmış; aktiviteleri daha çok kültürel konulara yönelik olan kurslardır.

Bunun yanısıra 50 yaş üzerinde dil eğitimi almaya istekli insanlar için kurslar da var; bunlar daha çok iletişim kurma, konuşma üzerine kurulmuş kurslar.

10) Kurs Programı Nasıldır?

Genel olarak okullar ders saatlerini sabaha koyarlar; böylece öğrenci günün geri kalan zamanında da etrafı keşfetme, arkadaşlarıyla etkinlikler düzenleme ve sosyalleşme şansına sahip olur. Sizin de programınız büyük olasılıkla şu şekilde olacaktır:

09:00 – 10:30: Ders
10:30 – 10:45: Ara
10:45 – 12:15: Ders
12:15 – 13:00: Öğle Yemeği
13:00 – 14:30: Ders

Eğer sabahları kendinize ayırmak, derse gitmeden önce rahatça kahvaltınızı yapıp bir iki dolaşmak sizin için daha uygunsa, bazı okulların öğleden sonra ders ayarlayabildiğini söyleyelim. Bunun yanında üçüncü seçenekse -ki belki de en iyisi- her iki seçeneği de içinde barındıran kurslar. Bir gün dersiniz sabahsa, ertesi gün öğleden sonra olabilyor; bu sayede siz de hem sabahın hem de öğleden sonranın tadını çıkarabiliyorsunuz. Bu nedenle tercihinizi iyice düşünün ve danışmanlardan bu konuda bilgi almayı unutmayın.

Sormanız gereken tüm soruları kararlaştırdığımıza göre şimdi tek yapmanız gereken okulları aramak ve sorularınızı sormak; isterseniz sorularınızın yazılı olduğu bir kağıt hazırlayıp, konuştuğunuz okulları verdikleri cevaplara göre puanlayabilir, böylece tercih işini kolaylaştırabilirsiniz. Kolay gelsin!

Yurt Dışında Dil Eğitimi İçin Ailemi Nasıl İkna Edebilirim?

Lisede ya da üniversitede okuyor olmanız fark etmez. Aileler için her zaman onların küçük çocukları olarak kalacaksınız.

Aileniz dil eğitiminizin sizin gelişiminiz için ne kadar önemli olduğunu bilse de sizi yurt dışına gönderirken size bireysel olarak güvenseler dahi dış koşullar açısından tedirgin olacaklardır. Aileniz sizin için her zaman en iyisini ister. Eğer yurt dışında dil eğitimini kafanıza koyduysanız maddi ve manevi olarak desteğine ihtiyacınız olan ailenizi ikna etmek size düşer. Bunun için size yardımcı olabilecek bazı ipuçlarını şu şekilde sıralamaya çalıştım.

1) Adım adım ben neredeyim?

Artık kocaman bir yetişkin olmanıza rağmen ailenizin sizin güvenliğiniz ile ilgili endişeleri devam eder. Bunları azaltmak için gideceğiniz okulla ve kalacağınız yer hatta güvenlik ya da okul görevlisinin telefon numaralarını onlara vermeniz her an size ulaşabilmenin rahatlığını onlara sağlayacaktır. Hafta sonu dahil bütün planlarınızı paylaşmanız ailenizin oradaki yaşantınıza hakim olduğunu hissettirecek ve rahatlamalarını sağlayacaktır. Ayrıca ülkenizde size yardımcı olan yurt dışı eğitim danışmanlık şirketi çalışanları ile de iletişimlerini sağlamanız süreç boyunca ailenizi daha konforlu hissettirecektir.

2) Tabi ki ne kadar harcayacağımı biliyorum

Ailenizi en çok düşündürecek konulardan biri de maddi olarak harcamalarınızın ne kadar olacağıdır. Bununla ilgili kapsamlı bir çalışma yapmalısınız. Uçak biletleri, hava alanı transferi, okul ve konaklama ücretleri, hafta içi ve hafta sonu gezi planlarınızın bütçeleri, almayı planladığınız hediyelerin ortalama fiyatı, şehir içi ulaşım bilet fiyatları gibi detaylı bir liste ile ailenize ne kadar bir maliyeti olacağını gösterebilirsiniz. Bu listenin gerçekle %100 uyması mümkün değildir. Ancak en azından ortalama bir hesap ortaya çıkar ve sizin bu konudaki bilincinizi görerek harcamalar konusunda ailenizin size güveni artar.

3) Akademik başarı, kariyer ve yepyeni bir ben

Aileniz dil eğitiminin öneminin farkında ama kendi ülkenizde de bu eğitimi alabileceğinizi düşünüyorsa onlara yurt dışında dil eğitiminin sadece sınıfta alınan derslerden ibaret olmadığını açıklamalısınız. Yurt dışında dil eğitimi almak size bir dili geliştirmenin çok daha fazlasını kazandıracaktır. Farklı öğretim yöntemleri, konulara birçok perspektiften bakılan uluslararası bir ortam sizin akademik gelişiminiz için de oldukça faydalı olacaktır. İş hayatına atıldığınızda daha önce yurt dışında dil eğitimi almış olmak sizi sizinle eş düzeyde olan çalışanlardan ayırır ve kariyerinize katkı sağlar. Bunların hepsi bir yana böyle bir eğitimi deneyimlediğinizde hayata dünyaya bakışınız farklılaşmış mental, fiziksel ve sosyal olarak yepyeni bir siz olarak ülkenize döneceksiniz.

4) Sosyal medyanın gücünü kullanın

Günümüzde teknoloji bir harika! İletişim sorunları internetle birlikte neredeyse yok oldu. Yurt dışı eğitim sürecinizde arkadaşlarınızla ve ailenizle twitter, instagram, facebook gibi sosyal paylaşım siteleri üzerinden sürekli haberleşebilir, skype, viber, hangouts gibi uygulamalarla görüntülü ve sesli olarak iletişim kurabilirsiniz. Özellikle yurt dışına gitmeden önce ailenizi henüz tanışmamışlar ise, bu teknolojilerle tanıştırmak sizi bu sitelerden takip edebileceklerini göstermek size karşı olan özlem ve endişelerini en aza indirebilirsiniz. Hatta bu görüşmeleriniz için haftanın belirli gün ve saatlerini belirleyerek buluşma ayarlamanızın hem size hem de ailenize pozitif etkisi olacaktır. Bunların yanı sıra yurt dışı eğitim deneyiminizi bir blog açarak paylaşmak da ailenizin sizin hikayelerinizi okuyabilmesini sağlar ve onları mutlu eder.

5) Çok istiyorum

Ailenizle gerçekten ne kadar çok istediğinizi ve bunun size getireceği faydaları titizlikle paylaştığınızda hayır demeleri biraz zor olacaktır. Dünyaya bambaşka bir yönden bakmaya başlayacağınız bu tutkunuzun peşinden gidin ve vazgeçmeyin. Yurt dışında eğitim gerçekten eşsiz bir deneyimdir ve siz bunu hak ediyorsunuz.

Yurt dışı dil okulu seçeneklerini incelemek için tıklayınız.

Küresel Dünya’da Başarı Sağlamak

Teknolojinin bu kadar etkili olmadığı zamanlara bakınca geçmişte yaşayanların ne kadar zor ve pasif bir yaşama sahip olduklarını düşünürüz. İletişim eksik, her şey insanların kendi güçlerine kalmış. Fakat eskiden günümüze göre oldukça basit görünen şeyler de yok değil, örneğin okumak. Bir zamanlar liseden mezun olmak bile çok önemli sayılıyordu. Zamanla üniversiteye gitmek değer kazandı; üniversite okuyan insanlar en kaliteli, en çok rağbet gören, kaliteli işlere kabul edilen kişilerdi. Fakat hayatımızı kolaylaştıran teknoloji, sağladığı iletişimle bizleri küresel bir çağın içine soktu. Artık yalnızca üniversite okumak değerli olmaktan çıktı. Bir değil birkaç üniversite, yüksek lisans, doktora; hatta bunların içinde en önemlisi yurt dışı eğitimi artık insanların, işverenlerin gözünde başarının karşılığı haline geldi.

Yurt dışı dil eğitimi, lisans ve master seçenekleri hakkında daha fazla bilgi için tıkla.

Fakat şu noktada insanların bir takım anlamları birbirine karıştırdığını söyleyebiliriz. Neden bir insan, aslında kendi yaşından, kendi kültüründen olan, kendisiyle aynı dilde konuşan insanlarla eğitim almak yerine; uzaklarda, bambaşka coğrafyalarda, farklı kültürden, farklı dilden insanlarla birlikte okumak istesin? Neden günümüzde bu eğitim bu kadar değerli hale gelsin? Aslında rasyonel bakacak olursak yurtdışındaki okulda da burada da hemen hemen benzer dersler anlatılıyor. O zaman küresel bir sınıfta öğrenim görmenin farkı ne olabilir?

Yurt dışında öğrenim; daha iyi bir eğitim alabilme şansından çok insanın kendi kişiliğini, karakterini geliştirebilmesinde büyük öneme sahiptir. Anlamadığı insanlarla, tanımadığı ortamlarda yaşayan kişi, artık kendi sorumluluğunu tamamen kendi başında almış demektir. Kendini doyurmak, para kazanmak, problemlerini kendi başına çözmek zorunda kalarak özgürlüğünü zamanla eline alır. Artık tek başına bir birey olur, iletişimi güçlenir, bir sorunla karşılaştığında hemen çözüm üretmek artık çok kolay hale gelir.

Aynı zamanda, farklı bir kültürle, farklı gelenek ve düşünce yapısına sahip insanlarla bir arada olmak kişinin karakterinde ve bakış açısında büyük farklılıklar yaratır. Artık farklı düşünceleri anlayışla kavrayabilir, eleştirel düşünebilir, eskiden tek bir noktadan baktığı olayları artık birçok farklı açıdan görebilir ve doğru analiz edebilir.

Bunun dışında, hepimiz çok iyi biliyoruz ki bir şeyin sanal haliyle gerçek hali arasında dağlar kadar fark vardır. Evet artık internet sayesinde bir ülkeyi, bir şehri, bir heykeli, bir sanat eserini oturduğumuz yerden görebiliyoruz. Fakat bu artık bir sorun haline gelmeye başladı; çünkü insanlar her şeyi bu kadar kolay elde ederek bir şeyler başarma, bir şeylere ulaşmak için çaba harcama isteğini kaybetti. Artık büyük tutkuları olan insanlar değiliz! Tırnaklarımızla kazıyarak elde etmek istediğimiz neredeyse hiçbir şey kalmadı, çünkü hepsinin aslında bir tık uzakta olduğunun farkındayız. Ama başta söylediğimiz gibi, gerçekle sanal arasında dağlar kadar fark var! İşte küreselliğin rağbet görmesinin en önemli nedenlerinden biri de bu. Artık koltuğundan kalkanlar rağbet görüyor; arama motorlarında zaman kaybeden insanlar değil. Mona Lisa’yı internetten araştırıp, fotoğrafını görüp ‘artık ben biliyorum Mona Lisa neymiş kimmiş’ demenin bir önemi yok. Artık önemli olan, Paris’e gidip, o müzede tablonun aslını görmek, hikâyesini dinlemek. Çünkü yaşadığımız dünya gerçek ve yenilikler için sanala değil gerçeklere ihtiyacımız var.

Yani dünyaya açılın, kendinizi geliştirin, yepyeni kültürlere tanışın, bilmediklerinizi keşfedin; üretici, barış dolu, kararlı bir toplumun anahtarı budur.

Çocukluk Döneminde Yabancı Dil Öğrenimi: Neden ve Nasıl?

Çocukken bir filmde gördüğünüz o yurtdışındaki şehrin ya da duyduğunuz o farklı dilin yarattığı o bambaşka heyecan duygusunu hatırlıyor musunuz? Şimdiki çocuklar da aynı duyguları yaşıyorlar. Hem de artan iletişim ve bilgi olanaklarıyla daha da yoğun bir şekilde. Çocuğunuz için bir hayali gerçekleştirebilirsiniz. Peki neden ve nasıl?

Önemli bir gelişimsel dil yetisi problemi yaşamayan her bireyin en az bir ‘anadili’ vardır. Anadil kavramını dilsel olarak incelediğimizde bir ebeveyn figürünün kullandığı dilin bizim temel iletişim ve tasavvur dünyamızı çerçeveleyen ‘dil’ kavramını belirlediğini görürüz. Bu noktada çocuk için hayati önem taşıyan çevresel rol modellerin dil kullanımının yetişkinlik dönemine kıyasla daha açık ve hızlı öğrenmekte olan çocuklara etkisinin önemi açıktır. Peki çocuklar bir dili hangi yollarla öğrenirler?

“Daha anne karnında bebekler dinlemeye başlar.”

Özellikle hamileliğin geç aşamalarında duyu organları gelişimi bebekte belli bir safhaya geldiğinde (ortalama yedi buçuk ay) bebek dışarıdan gelen sesleri algılamaya başlar. Dolayısıyla daha anne karnındaki süreçten itibaren bebeklerle konuşmak ve ninni söylemek gibi pratikler çocuğun dil gelişimine olumlu bir çevresel etki sağlamaktadır.

Bebekler 6 aylık iken farklı dilleri ayırt edebilirler.

Bebekler 6 aylık iken farklı dilleri ayırt edebilirler.

Öteki taraftan ise doğum sonrasında dil gelişimi tekdüze bir tempoda ilerlemez. Bebekler aktif olarak bir dil eyleminde bulunmuyor gibi görünebilirler. Ancak bu bir yanılsamadır. Bebekler yalnızca dinleyerek, seslerin arasındaki nüansları yakalayarak ve bu farklılıkları değişik durumlarla ilişkilendirerek bile oldukça aktif bir şekilde dil edimini gerçekleştirmektedirler. Çocuk yaşadığı dünyaya hızla adapte olmak için tanıdık ve kullanışlı tüm işitsel verileri görsel materyaller ile ilişkilendirerek kaydeder.

Altı aylık oldukları dönemde ise farklı dilleri ayırt edebilecek yetiye sahip olmaktadırlar ve olağan gelen dile odaklanmaktadırlar.

Çocuklar aşağı yukarı birinci yaşlarını doldurdukları zaman civarında kendileri için temel bazı söz öbeklerine aşina olmaya başlamışlardır. Hatta bazı özel durumlarda çocuğun erken konuşmaya başladığı da görülmektedir. Özellikle bu gibi dil yeteneği olan çocukların anadilleri dışındaki dillerle çocukluk çağında tanışması gelecekte avantaj sağlayacaktır. Peki çocuklar kaç yaşından itibaren bu dillerle tanışmalıdır?

“Üç yaşından itibaren yabancı dil öğrenen çocuklar daha esnek, eleştirel ve yaratıcı olmaya yatkındırlar.”

Harvard Üniversitesi’nde çocukluktan itibaren uzun yıllar aynı bireylerin takip ve değerlendirmesiyle yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda üç yaşından itibaren yabancı dil öğrenen çocukların gelecekte yalnızca o dilin konuşulduğu ülkede iletişimini sağlaması bakımından değil, kişilik oluşumunda da farklı durumlara uyum sağlama, sorgulama ve farklılık yaratabilme hususlarında öne çıktıkları gösterilmiştir. Yani yabancı dil öğrenimi bireye bir durum için alternatif yaklaşımlar olabileceğini ya da başka bir deyişle “a’ya b’de denilebileceğini” göstermektedir.

3 yaşından itibaren yabancı dil öğrenen çocuklar daha esnek, eleştirel ve yaratıcı olmaya yatkındırlar.

3 yaşından itibaren yabancı dil öğrenen çocuklar daha esnek, eleştirel ve yaratıcı olmaya yatkındırlar.

Çocuklar gelişimsel olarak, özellikle erken yaşlarında, ebeveynlerine ve/veya bakmakla yükümlü kimselerine bağlılık içindedirler. Bu bağlılık ilişkilenmeleri çocuk gelişiminin ileri basamaklarına evrildikçe kreş, anasınıfı, okul, dil okulu ve benzeri kurumlarca sosyal entegrasyona uğrar. Çocuğun sosyal adaptasyonu ve yetişkin hayatındaki muhtemel durumlara hazırlığı açısından bu gibi süreçler eğitici ve kıymetlidir. Yabancı dillerle tanışma sürecinde de aynı mantık geçerlidir.

Peki çocuklar bu dillerle nasıl tanışmalıdır?

  1. Güvenli Ortam: İster ev olsun, ister bir eğitim kurumu çocuğunuzun korunaklı bir ortamda dil öğrenmekte olduğundan emin olun.
  2. Destekleyici Ortam: Çocuğun istek ve kabiliyetleri doğrultusunda, oyunlarla ve pratikte yaşayarak, bir veya birden çok yabancı dil öğrenebileceği eğitim kurumlarını tercih edin.
  3. Ona Bırakın: Çocuğunuza tüm seçenekleri sunun ve onun seçeceği yolda yanında yürüdüğünüzü hissettirin, sonuç ne olursa olsun.
  4. Alternatifi Tanıtın: Çocuklukta her duygu bir başka yaşanır. Genç yaşlarda yeni bir dili yeni bir atmosferde deneyimlemesi için ona yurtdışı dil eğitimi olanaklarını tanıtın.

Bu konuda bir adım atmak hevesindeyseniz “Çocuğunuzu yaz kampına göndermeniz için 10 neden” isimli makaleye göz atmak isteyebilirsiniz.

Çocukların yaz kamplarından sağlayacakları kazanç yabancı bir dil öğrenmenin çok ötesindedir.

Çocukların yaz kamplarından sağlayacakları kazanç yabancı bir dil öğrenmenin çok ötesindedir.

Özellikle kaliteli çevre koşullarıyla sarmalandığında çocuğun ilk öğrendiği dil dışında bir yabancı dili yalnız temel metodlarla değil yoğun bir pratik olarak öğrendiği ve olağan meşguliyeti haline getirdiği dil okulları ve yaz kamplarında çocuğun gelişimini gözlemlemek ebeveynler ve çevresi için memnuniyet verici olacaktır.

Çocuklar için bu gibi yaz kamplarından sağlayacakları kazanç bir dil öğrenmenin çok ötesindedir. Uluslararası dil okullarında dünyanın dört bir tarafından gelen yaşıtlarıyla daha global bir perspektif de kazanacaklardır. Oyun temelli, hem eğlenceli hem eğitici aktivitelerle motive olarak öğrendiklerinden bilgiler daha kalıcı olacaktır. Sanat yönünü destekleyici beş duyuya da hitap eden etkinlikler çocukların çok yönlülüğünü destekleyecek, belki de onlara uzmanlaşmak veya hobi edinmek isteyecekleri yeni alanlar sunacaktır. Yaratıcı ve çoklu problem çözme yeteneklerini kullanmayı ve geliştirmeyi öğrenecekleri durumlarla karşılaşacak, bu belirsizliklerle yüzleşmiş ve aşmış oldukları gerçeğini bilerek daha özgüvenli ve özbilinçli olacaklardır. Böyle deneyimler hedef bilinci, empati, sosyal dayanışma ve çözüm odaklılık gibi kariyer hayatında anahtar niteliğinde olan kişilik özelliklerinin gelişimine de eşsiz birer katkı sunacaktır.

Barselona’da Ne Yapılır? Neresi Gezilir?

Bir öğrenci olarak Barselona’da ne yapılır, nasıl eğlenilir, nereler gezilir?

Yurt Dışında Okumak İçin Nasıl Bir Yol İzlenmeli?

Kim bilir bugün kaç genç, sağda solda gördüğü reklamlarla, arkadaşlarının gazıyla, internette gördüğü fotoğraflarla heveslenip;

“Abi herkes gidiyor ben de yurt dışına gitmek istiyorum! En güzel çağımdayım, gezip tozayım ben de, yeni yerler göreyim, benim de arkadaşlarım olsun, Asyalısından tut Amerikalısına kadar! Ne güzel, hem okurum dilim falan gelişir hem de uluslararası çevre yaparım, bir yandan yeni yerler yeni kültürler falan…”

diye uçsuz bucaksız hayallere kapıldı ve soluğu ailesinin yanında aldı.

Fakat o da ne? Karşılarına oturduğu an anladı ki, bu iş hiç de kolay olmayacak.

Biricik çocuklarından ayrı kalmak mı, işin maliyeti mi derken aileler bu işe aşırı önyargılı bakmaya başladı, gençler de hayalleri yıkılmış bir şekilde odalarına yollandı…

İşte siz de bu gençlerden biriyseniz ve senaryonuzun böyle olmasını istemiyorsanız, buyrun size aile ikna etmelik öneriler… Artık kendi ailenize göre evirip çevirip kullanın, hayallerinize ulaşın!

  • Azıcık Araştırma

Yani tabi ki işin belli bir kısmında gezelim görelim hevesi yatıyor, malum onca gezip duran eğlenen öğrenci fotoğrafları ortalıkta gezince insan kendi de istiyor ama asıl olayımız okumak. Orada eğitiminizin yanında gezmelik vaktiniz olacağını bilerek araştırmanızı yapın. İyi okullar bulun, onları arayın, bilgiler alın. Bu sayede aileniz de bu işle ciddi bir şekilde ilgilendiğinizi ve istediğinizi farkeder, onlarla konuşmaya gittiğinizde elinizde somut bilgiler olur ve sorularını başarıyla cevaplarsınız.

  • Seçenekleri Değerlendir

Artık tek bir okulun belli bir programı yok. O kadar çok okul, o kadar çok farklı programlar var ki; 1 haftadan koca bir akademik yıla kadar değişebilen, içerisinde çeşitli imkanları olan, yani kısacası ne kadar öğrenci varsa neredeyse onlar kadar çeşitlendirilmiş programlar bulunmakta. Bu yüzden araştırırken ne istediğinizi önceden belirleyin, kıstaslarınıza göre okul seçin ve ailenizin karşısında farklı seçeneklerle çıkın.

  • İşini Sağlama Al

Okul bulmak iyi de, ailenizin yanına gidip fikri açmaya başlayınca gelecek en baba sorulardan biri de fiyat olacak. Eh yani onlar da haklı sonuçta para onların cebinden çıkacak, neye ne kadar harcayacağını bilmek isterler. O yüzden okul araştırırken napıyoruz, fiyatların ailemize uygun olup olmadığına dikkat ederek seçenek daraltıyor ve en önemlisi de burs araştırmasına girişiyoruz. Seçtiğiniz okul size burs sağlıyor mu? Gideceğiniz ülkenin yabancı ülkelere verdiği burslar var mı? Bu burslar neleri kapsıyor? Bu soruların cevabını iyice öğrenip karşılarına çıkın.

  • Sor

Çocuğunu uzaklara göndermek kolay değil. Tabi ki aileniz sizin hakkınızda oldukça endişelenecek. Nerede kalacaksınız, güvenli mi, ne yenir, nelerle karşılaşılır… Tüm bu sorular, konuyu onlara açtığınız an pat pat size sorulacak. Ama zaten siz de bunları merak edersiniz, öyle körü körüne bir yere gitmeyi düşünmezsiniz heralde; o yüzden ailenizin size yöneltebileceği tüm o sorular aslında sizin de aklınızdan geçiyordur. Bunun için aklınıza gelenleri kenara not alın, okulların internet sitelerinde çoğu bilgi bulunmaktadır fakat bulamazsanız mail atın, arayın ve cevaplarınız hazır şekilde ailenizle konuşmaya başlayın.

  • Bilene Danışın, Danıştırın

Sonuçta bu yurt dışı işleri yeni başlayan olaylar değil. Uzun yıllardır insanlar bunun üzerinde çalışıyor, öğrenciler gidip geliyor. Emin olun bunca insanın arasında ailesi en az sizinki kadar endişeli ve meraklı olan vardır. Bu yüzden, yurt dışı eğitim ofislerinden yardım alın. İnanın onlar da her gün pek çok öğrenci ve ebeveynle konuşuyor, onlara bilgi veriyor ve endişelerini gideriyor. Gidin kafanızdaki endişeleri paylaşın, hatta ailenizi de götürün ve olayı bir de profesyonellerden dinlesinler. İçleri rahatlayacaktır.

Son olarak, “Yurtdışında okuyacaksın da ne olacak yani?”, sorusuna hazırlıklı olun. Çünkü zaten içleri sizi yollamaya elvermiyor ve bu yüzden ön yargılılar. O nedenle bu hevesinize anlam da veremeyecekler. Ama onlara, yurt dışı eğitiminin size burada almış eğitimin çok farklısını belki de sunmayacaklarını, fakat buradaki üniversitelerin size kazandıramayacakları başka şeyleri; hayata bakışınıza, sosyal ilişkilerinize, dilinize, kariyerinize sağlayacağı büyük katkıları anlatın. Deneyimleyeceklerinizin, tanışacağınız insanların, sorunlarla baş edebilmenin önemini gösterin. En önemlisi de bunu gerçekten yapmak istediğinize onları ikna edin. Eninde sonunda sizin hevesinize ortak olacaklardır. Şimdiden kolay gelsin!

Avrupa’da üniversite öğrencisi olmak adlı blog sayfamızı ziyaret ederek Avrupa’da sizi nasıl bir öğrenci hayatının beklediği hakkında bilgi alabilirsiniz.

Küçük Yaşta Dil Eğitimi

Çoğu ülkede çocuklar 10 yaşında ikinci yabancı dil eğitimi almaya başlıyor …

Yurtdışında Eğitim Alırken Uğrayacağınız 10 Gezi Durağı

Dünya kocaman ve gençlik sokaklarda, caddelerde, yeni yeni şehirleri keşiflerde. Biz de size 10 gezilesi şehri yazdık ki yurt dışındaki eğitiminiz süresince bu şehirleri gezip görmedik demeden turunuzu bitirmeyin!

Londra – İNGİLTERE

Londra uluslararası kültür ve iş merkezi olarak görülür. Her ne kadar ciddi insanların ve Buckingham Sarayı, The Royal Family, Westminster Abbey gibi ciddi mekanların şehri gibi görülse de Londra inkar edilemeyecek derecede gençliğin yaşam enerjisiyle de doludur.

Sky Garden, Londra

Sky Garden, Londra

Şehrin duvarları Banksy gibi ünlü bir graffiti ustasının tuvali haline gelmiştir. Londra alışılmadık sokak sanatlarıyla yenilenmeye devam etmektedir.

British Museum’da günlerinizi geçirebilir, Damien’s Hirst restoranında formaldehit ile dondurulmuş gerçek bir inekle bakışarak yemeğinizi yiyebilirsiniz. Hızlı ve gösterişli bir yurt dışı eğitimine imza atmak istiyorsanız Londra sizi bekliyor!

Paris – FRANSA

Hiç kimse bir şeyleri Fransızlar gibi yapamaz ve de hiç bir yer Paris’ten daha Fransız olamaz. Bu metropol şehir, kültürün ve modanın başkenti sayılır. Gece ve gündüzlerinizi arkadaşlarınızla dışarı çıkıp Seine Nehri’ni izleyip hamur işlerini mideye indirerek geçireceksiniz.

Eyfel Kulesi, Paris

Eyfel Kulesi, Paris

Öncelikle, Eyfel Kulesi ve Arc de Triomphe’u bir gezin, ordan Louvre’da bir güzel kaybolun. Paris’te herkese bir şeyler var.

Audrey Hepburn’un de dediği gibi ‘Paris her zaman doğru fikirdir.’

Nice – FRANSA

Nice, caddelerinde kaybolmak için harika bir şehirdir. 18. Ve 19. yüzyılda İngiliz üst sınıf ziyaretçileri açısından popüler olan güney Fransa’nın cennetidir, şimdilerde dünyanın her bir yerinden genç güruhunu da kendine çekmeyi başarıyor.

Promenade des Anglais, Nice

Promenade des Anglais, Nice

Boş zamanlarınızda caddeleri keşfedebilir, antikacılardan alış veriş yapabilir, Fransa’ya özel yemekleri tadacağınız Cours Saleya Outdoor Market’e uğrayabilir ya da sahilde bütün gün güneşlenmenin tadını çıkartabilirsiniz.

Nice eski zamanın zenginliği ve eğlencesini bir araya getirerek çağdaş bir atmosfer yaratmayı başarıyor. Sanatla, yaşam enerjisiyle ve mükemmel havayla bir araya gelmek için bir yazınızı Nice’te geçirmelisiniz.

Berlin – ALMANYA

Berlin Duvarı’nın yıkılışından beri şehir karmaşayla hayat bulmuş ve önemli bir cazibe merkezi haline gelmiştir.

20.yüzyıl Berlin’in bölünmesinin ve tekrar bir araya gelmesine şahit oldu ve bu olaylar Berlin’e hiçbir yerde bulamayacağınız kaosun hakim olduğu bir kalite verdi. Alternatif ve yaratıcı hayatını peşine takıp getirmiş gençleri bol bol bulacağınız Berlin, yurt dışında okumak adına vakit geçirebileceğiniz en harika yerlerden biri.

Brandenburg Kapısı, Berlin

Brandenburg Kapısı, Berlin

Göz alıcı binalarının yanında, Berlin’de tarihin izleriyle birlikte harabeye dönmüş ya da  anma için orjinalliği korunmuş anıtları gezmeden dönmeyin. Berlin’in kendine özgü yaratıcı ve değişime hazır atmosferiyle tanışın.

Roma – İTALYA

Roma zengin bir tarihe sahip; koca bir impartorluğa başkent olan, tarihteki birçok önemli figüre ev sahipliği yapan ve kardeşlerin galibiyet uğruna birbirini katlettiği şehirdir.

Kolezyum, Roma

Kolezyum, Roma

İlkçağlardan Rönesans’a kadar Roma, hakimiyetin ve gücün merkezi sayılmıştır. Şimdilerde de gezmek ve yurt dışında okumak adına en çok tercih edilen yerlerden biri. Roma çokça tarihi kalıntılara, mükemmeler kilise ve müzelere sahip oluşuyla ziyaret etmek isteyenlerin dikkatini çekmeyi başarıyor.

Roma, yaşam enerjisiyle ve kültürle dolu bir merkez olma özelliğiyle modern ve metropol bir şehirde yaşamdan bekletilerinizi karşılamaya oldukça hazır. Roma‘dan İtalyan yemeklerine aşık olarak döneceksiniz.

Floransa – İTALYA

Floransa Rönesansın doğuşu ve Orta Çağlardaki uygarlıklarıyla bilinirler. Duomo olarak da bilinen Basilica di Santa Maria del Fiore 600 yıllık bir çalışmanın ürünü ve sürekli gelişmeye devam eden sanatın kalıcı bir parçası şehirde bulunur.

Floransa da arkadaş canlısı ve rahat atmosferiyle yurt dışında okumak için tercih edilen şehirlerden biridir. Buranın zengin tarihinin yanında en önemlisi de bu yoğun tarihi atmosferin içinde kendinizi dahi keşfetmeyi başarabilirsiniz. İtalyanca’nızı kahve ve gelato keyfi yaparken pratik edebilirsiniz.

Floransa Katedrali, Floransa

Floransa Katedrali, Floransa

Modern İtalyanca’yı geliştiren ünlü şair Dante Alighieri’yi yetiştiren şehirdir. Floransa’ya özel Crema di Grom’u Michelangelo’nun David’inin gölgesi altında denemeden de dönmemeye çalışın deriz.

Barselona – İSPANYA

Katalan hayatıyla tanışmak mı istiyorsunuz Barselona’ya koşun gelin. Bu hareketli sahil kenti yazın bütün güzelliklerini bir araya getirmeyi başarıyor.

Barselona hemen sizi sarıp sarmalaycak bir şehirdir. Bisikletle yapacağınız bir tur sizi eski sanat eserlerine, güzel binalara ve tarihi mekanlara götürecek. Muhteşem yemekleri tadacağınız restaurantları da unutmamak lazım tabii.

Casa Batlló, Barselona

Casa Batlló, Barselona

Pablo Picasso, Antoni Gaudi ve Salvador Dali’nin esintilerini bol bol göreceksiniz. İspanyolcanızı geliştirmeniz ve muhteşem bir enerjiyle geri dönmeniz için Barselona doğru adres.

Malaga – İSPANYA

2800 yıllık tarihiyle Malaga oldukça seçkin ve cazibe merkezi. Dünyanın en eski şehirlerinden biri olarak Malaga, İspanyol kültürüne hakim olmak isteyenler için mimarisiyle yüzyıllar boyu çeşitlilik gösteriyor.

La Malagueta, Malaga

La Malagueta, Malaga

Yürüyerek ya da bisikletle şehrin estetik yapısına hayran kaldıktan sonra kendinizi sakin plajlara atıp dinlenmenin, yüzmenin ve leziz sardalyaların tadını çıkartabilirsiniz.

Şehrin ortasında bulunan gerçek Roma tiyatrosundaki açık hava gösterilerini kesinlikle kaçırmayın, 14.yüzyıldan kalma Gibralfaro kalesinin bahçelerini keşfedin ve Mitjana Meydanında yeni insanlarla tanışmanın tadını çıkarın.

Playa del Carmen – MEKSİKA

Meksika, Aztek, Maya ve İspanyol kültürünü harmanlamış kendine özgü kültürüyle bilinen bir şehir, Playa del Carmen. İspanyolca dilini geliştirmenin yanında lezzetli yemekleri, sömürge sonrası toplulukları, doğal güzellikleri ve tarihi mekanları keşfetmek için de gidilmesi gereken ideal bir Latin Amerika ülkesidir.

Playa del Carmen, Meksika

Playa del Carmen, Meksika

Havası bütün bir yıl güzel olsa da yaz ayları vazgeçilmezdir. Playa del Carmen kilometrelerce uzanan muhteşem sahilleri ve tertemiz Karayip deniziyle oldukça tercih edilesi.

Playa del Carmen; Tulum, Uxmal, Chichen, İtza gibi tarihi yerlere kısa bir uzaklıkta sosyal aktiviteleri bol hem de güvenli bir yerde kalmak isteyenlerin aradığı bir şehir. Derslerde olmadığınız vakitlerde yeni keşiflerde bulunabilir, birçok partiye katılabilirsiniz.

San Jose – KOSTA RİKA

San Jose, devlet korumasıyla doğal güzelliklerini sergilemeye devam eden bir şehir. Hareketli bir ülkenin hareketli ve canlı başkenti de diyebiliriz, San Jose için. Derslerde olmadığınız zaman Kosta Rika’nın muhteşem plajlarını ve yerel yemeklerini keşfedebilirsiniz.

San José, Costa Rica

San José, Costa Rica

Bu şehir, alışılmışın dışında çalışmalar ile doludur. Sömürge zamanından kalma konaklarında sergilenen çağdaş sanat galerini gezin ve sokaklarda çok sayıda bulunan grafitilerin keyfini sürün.

Avrupa’da üniversite öğrencisi olmak adlı blog sayfamızı ziyaret ederek Avrupa’da sizi nasıl bir hayatın beklediği hakkında bilgi alabilirsiniz.