Geleceğin Meslekleri

Dünya Sıralamasına Girmiş İspanya’daki En İyi 5 Üniversite

Avrupa’da Üniversite Öğrencisi Olmak

Sanıyorum ki şimdiye kadar herkesin aklından en az bir kere “yurt dışında okusam” fikri geçmiştir. Neyse ki günümüz şartlarında bu fikri hayata geçirmek hiç de zor değil.

Gerek gelişen teknoloji ağı sayesinde yurt dışındaki üniversitelerle hızlı bir şekilde bağlantıya geçebilmek, gerekse kültür alışverişinin günümüz dünyasındaki yadsınamaz artışı, yurt dışında, özellikle de Avrupa’da okumayı oldukça kolaylaştırıyor.

Her ne kadar en başta yabancı bir ülkeye adım attığınızda kendinizi yalnız hissetseniz, anlaşılmadığınızı düşünseniz ya da kaybolduğunuz duygusuna kapılsanız da bunların hepsini çok geçmeden sınıftaki arkadaşlarınızın destekleriyle, okul içinde ve dışında düzenlenen etkinliklere katılarak atlatacaksınız. Özellikle her üniversite eylül ayında, henüz dersler başlamadan önce, tüm fakültelerden öğrencilerin kaynaşması için “Yeni Öğrencilere Merhaba” günleri düzenler, bu günlere katılmak veya genellikle ağustos ayında başlayan dil kurslarına kayıt olmak uyum sürecinizi de hızlandıracaktır.

Özellikle öğrenim için gittiğiniz ülkenin dilini bilmiyorsanız, öğreniminizi o dilde yapmayacaksanız bile dil kurslarına katılmanızın yararınıza olacağını düşünüyorum. Özellikle diline hiçbir şekilde aşina olunmayan ülkelerde bir iki kelime öğrenmek hem büyük kolaylık olacaktır, hem de gerektiğinde öğrendiğiniz bu yeni dilde karşınızdaki selamlamak ya da teşekkür etmek oldukça sempatik gözükecektir).

Yurt dışında öğrenim görmenin artıları nelerdir?

  • Yabancı dilinizi yerinde geliştirme veya yeni diller öğrenme fırsatı;
  • Yeni kültürler tanıma ve çevrenizi geliştirme olanağı;
  • Yurt dışında staj ve çalışma olanağı;
  • Başka ülkelere rahatlıkla seyahat imkânı;
  • Dünyaya açılmak, ön yargılardan kurtulmak.

Bir üniversitedeki lisans veya yüksek lisans programına kayıt olarak yerel öğrencilerin faydalandıkları fırsatlardan yararlanabilir, hatta bir döneminizi değişim programıyla başka bir üniversite ya da ülkede de geçirebilirsiniz.

Alacağınız öğrenci vizesi sayesinde pek çok Avrupa ülkesinde öğreniminiz sırasında çalışabilirsiniz. Ayrıca bulunduğunuz ülkedeki bir üniversite programından mezun olduktan sonra öğrencilere genellikle 6 ay ile 1 yıl arasında, iş arayabilmeleri için ek vize verilir.

Pek çok üniversite programında zorunlu staj vardır. Bu da size mezun olduktan sonra da çalışabileceğiniz şirketlerin kapısını aralar.

Dikkat edilmesi gerekenler

Yazının başında da söylediğim gibi, artık öylesine küresel bir dünyada yaşıyoruz ki her şey elimizin altında, her bilgiye hemen ulaşabiliyoruz. Elbette pek çoğumuz gideceğimiz ülkeyle ilgili bilgi toplamak, örf ve adetleri öğrenmek için internetten faydalanıyoruz. Artık her ülkeyi geçtim, her şehir için “kesinlikle yapılmaması gerekenler” ya da “söylenmemesi gerekenler” diye listeler oluşturmak oldukça moda. Yine de benden tavsiye, gideceğiniz ülkeyi seçerken, çoğu önyargılar içeren ya da belirli klişelere göre oluşturulmuş listelere çok da takılmayın; çünkü buralara adım attıktan sonra çoğunun doğru olmadığını kendi gözlerinizle göreceksiniz (bkz. “Finler hiç konuşmazlar”, gayet de çok konuşuyorlar) yine de bazılarının gerçeklik payı da yok değil (bkz. “Norveç’de hamburger çatal bıçakla yenir”, çocuklar bile çatal bıçakla yiyiyordu).

Harcamalar/Masraflar

Yurt dışında lisans ya da en az iki yıllık yüksek lisans yapmayı düşünüyorsanız öğrenciliğinize paralel olarak çalışma olanaklarını da değerlendirmenizde yarar var. Böylelikle hem harcamalarınızı karşılayabilir, hem dilinizi geliştirebilir, hem de okuyacağınız bölümle ilgili bir yerde çalışıp deneyim kazanabilirsiniz. Okuyacağınız ülkenin para biriminde ve şartlarında maaş kazanıyor olmanın size pek çok artısı olacaktır. Örneğin İsviçre’de yapacağınız staj sırasında aylık 1.500 € kazanıyor olmanızla, Fransa’da yapacağınız bir stajda alacağınız aylık 600 € arasında pek bir fark yoktur; çünkü Fransa’da aylık 400 €’ya öğrenci yurdunda bir odaya rahatlıkla çıkabilirken, İsviçre’deki yurt fiyatları iki kişilik odalar için bile kişi başı 1.400 €’yu bulabilmektedir (örnekte kullandığım rakamlar oranları vermek için düzenlenmiştir, maaşlar gerçekte farklılık gösterebilir).

Yurt dışında yapılan masraflar elbette ülkeden ülkeye ya da kişiden kişiye değişiklik gösterecektir. Her öğününü dışarıda yemeği tercih eden biriyle, kendi yemeğini evde/yurtta pişiren bir öğrenci aynı harcamaları yapmayacaktır. Yine de genel bir gözlem için aşağıdaki tabloya bakılabilir:

Harcama Türü Harcanan Miktar (Aylık)
Oda/Yurt/Ev Kirası 500 €
Yiyecek-İçecek/Temel İhtiyaçlar 300 €
Telefon 25 €
Ulaşım 50 €
Eğlence 100 €
Diğer 75 €
Toplam: 1.050 €

Bu tabloya ek olarak, pek çok üniversitenin özellikle çalışmayan öğrenciler için burs olanakları sağladığını veya sizi en azından kayıt harçlarından muaf tuttuklarını söylemekte fayda var. Ayrıca okula yürüyerek gitme olanağına sahip olmak, yemeği evde pişirmek veya birden fazla kişiyle eve çıkmak gibi yapacağınız küçük değişikliklerle aylık harcamanızı daha da düşürebilirsiniz.

Konaklama olanakları

Konaklama olanakları da ülkeler arasında oldukça farklılık gösterebilecek bir diğer konu. Örneğin İsviçre’nin Cenevre şehrinde genel olarak daire bulmak oldukça büyük bir sıkıntı olduğundan yurtlardaki odalar da hemencecik tükeniyor. Ancak buna bağlı olarak evindeki bir ya da birden çok odayı kiralayan pek çok kişi var. Ya da Belçika’da pek çok öğrencinin bir arada kaldığı iki-üç katlı evler var. Yurt değiller ancak her evin odasında bir kişi kalacak şekilde düzenlenmiş büyük müstakil evler olabiliyor.

Yine de konaklama için bakılabilecek kaynakları şöyle sıralayabiliriz:

  • Hemen her üniversite ya da şehir o bölgede bulunan yurtların bir listesini tutar. Eğer internette bulamıyorsanız öğrenci işleriyle irtibata geçebilirsiniz.
  • Üniversitedeki panolara asılan ya da yerel gazetelerdeki ilanları takip edebilirsiniz.
  • Mail grupları ve ilgili Facebook sayfalarını takip edip yardım isteyebilir ya da sizinle aynı durumda olan öğrencilere ulaşıp birlikte eve çıkmayı teklif edebilirsiniz.
  • İnternette ev ilanı verilebilen güvenilir sitelere bakabilirsiniz (elbette siz siz olun önceden ödeme talep eden veya olurundan çok daha ucuza güzel odalar kiralayanlara dikkat edin.)

Son olarak, üniversite eğitimi için artık geç kaldığınızı düşünüyor olsanız bile dil öğrenimi veya belirli bir alanda uzmanlaşma gibi sertifika programlarına katılarak da yurt dışında okuma hayalinizi gerçekleştirebilirsiniz.

Dünyanın önde gelen Moda Tasarımı okulları

Yurt dışında moda tasarımı okuyarak moda endüstrisine yaratıcı katkılarda bulunmak, çağdaş moda yaklaşımlarını uluslararası bir arenada deneyimleyerek bu alanda önemli bir yer mi edinmek istiyorsunuz? İtalya mı Fransa mı A.B.D mi Birleşik Krallık mı? Yurt dışında moda tasarımı konusunda rüşdünü ispatlamış en iyi okullar derlemesi ile karşınızdayız! Moda tasarımı, içinde pek çok branş barındıran bir alandır. Hangi okulda hangi branşlarda yetkinleşebilirsiniz, gelin inceleyelim

The Fashion Institute of Technology (New York)

Birçokları için Moda tasarımı eğitimi denince ilk akla gelen okul olan FIT’i, moda alanının MIT’isi olarak da duyabilirsiniz. The Fashion Institute of Technology, New York’ta modanın kalbi olan Seventh Avenue’de verdiği eğitim ile 1944’den beri moda dünyasına birbirinden başarılı isimler kazandırmaya devam ediyor. Calvin Klein, Ralph Rucci, Nina García gibi isimler FIT’den mezun olan profesyonellerden yalnızca birkaçı. FIT, trendlere yön veren bir okul olmasının yanı sıra moda endüstrisi ile olan sıkı bağları sayesinde, alandaki hızlı değişimlere her daim vâkıf öğrenciler yetişmesini sağlıyor. FIT öğrencisi olarak Donna Karan, Ralph Lauren, Calvin Klein ve Tommy Hilfiger gibi firmalarda staj yapmak hayal değil! FIT, Moda Tasarımı içinde aksesuar dizaynı, moda yönetimi, tekstil/yüzey tasarımı gibi pek çok alanda uzmanlaşma imkanı sunuyor.

Lisans ücreti: Dönemlik $10,396

London College of Fashion (Londra)

London College of Fashion dünyanın önde gelen moda okullarından biridir. Modanın hızla dönüşen dünyasına yaratıcı ve başarılı bireyler yetiştirir. LCF, geçmiş moda yaklaşımlarını sorgulayarak, ekolojik bir bakış açısıyla, sürdürülebilir tasarımlar yaratan, değişen sosyal ve politik gündeme meydan okuyan, özgün ve iddialı öğrenciler yetiştirmeyi hedefleyen bir okuldur. Moda yönetiminden, tasarımına; moda kürasyonundan, fotoğrafçılığına dek geniş perspektiften 60 lisans programı sunan LCF’nin, dünya çapında ileri gelen moda endüstrileriyle sıkı ilişkileri bulunması da öğrencilerine önemli bir ayrıcalık sunar.

Lisans ücreti: Yıllık  £19,930

Central Saint Martins (Londra)

University of the Arts London’ın bir parçası olan Central Saint Martins Londra’daki bir diğer en önemli moda okulu. Fashion Design with Knitwear, Fashion Design with Marketing, Fashion Print, Fashion Communication: Fashion Journalism gibi oldukça çeşitli sklada programlar sunan Central Saint Martins, yenilikçi, yaratıcı ve rekabetçi atmosferiyle moda dünyasının önde gelen isimlerinin yetişmesini sağlıyor ve L’Oreal Professionel, Christian Dior, Louis Vuitton gibi önemli markalarla işbirliği sunuyor.

Lisans ücreti: Yıllık US$27,500

ESMOD (Paris)

Moda’nın en önemli başkentlerinden biri olan Paris’in yaratıcı atmosferinde bulunan ESMOD, 170 yıldır modanın en önemli aktörlerini yetiştiriyor. ESMOD Moda Tasarımı programında bir yandan harika teknik beceriler kazanırken bir yandan da yaratıcılığınızı geliştirebilir ve programın son yıllında moda endüstrisinin çeşitli arenalarında giyim ve aksesuar tasarımı koleksiyonları yaratabilmek üzere spesifik bir pazar alanı üzerinde uzmanlaşabilirsiniz. Program, temelde tasarım ve kalıp oluşturma alanlarına yoğunlaşıyor; bunun yanı sıra çizim, illüstrasyon, trend analizi, tekstil, sanat ve kostüm tarihi, photoshop gibi çeşitli ders opsiyonları sunarak tam donanımlı olarak yetişmenizi sağlar.

Lisans ücreti: Dönemlik 10 700 €

Istituto Marangoni (Milano)

İtalya’da Moda okulu diyince ilk akla gelen okullardan biri olan Istituto Marangoni, modanın kalbi Milano’nun yanı sıra Paris, Floransa, Londra ve Şanghay ve Shenzen’de de okuma imkanı sunmaktadır. 1935’ten bu yana eğitim veren kurum, 106 farklı ülkeden 4000’in üzerinde öğrenci ağırlamaktadır. Teknik ve teorik eğitimin bütüncül olarak verildiği Moda programı; moda tasarımı, moda endüstrisi, giyim ve takı tasarımı gibi derslerin yanı sıra temel materyal ve kumaş bilgisi, tasarım süreçlerinin uygulamalı araştırmaları, serbest çizim gibi pek çok  konuda da dersler sunmaktadır.

Lisans ücreti: Yıllık € 24.230

Bunka Fashion College (Tokyo)

1923 yılında kurulan ve dünyanın en prestijli moda okullarından biri olan Bunka Fashion College, Japonya’nın ilk moda okuludur ve 80 yıldır dünyada moda eğitiminin en önemli kurumlarından biri olma özelliği taşır. Global bir perspektif sunan okul, gelişen teknolojileri göz önünde bulundurarak moda tasarımı dünyasına yeni yaklaşımlar sunuyor. Bunka Fashion College bünyesinde pek çok ülkeden öğrenci bulunmaktadır ancak başvurmak isteyen adayların Japanese Language Proficiency Test’inde 2. seviyeyi geçmesi beklenmektedir.

Lisans Ücreti: Yıllık 33,000 yen

 

 

Hollanda’da Psikoloji Eğitimi

İnsan beyni nasıl çalışır? Neye, neden, nasıl karar veririz? Psikoloji insan zihnini ve davranışlarını inceleyen ve bu incelemenin hayatın her alanında ihtiyaç duyulduğu bir disiplin. Bu nedenledir ki Psikoloji hem Türkiye’de hem de dünyada en çok tercih edilen bölümler arasında.

Sosyal Bilimlerin her alanında olduğu gibi iyi bir üniversite iyi bir kariyer demek. Hepimiz dünyaca tanınmış bir üniversitede eğitim görmek istiyoruz. Yüzümüzü hemen Avrupa’ya döndüğümüzde bizi en çok düşündüren konu ise dil problemi. Eğer Fransızca bilmiyorsanız Fransa’da herhangi bir alanda lisans eğitimi alabilmek neredeyse imkansız. Bu noktada karşımıza çıkan en ideal seçeneklerden biri Hollanda. Hollanda sunduğu 2000’den fazla İngilizce lisans ve yüksek lisans programıyla, Kıta Avrupası’nda birinci sırada yer alıyor.

Hollanda’da Psikoloji lisans eğitimi 3 yıl; ardından 1 ya da 2 yıl da yüksek lisans eğitimi sürer. Klinik Psikoloji için Yüksek Lisans eğitimini tamamlamanız şarttır. Biz bu yazımızda sizler için özellikle – İngilizce program bulmak daha zor olduğu için – İngilizce Psikoloji Lisans eğitimi veren üniversiteleri derledik.

 

University of Amsterdam

Amsterdam’ın merkezinde yer alan kampüsünde psikoloji eğitimi sunan Amsterdam Üniversitesi dünya sıralamasında Hollanda üniversiteleri içinde ilk sırada yer alıyor. Donanımlı laboratuvar imkanlarıyla, psikoloji araştırmalarında oldukça önde geliyor. Dünyanın diğer prestijli üniversiteleri ile anlaşmaları olan Amsterdam Üniversitesi, sizlere ilerleyen senelerde farklı bir ülkede de eğitim imkanı da sunuyor.

Leiden University

Leiden Üniversitesi psikolojinin alt dallarını tanıyarak, ikinci senenin ikinci döneminden itibaren eğitiminizi kariyerinize devam etmek istediğiniz yöne doğru şekillendirme imkanı veriyor. Küçük gruplardan oluşan sınıflar sizlere aktif bir katılım imkanı sağlıyor. Mezun olduktan sonra Yüksek Lisans programına devam edebilme imkanı sağlayan program, kariyeriniz için çok iyi bir basamak olacak.

Erasmus University Rotterdam

Psikoloji Biliminde hem teorik hem de pratik yaklaşımlarla ilerlemenizi sağlayacak bir okul olan Erasmus University Rotterdam, problem bazlı öğrenme metodu uygulamaktadır. Dünyanın dört bir tarafından gelen 200’den fazla yabancı öğrencisi ile uluslararası bir atmosferde eğitim alma imkanı bulacaksınız.

University of Groningen

Groningen Üniversitesi’nde İlk senenizde genel, biyolojik, gelişim, kişisel ve sosyal psikoloji konularına giriş yapılır. İkinci sene klinik psikoloji, bilişsel psikoloji, klinik nöropsikoloji gibi alanları tanıma şansı yakalarsınız. Araştırma yöntemleri ve istatistik dersleriyle birlikte akademik anlamda tam donanımlı hale gelirsiniz.

Maastricht University

Bazılarımız sadece insanlar neden ve nasıl böyle düşünür ve davranır sorusuyla yetinmezler, zihin ve davranışlara nasıl müdahale edilir sorusuyla da ilgilenirler. Bu noktada, Maastricht Üniversitesi lisans eğitiminde sizlere hem bilişsel hem de biyolojik psikolojiyi birlikte sunar. Problem bazlı öğrenme tekniği ile, küçük gruplarla interaktiv olarak derslere katılım ve bireysel çalışma imkanı bulursunuz.

Vrije University Amsterdam

Programın ilk iki yılında, psikoloji alanında ve metodoloji konusunda geniş bir bakış açısı kazanacaksınız. İkinci yılın sonuna doğru ise, ilgi alanınıza göre bir konu seçerek uzmanlaşma fırsatına sahip olacaksınız. Bu da sizlere gelecek yıllarda kariyerinizi kendi çizeceğiniz yönde ilerleyebilmeniz için bir temel oluşturacak.

Tilburg University

Tilburg Üniversitesi sizlere kariyerinizi yönetmenize imkan verecek bir program oluşturma fırsatı sunuyor. Hollanda’da ekonomik, adli ve medikal psikoloji alanlarında uzmanlık imkanı sağlayan nadir kurumlardan birisi olan okul, çokuluslu ve küçük sınıflarda interaktif eğitim imkanının yanı sıra mentörlük sistemi ile çalışmalarınızda profesyonel destek alıyor olacaksınız.

İngiltere’de Hukuk Yüksek Lisansı: Hangi Üniversite?

Dünyanın en eski ve en prestijli üniversitelerinde eğitim görmek isteyen öğrenciler, hukuk yüksek lisansı için en popüler ülke olan İngiltere’yi tercih ediyorlar. Çoğunlukla en iyi programlar bir finans ve teknoloji başkenti olan Londra’da bulunsa da aslında Birleşik Krallık’ın tamamı bir hukuk yüksek lisans programı cenneti! Ülkede en çok tercih edilen uzmanlık alanlarının Bankacılık & Finans Hukuku, Enerji Hukuku ve Rekabet Hukuku olmasına rağmen, sunulan programların çeşitliliği sizi şaşırtabilir. Şimdi gelin sizi hukuk yüksek lisansı için tavsiye edebileceğimiz birkaç okulla ve burs imkanlarıyla tanıştıralım.

1.Queen Mary University of London

Ne olursa olsun Londra’dan vazgeçemem diyenler için en önemli tavsiyemiz Queen Mary. 1965 yılında açılan Hukuk Fakültesi, hızla büyüyerek İngiltere’deki en prestijli hukuk fakültelerinden biri haline gelmiştir. Okul The Guardian gazetesinin en iyi hukuk okulları listesinde her sene yer almaktadır ve 2019 yılı için Londra’daki en iyi dördüncü okul seçilmiştir. Okul şu anda 20’den fazla hukuk yüksek lisans programı sunmaktadır. 

2.University of Edinburgh

İskoçya’nın yeşilliği ve temiz havası beni çalışmak için daha çok motive eder diye düşünüyorsanız da tabii tercihiniz Edinburgh Üniversitesi olmalı. Hukuk Fakültesinin kuruluşunun 1707 yılına tekabül ettiği bu neredeyse ‘antik’ üniversite hala İskoçya’daki en iyi okuldur. Ticaret Hukuku, Avrupa Hukuku, İklim Değişikliği Hukuku gibi çok çeşitli alanlarda yüksek lisans programları bulabileceğiniz bir portföyü var.   

3.University of Durham

Kuzeydoğu İngiltere’deki Durham Üniversitesi, araştırma alanındaki başarısıyla güçlü bir üne sahip bir okuldur. İş hayatına atılmak yerine, ben akademik kariyer yapacağım diyorsanız, size önerimiz Durham Üniversitesi olacaktır. Okul, diğer seçeneklerin yanı sıra Uluslararası Ticaret Hukuku, Uluslararası Hukuk, Yönetişim ve Şirketler Hukuku alanında yüksek lisans programları sunmaktadır. 

4.University of Nottingham

İngiltere’nin merkezinde yer alan Nottingham Üniversitesi’nin Hukuk Fakültesi, ülkenin önde gelen hukuk araştırma merkezlerinden birisidir. Okulun, İnsan Hakları Hukuku, Deniz Hukuku, Uluslararası Kamu Hukuku ve daha birçok alanda çeşitli yüksek lisans programları bulunmaktadır.

5.University of Bristol

Hiçbir şüpheye yer yok; Bristol hukuk eğitimi almak için harika bir şehir! 2017’de şehir, The Sunday Times’a göre İngiltere’de yaşamak için en iyi şehir seçilmiştir ve aynı zamanda Londra’ya yakınlığı dolayısıyla çok da uygun bir şehir. Ticaret Hukukundan Avrupa Hukukuna kadar bir dizi hukuk yüksek lisans programı bulunmaktadır.   

Okullar iyi hoş da, peki burslardan ne haber?

  • Avrupa Birliğinin başarılı Türk öğrencileri desteklemek için vermiş olduğu Jean Monnet bursunu değerlendirebilirsiniz.
  • Ayrıca her bir okulun kendi internet sitesinde scholarship and financial aid kısmında okulların kendisine ait çeşitli burslar bulabilirsiniz.

Bunların dışında da okulun çeşitli burs programları mevcut. Gerekli şartları sağladığınız takdirde burslara başvurmamak hata olur.

İngiltere’de En Uygun 10 MBA Programı

Yurtdışı Eğitiminiz Sırasında Gitmek İsteyeceğiniz 10 Gezi Durağı

Dünya kocaman ve gençlik sokaklarda, caddelerde, yeni yeni şehirleri keşiflerde. Biz de size 10 gezilesi şehri yazdık ki yurtdışındaki eğitiminiz süresince bu şehirleri gezip görmedik demeden turunuzu bitirmeyin!

LONDRA (İNGİLTERE)

Londra uluslararası kültür ve iş merkezi olarak görülür. Her ne kadar ciddi insanların ve Buckingham Sarayı, The Royal Family, Westminster Abbey gibi ciddili mekanların şehri gibi görülse de Londra inkar edilemeyecek derecede gençliğin yaşam enerjisi ile de doludur.


Şehrin duvarları Banksy gibi ünlü bir grafitti ustasının tuvali haline gelmiştir. Londra alışılmadık sokak sanatlarıyla yenilenmeye devam etmektedir.


British Museum’da günlerinizi geçirebilir, Damien’s Hirst restaurantında formaldehit ile dondurulmuş gerçek bir inekle bakışarak yemeğinizi yiyebilirsiniz. Hızlı ve gösterişli bir yurtdışı eğitimine imza atmak istiyorsanız Londra sizi bekliyor!

PARİS (FRANSA)

Hiç kimse bir şeyleri Fransızlar gibi yapamaz ve de hiç bir yer Paris’ten daha Fransız olamaz. Bu metropol şehir, kültürün ve modanın başkenti sayılır. Gece ve gündüzlerinizi arkadaşlarınızla dışarı çıkıp Seine Nehri’ni izleyip hamur işlerini mideye indirerek geçireceksiniz.

Öncelikle, Eyfel Kulesi ve L’Arc de Triomphe’i bir gezin, ordan “Love Lock Bridge’’e siz de bir kilit ekleyin ve ordan da Louvre’da bir güzel kaybolun. Paris’te herkese bir şeyler var.

Audrey Hepburn’un de dediği gibi ‘Paris her zaman doğru fikirdir.’

NİCE (FRANSA)

Nice, caddelerinde kaybolmak için harika bir şehirdir. 18. Ve 19. yüzyılda İngiliz üst sınıf ziyaretçileri açısından popüler olan güney Fransa’nın cennetidir, şimdilerde dünyanın her bir yerinden genç güruhunu da kendine çekmeyi başarıyor.

Boş zamanlarınızda caddeleri keşfedebilir, antikacılardan alışveriş yapabilir, Fransa’ya özel yemekleri tadacağınız Cours Saleya Outdoor Market’e uğrayabilir ya da sahilde bütün gün güneşlenmenin tadını çıkartabilirsiniz.

Nice eski zamanın zenginliği ve eğlencesini bir araya getirerek çağdaş bir atmosfer yaratmayı başarıyor. Sanatla, yaşam enerjisiyle ve mükemmel havayla bir araya gelmek için bir yazınızı Nice’te geçirmelisiniz.

BERLİN (ALMANYA)

Berlin Duvarı’nın yıkılışından beri şehir karmaşayla hayat bulmuş ve önemli bir cazibe merkezi haline gelmiştir.

20.yüzyıl Berlin’in bölünmesinin ve tekrar bir araya gelmesine şahit oldu ve bu olaylar Berlin’e hiçbir yerde bulamayacağınız kaosun hakim olduğu bir kalite verdi. Alternatif ve yaratıcı hayatını peşine takıp getirmiş gençleri bol bol bulacağınız Berlin, yurtdışında okumak adına vakit geçirebileceğiniz en harika yerlerden biri.

Göz alıcı binalarının yanında, Berlin’de tarihin izleriyle birlikte harabeye dönmüş ya da anma için orjinalliği korunmuş anıtları gezmeden dönmeyin. Berlin’in kendine özgü yaratıcı ve değişime hazır atmosferiyle tanışın.

ROMA (İTALYA)

Roma zengin bir tarihe sahip; koca bir impartorluğa başkent olan, tarihteki birçok önemli figüre ev sahipliği yapan ve kardeşlerin galibiyet uğruna birbirini katlettiği şehirdir.

İlkçağlardan Rönesans’a kadar Roma, hakimiyetin ve gücün merkezi sayılmıştır. Şimdilerde de gezmek ve yurtdışında okumak adına en çok tercih edilen yerlerden biri. Roma çokça tarihi kalıntılara, mükemmeler kilise ve müzelere sahip oluşuyla ziyaret etmek isteyenlerin dikkatini çekmeyi başarıyor.

Roma, yaşam enerjisiyle ve kültürle dolu bir merkez olma özelliğiyle modern ve metropol bir şehirde yaşamdan bekletilerinizi karşılamaya oldukça hazır. İtalyan yemeklerine aşık olarak döneceksiniz.

FLORANSA (İTALYA)

Floransa Rönesansın doğuşu ve Orta Çağlardaki uygarlıklarıyla bilinir. Duomo olarak da bilinen Basilica di Santa Maria del Fiore 600 yıllık bir çalışmanın ürünü ve sürekli gelişmeye devam eden sanatın kalıcı bir parçası şehirde bulunur.

Floransa da arkadaş canlısı ve rahat atmosferiyle yurtdışında okumak için tercih edilen şehirlerden biridir. Buranın zengin tarihinin yanında en önemlisi de bu yoğun tarihi atmosferin içinde kendinizi dahi keşfetmeyi başarabilirsiniz. İtalyanca’nızı kahve ve gelato keyfi yaparken pratik edebilirsiniz.

Modern İtalyanca’yı geliştiren ünlü şair Dante Alighieri’yi yetiştiren şehirdir. Floransa’ya özel Crema di Grom’u Michelangelo’nun David’inin gölgesi altında denemeden de dönmemeye çalışın deriz.

BARSELONA (İSPANYA)

Katalan hayatıyla tanışmak mı istiyorsunuz Barselona’ya koşun gelin. Bu hareketli sahil kenti yazın bütün güzelliklerini bir araya getirmeyi başarıyor.

Barselona hemen sizi sarıp sarmalaycak bir şehirdir. Bisikletle yapacağınız bir tur sizi eski sanat eserlerine, güzel binalara ve tarihi mekanlara götürecek. Muhteşem yemekleri tadacağınız restaurantları da unutmamak lazım tabii.

Pablo Picasso, Antoni Gaudi ve Salvador Dali’nin esintilerini bol bol göreceksiniz. İspanyolcanızı geliştirmeniz ve muhteşem bir enerjiyle geri dönmeniz için Barselona doğru adres.

PLAYA DEL CARMEN (MEKSİKA)

Meksika, Aztek, Maya ve İspanyol kültürünü harmanlamış kendine özgü kültürüyle bilinen bir şehir, Playa del Carmen. İspanyolca dilini geliştirmenin yanında lezzetli yemekleri, sömürge sonrası toplulukları, doğal güzellikleri ve tarihi mekanları keşfetmek için de gidilmesi gereken ideal bir Latin Amerika ülkesidir.

Havası bütün bir yıl güzel olsa da yaz ayları vazgeçilmezdir. Playa del Carmen kilometrelerce uzanan muhteşem sahilleri ve tertemiz Karayip deniziyle oldukça tercih edilesi.

Playa del Carmen; Tulum, Uxmal, Chichen İtza gibi tarihi yerlere kısa bir uzaklıkta sosyal aktiviteleri bol hem de güvenli bir yerde kalmak isteyenlerin aradığı bir şehir. Derslerde olmadığınız vakitlerde yeni keşiflerde bulunabilir, birçok partiye katılabilirsiniz.

MALAGA (İSPANYA)

2800 yıllık tarihiyle Malaga oldukça seçkin ve cazibe merkezi. Dünyanın en eski şehirlerinden biri olarak Malaga, İspanyol kültürüne hakim olmak isteyenler için mimarisiyle yüzyıllar boyu çeşitlilik gösteriyor.

Yürüyerek ya da bisikletle şehrin estetik yapısına hayran kaldıktan sonra kendinizi sakin plajlara atıp dinlenmenin, yüzmenin ve leziz sardalyaların tadını çıkartabilirsiniz.

Şehrin ortasında bulunan gerçek Roma tiyatrosundaki açık hava gösterilerini kesinlikle kaçırmayın, 14.yüzyıldan kalma Gibralfaro kalesinin bahçelerini keşfedin ve Mitjana Meydanında yeni insanlarla tanışmanın tadını çıkarın.

SAN JOSE (KOSTA RİKA)

San Jose, devlet korumasıyla doğal güzelliklerini sergilemeye devam eden bir şehir. Hareketli bir ülkenin hareketli ve canlı başkenti de diyebiliriz, San Jose için. Derslerde olmadığınız zaman Kosta Rika’nın muhteşem plajlarını ve yerel yemeklerini keşfedebilirsiniz.

Bu şehir, alışılmışın dışında çalışmalar ile doludur. Sömürge zamanından kalma konaklarında sergilenen çağdaş sanat galerini gezin ve sokaklarda çok sayıda bulunan grafitilerin keyfini sürün.