Dil Öğrenmek için 10 Tüyo

Matthew Youlden 9 farklı dili akıcı bir şekilde konuşabiliyor ve daha birçoğunu da anlayabiliyor. İkinci bir dili bile öğrenmede zorluk çeken bizlere de tavsiyeleri aşağıdaki gibi!

 

Niye Öğrendiğinizi Bilin

Eğer yeni bir dil öğrenmek adına güzel bir nedeniz yoksa, o dili öğrenmek için daha az motivasyon ve çabanız oluyor. İngilizce konuşanları Fransızca’nızla etkilemeye çalışmak tabi ki de güzel bir neden değil, ama Fransız birini kendi diliyle birlikte tanıma arzusu başka tabi ki. Nedeniniz ne olursa olsun, bir dili öğrenmeye başladığınızda ‘Tamam ben bu dili öğreneceğim ve bu dille şunları yapacağım’ diyebilmek ve kendinize bir hedef belirlemek çok önemlidir.

 

Bir Arkadaş Bulmak

Matthew ikiz kardeşi Michael ile birlikte birçok dil öğrenmeyi başarmış (ilk dilleri olan Yunanca’yı sadece 8 yaşındayken öğrenmeye başlamışlar.) Matthew ve Michael bu kadar dili öğrenme gücünü kardeşler arasındaki tatlı rekabetten kazanmışlar. Biri diğerinden daha iyi yaptığında, diğerinin kıskançlığı ve daha da iyi yapabileceğine olan azmi başarmalarını sağlamış.

Böyle bir kardeşiniz olmasa bile yeni öğrendiğiniz dil konusunda sizi zorlayacak ve rekabet edebileceğiniz bir partner bulmak size kolaylık sağlayabilir.

 

Kendinizle Konuşun

Eğer konuşacak kimseniz yoksa merak etmeyin kendiniz varsınız ve böyle bir durumda kendinizle konuşmanın herhangi bir sakıncası yoktur. Bazen kendi kendinize konuşma eylemi size tuhaf gelebilir ama dil pratiği yapmak açısından en güzel yollardan biridir.

Yeni kelimeleri ve cümleleri bu şekilde daha kolay aklınızda tutabilir ve biriyle karşılaştığınızda daha güvenle konuşabilirsiniz.

 

Dille Bağlantınız Olsun

Eğer yeni öğrendiğiniz dili konuşmayı baş amacınız kabul ederseniz, ders kitaplarının arasında kaybolma ihtimaliniz daha az olacaktır. Başka insanlarla konuşmak da sizi dille bir arada tutmaya yardımcı olacaktır.

 

Eğlenmenize Bakın

Yeni bir dil öğrenmek nerden bakarsanız bakın oldukça yaratıcı bir aktivitedir. The Super PloyGlot Kardeşler Yunancalarını yeni şarkılar yazıp onları kayıt altına alarak pratik etmişler. Siz de kendinize göre bu süreci daha eğlenceli hale getirecek bir aktivite düşünebilirsiniz: arkadaşlarınızla radyo programı yapabilir, çizgi romanlar çizebilir, şiir yazabilir ya da basitçe kimi bulabiliyorsanız onunla konuşabilirsiniz. Eğer eğlenceli bir yol bulamazsanız, bağlantı kurma maddesini tamamlayamayacaksınız.

 

 

Çocuk gibi hareket edin

Bu öfke nöbetleri geçirin ya da gözünüze yüzünüze biraz yemek bulaştırın demek değildir tabi ki. Çocukların yetişkinlerden daha iyi öğrendiği fikri sadece bir söylentidir. Yeni araştırmalar da, öğrenme kapasitesi ile yaş arasında herhangi bir bağlantı bulamamıştır. Çocuklarda hızlı öğrenme becerisi fikri aslında, onların dille oyunlar oynama hevesinden, kendilerini daha az düşünmelerinden ve hata yapmaya oldukça meyilli olmalarından ileri geliyor.

Doğal olarak hepimiz hatalarımızdan öğreniyoruz. Yetişkinlerin hata yapması genelde tabu sayılıyor malesef. Bunun yerine kendinize hata yapma alanları açın, bilmediğinizi kabul edin ve özgürleşin.

 

 

Güvenli Bölgenizden Çıkın

Hata yapmayı istemek demek çok büyük ihtimalle gülünç durumlara düşeceksiniz demek oluyor. Bu durum biraz korkutucu olabilir. Maalesef bu da kendinizi geliştirmek için tek yol diyebiliriz. Dile ne kadar hakim olduğunuzun hiçbir önemi yok aslında kendinizi gülünç konuma düşürmeye başlamadan kim konuşabilmiş ki sanki: sokaktaki yabancılarla konuşun, gideceğiniz yerin adresini sorun, yemek sipariş edin, şakalar yapmaya çalışın. Bunu ne kadar çok yaparsanız kendinizi güvenli hissettiğiniz o alan daha da büyüyecektir.

En başta zorluklarla karşılacaksınız: telaffuz etmede, dil bilgisinde, cümlenin dizilişinde ya da söyleneni tam bile anlayamaycaksınız belki de. Ama en önemlisi bu duyguyu geliştirmek ve üzerine çalıştırmaktır.

 

Dinlemek

Konuşmaya başlamadan önce kesinlikle dinlemenizi geliştirmelisiniz. Bütün diller ilk duyduğunuz anda size tuhaf gelebilir. Ama ne kadar çok bu dile maruz kalırsanız bir o kadar size bilindik gelmeye başlayacaktır ve siz de daha kolayca konuşma evresine geçebileceksiniz.

O Dili Konuşan İnsanları Dinleyin

Farklı diller, dilinizi, dudağınızı ve boğazınızı farklı kullanmanızı gerektirir. Telaffuz, mental olduğu kadar fiziksel de bir beceri gerektiriyor.

Biraz tuhaf dursa da birinin kelimeleri nasıl çıkardığına bakın ve seslerini dinleyin sonrasında da taklit etmeye çalışın. İlk başlarda oldukça zorlasa da tek yapmanız gereken pratik yapmaya devam etmek olacaktır.

Eğer o dilinin yerlisi birini izleme fırsatınız olmazsa filmleri takip etmek de faydalı olabilir.

Dört Elle Sarılmak

Öğrenmeye azim ettiniz. Peki nasıl devam ettireceksiniz? Öğrenmenin uygun bir yolu var mı? Matthew net bir tavisye veriyor: Yeni bir dili öğrenmek için hangi yöntemi kullanıyorsanız kullanın, her gün üzerine çalışmak, pratik yapmak zorundasınız.

Öğrendiklerinizi günlük hayatınızda kullanın, üzerine düşünün, yazın, dinleyin. Tek yapılması gereken şey öğrenilenin pratiğe dökülmesi.

Konuşmak için çabalamaktan, insanları her ne kadar bilmiyor olsanız da darlamaktan vazgeçmeyin. Hem zaten ‘yeni öğreniyorum ve pratik yapmak istiyorum’ dediğiniz zaman herkes sizin için sabırlı davranacak ve sizi cesaretlendirmek için elinden geleni yapacaktır.

Sohbet başlat
Buradayız!
Powered by

KAPAT

Teklif Al

Ücretsiz yurt dışı eğitim danışmanlığı almak için

formu hemen doldurun!

Teşekkürler!

Danışmanlarımız en kısa sürede belirttiğiniz mail adresine veya telefon numarasına dönüş yapacak.

KAPAT