Küresel Dünya’da Başarı Sağlamak

Teknolojinin bu kadar etkili olmadığı zamanlara bakınca geçmişte yaşayanların ne kadar zor ve pasif bir yaşama sahip olduklarını düşünürüz. İletişim eksik, her şey insanların kendi güçlerine kalmış. Fakat eskiden günümüze göre oldukça basit görünen şeyler de yok değil, örneğin okumak. Bir zamanlar liseden mezun olmak bile çok önemli sayılıyordu. Zamanla üniversiteye gitmek değer kazandı; üniversite okuyan insanlar en kaliteli, en çok rağbet gören, kaliteli işlere kabul edilen kişilerdi. Fakat hayatımızı kolaylaştıran teknoloji, sağladığı iletişimle bizleri küresel bir çağın içine soktu. Artık yalnızca üniversite okumak değerli olmaktan çıktı. Bir değil birkaç üniversite, yüksek lisans, doktora; hatta bunların içinde en önemlisi yurt dışı eğitimi artık insanların, işverenlerin gözünde başarının karşılığı haline geldi.

Yurt dışı dil eğitimi, lisans ve master seçenekleri hakkında daha fazla bilgi için tıkla.

Fakat şu noktada insanların bir takım anlamları birbirine karıştırdığını söyleyebiliriz. Neden bir insan, aslında kendi yaşından, kendi kültüründen olan, kendisiyle aynı dilde konuşan insanlarla eğitim almak yerine; uzaklarda, bambaşka coğrafyalarda, farklı kültürden, farklı dilden insanlarla birlikte okumak istesin? Neden günümüzde bu eğitim bu kadar değerli hale gelsin? Aslında rasyonel bakacak olursak yurtdışındaki okulda da burada da hemen hemen benzer dersler anlatılıyor. O zaman küresel bir sınıfta öğrenim görmenin farkı ne olabilir?

Yurt dışında öğrenim; daha iyi bir eğitim alabilme şansından çok insanın kendi kişiliğini, karakterini geliştirebilmesinde büyük öneme sahiptir. Anlamadığı insanlarla, tanımadığı ortamlarda yaşayan kişi, artık kendi sorumluluğunu tamamen kendi başında almış demektir. Kendini doyurmak, para kazanmak, problemlerini kendi başına çözmek zorunda kalarak özgürlüğünü zamanla eline alır. Artık tek başına bir birey olur, iletişimi güçlenir, bir sorunla karşılaştığında hemen çözüm üretmek artık çok kolay hale gelir.

Aynı zamanda, farklı bir kültürle, farklı gelenek ve düşünce yapısına sahip insanlarla bir arada olmak kişinin karakterinde ve bakış açısında büyük farklılıklar yaratır. Artık farklı düşünceleri anlayışla kavrayabilir, eleştirel düşünebilir, eskiden tek bir noktadan baktığı olayları artık birçok farklı açıdan görebilir ve doğru analiz edebilir.

Bunun dışında, hepimiz çok iyi biliyoruz ki bir şeyin sanal haliyle gerçek hali arasında dağlar kadar fark vardır. Evet artık internet sayesinde bir ülkeyi, bir şehri, bir heykeli, bir sanat eserini oturduğumuz yerden görebiliyoruz. Fakat bu artık bir sorun haline gelmeye başladı; çünkü insanlar her şeyi bu kadar kolay elde ederek bir şeyler başarma, bir şeylere ulaşmak için çaba harcama isteğini kaybetti. Artık büyük tutkuları olan insanlar değiliz! Tırnaklarımızla kazıyarak elde etmek istediğimiz neredeyse hiçbir şey kalmadı, çünkü hepsinin aslında bir tık uzakta olduğunun farkındayız. Ama başta söylediğimiz gibi, gerçekle sanal arasında dağlar kadar fark var! İşte küreselliğin rağbet görmesinin en önemli nedenlerinden biri de bu. Artık koltuğundan kalkanlar rağbet görüyor; arama motorlarında zaman kaybeden insanlar değil. Mona Lisa’yı internetten araştırıp, fotoğrafını görüp ‘artık ben biliyorum Mona Lisa neymiş kimmiş’ demenin bir önemi yok. Artık önemli olan, Paris’e gidip, o müzede tablonun aslını görmek, hikâyesini dinlemek. Çünkü yaşadığımız dünya gerçek ve yenilikler için sanala değil gerçeklere ihtiyacımız var.

Yani dünyaya açılın, kendinizi geliştirin, yepyeni kültürlere tanışın, bilmediklerinizi keşfedin; üretici, barış dolu, kararlı bir toplumun anahtarı budur.