Londra’yı Londralı gibi yaşayın!

Dil eğitimi almak için İngiltere’yi seçtiniz ve şehir olarak İngiltere’nin kalbi Londra’yı tercih ettiniz. Anadilinin İngilizce olmasının yanı sıra kültürel açıdan oldukça zengin bir şehir olan Londra’da yerli halkın tüm gün Harrods’ta alışveriş yapıp Big Ben civarında takılmadıklarını biliyoruz. Bu nedenle dil eğitimi alacağınız şehirde bir turist gibi değil ‘Londoner’ gibi yaşayabilmek için biraz ipuçları verelim:

İngiltere İngilizcesi

Amerika İngilizcesi ile farklılıklar bulunan İngiltere İngilizcesinde bazı ufak kelime bilgileri ile dili bir engel olmaktan kurtarabiliriz.

Plaster: Alçılamak anlamı yerine yara bandı anlamında kullanılmaktadır.

Jumper: Bir erkek ‘jumper’ ihtiyacım var dediğinde onun elbise giydiğini değil sadece kazak istediğini anlamalıyız.

College: Yine amerika’dan farklı olan eğitim sistemiyle Kolej Üniversite değil liseyi ifade etmektedir.

Diary: Günlük anlamında değil planlar ve gündemler anlamına gelmektedir.

Kahve molası

Bilindiği üzere İngilizler kendi çaylarını kahveye tercih etmekte, söz konusu kahve olduğunda ise kahvenin yerini latte ve cappuccino almaktadır.

Gündemi kaçırma

İngilizler günlük olayları takip ederler ve her işeyin farkındadırlar. Eğer bir ingilizle diyalog kurmak istiyorsanız mutlaka elinize bir the Guardian veya the Telegraph alıp okuyun ya da satın almak istemiyorsanız metro gibi ücretsiz gazetelerden de faydalanabilirsiniz.

Sessizliği koruyun!

İngilizler huzurları ve sessizliklerini çok önemseler ve özellikle tube’larda çok sessiz olurlar. Kültürlerine saygılı olun ve etrafınızdaki onlarca insan gibi gazete ya da kitap okuyarak yolculuğunuzu huzurla yapın.

Hep metro hep metro olmaz arada otobüs kullanın!

Genç Londoner’lar otobüleri metroya tercih etmektedirler. Hem daha ucuz hem de şehri daha güzel görebileceğiniz otobüs yolculukları paranızı korurken şehri tanımanıza yardımcı olacaktır.

Londrayı Londralı Gibi Yaşayın!

Big Ben, Londra

İngiliz mizahı!

İngilizler kendilerini küçümseyen mizahtan hoşanırlar ve arkadaşlarıyla ve kendileri ile alay ederek iletişim kurabilirler. Lütfen bunu kişisel algılamayın ve eğlencenin tadını çıkarın.

İngiliz gibi alışveriş yapın!

Eğer bir londoner gibi alışveriş yapmak istiyorsanız alışveriş için Harrods’a gitmeyin. Londra’da onlarca market vardır gidebileceğiniz ve buralarda gardrobunuz için eşsiz parçalar bulabilirsiniz. Eğer hangi markete gitmeniz gerektiğine karar veremiyorsanız. Marketlerle ilgili ufak bilgiler şu şekildedir:

– Spitalfields: Genellikle el yapımı giysi ve aksesuarlar
– Covent Garden: Mücevherler, giysiler, antikalar ve eşi olmayan el yapımı parçalar
– Camden: Aksesuarlari Giysiler, yiyecekler ve diğer marketlere göre daha fazla alternatifli bir market.
– Borough: Yemek, yemek ve çok yemek!

London Eye, Londra

London Eye, Londra

Turist olmayı unutmayın!

Her ne kadar bu güzel kültürün içerisinde yerli gibi olmak iyi hissettirecekse de turist olmanın güzelliklerini de kaçrımayın. Bir çoğu ücretsiz olan onlarca müze, London Eye, Tower of London mutlaka görmeniz gerekenlerden. Sırt çantanızı alın ve şehrin, turistliğin tadını çıkarın!

İngiltere’de dil kursu almanın avantajları hakkında daha fazla bilgi için tıklayın.