Neden İtalyanca, neden İtalya’da İtalyanca?

İtalyanca öğrenmek çok şık değil mi? Peki ya İtalya’da İtalyanca öğrenmek? Bildiğiniz “havalı”, ama bir de bunu Türkiye’de İngilizce kursuna ödeyeceğiniz tutarla hemen hemen aynı ücreti ödeyerek yapacağınızı bilseniz!? Hadi biraz ruhumuzu açalım, kendimize bu güzel serüven için bahaneler üretelim.

 

Müthiş Fellini filmlerini altyazısız izlemek istemez misiniz? Ya da en güzel pizzaların adresini bilmeyi, “Ben dondurmanın hasını İtalya’da yedim” diyerek çevrenizdekilerden bir adım önde olmayı? Kim istemez? Aile ve arkadaşlardan oluşan upuzun masalarda birbirinden güzel yemekleri tatmak, herkesin bir anda konuşması, her kafadan bir ses çıkması, bol kahkaha.. “Ye, dua et, sev” filminin “ye” kısmının İtalya’da geçmesi tesadüf olmasa gerek. 🙂

 

Neden İtalya’da eğitim alalım ya da neden o kadar dil arasından İtalyanca öğrenelim ki? Saysak sebepler biter mi? İnsanı mutlu eden bir ülke İtalya. Rönesans’ı başlatmış bir ülke desek size ya da açıkhava galerisi gibi desek, modern hayatın başladığı yer desek? Öte yandan, insanları sıcacık mesela, ve de güzel. Güzel kadınlar ve güzel erkekler görmek herkesi mutlu eder 🙂

 

Federico Fellini yönetmenliğindeki La Dolce Vita (1960) filminden bir sahne…

 

Her şehri başka bir şeyi sembolize ediyor gibi sanki, Milano deyince aklımıza moda gelirken, Venedik’te kanallar, güney sahillerinde deniz ve güneş..

 

Düşünsenize sanatla ilgili bir şey yapmak istiyorsanız da buraya gelebilirsiniz, aşçı olmak istiyorsanız da, mimar ya da sinemacı olmak istiyorsanız da.. Hem Rönesans’la, hem de Roma gibi bir kente sahip olmasıyla birçok şeyin temelini barındırıyor.

 

Unesco’ya göre dünyanın en büyük kültür mirası bu ülkede, İtalya’da bulunuyor. Dolayısıyla ne yapmak istersek isteyelim yolumuz buraya düşüyor. İtalyanca’nın kolay öğrenilen, zevkle konuşulan ve kulağa en hoş gelen dillerden biri olması da cabası..

 

Fellini ne diyor? “Yeni bir dil öğrenmek, yeni bir hayat vizyonu kazanmak demektir.” İtalya yeni insanlarla tanışmak ve yeni hayat tarzları öğrenmek için sıcaklığıyla olsun, sahip olduğu kültür mirasıyla olsun, meydanlardaki kafelerde tiril tiril kıyafetleriyle oturan güzel insanlarıyla olsun, yeni bir vizyon kazanmak için en uygun, en güzel yerdir.

 

Hem bir kültürü anlamak için en önemli şey dilini bilmek değil midir? Çıkan eserleri orijinal diliyle okumak, insanlarıyla onların dilinde tanışmak, Mozart’ın İtalyanca operalarını anlamak ya da Cavalli’nin tasarımlarının altındaki felsefeyi birinci ağızdan okuyabilmek daha kıymetli olmaz mı? Sizce de öyle değil mi?

Sohbet başlat
Buradayız!
Powered by

KAPAT

Teklif Al

Ücretsiz yurt dışı eğitim danışmanlığı almak için

formu hemen doldurun!

Teşekkürler!

Danışmanlarımız en kısa sürede belirttiğiniz mail adresine veya telefon numarasına dönüş yapacak.

KAPAT