Röportaj: Fransa’da eğitim, yaşam ve iş hayatı

 

Fransa eğitimdeki kalitesi ile dikkat çeken ülkelerden biri. Ayrıca Fransız olmayan öğrencilere part-time çalışma izni sunması, devlet üniversitelerinde eğitimin ücretsiz olması ve düşük harç ücretleri de Fransa’yı cazibeli kılan diğer faktörlerden. Bu röportajda Türkiye’den yüksek lisans eğitimi görmek üzere Fransa’ya gitmiş ve mezun olduktan sonra da Fransa’da çalışma fırsatı bulmuş olan Barış’ın deneyimlerini dinleyeceğiz. Deneyimlerimiz kendi perspektifimize göre ve biraz da şans faktörü ile pek çok değişiklik gösterebilse de yine de birinci elden alacağımız tavsiyeler oldukça kıymetli diyor, sözü Barış’a bırakıyoruz.

 

Barış öncelikle merhaba! Bize biraz yüksek lisans eğitimin için Fransa’yı seçme sebeplerinden bahseder misin? Kabul almak kolay oldu mu?

 

Merhaba! Lisede ve üniversitede Fransızca eğitim aldım. Galatasaray Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra 1 sene kadar Türkiye’de çalıştım ancak Fransızca’yı henüz unutmamışken yurt dışına çıkıp yaşama duygusu ağır bastı ve yurt dışı eğitim imkanlarını araştırmaya başladım. Türkiye’de eğitimimin büyük bir kısmını Fransızca aldığım için en makul seçenek Fransa’ydı. Üstelik Galatasaray Lisesi ve Üniversitesi de Fransız eğitim kurumlarının aşina olduğu kurumlar, dolayısıyla kabul almamda bunun da yardımları dokundu.

 

Okulunu neye göre seçtin? Seçtiğin okul beklentilerini karşıladı mı?

Okuldan ziyade şehir seçimi yaptım diyebilirim aslında. Lisansımı İletişim Fakültesi’nde tamamlamıştım. Yüksek lisans için de bu alandan devam etmek istedim. Gidebileceğim bölümleri araştırdım, daha sonrasında o bölümlerin olduğu şehirleri çıkardım. Bunlar arasında da bir eleme yaparak, Nice ve Lyon şehirlerini ön plana çıkardım ve bu şehirlerdeki okullara başvurularımı yaptım. İki okuldan da kabul aldıktan sonra ben tercihimi Fransa’nın en büyük şehri kadar kalabalık ve pahalı olmayan fakat  Paris’te bulabileceğiniz her şeyi –minik bir Eiffel Kulesi bile var!- bulabildiğiniz, Fransa’nın ikinci büyük şehri Lyon’dan yana yaptım. Université Lumière Lyon II’de “İnternet İletişimi” yüksek lisans programına kayıt oldum.

Seçtiğim okul ve bölüm beklentilerimi büyük ölçüde karşıladı. Benim yüksek lisansım “Pro” olarak tabir edilen, araştırmadan ziyade sektöre yönelik deneyimler kazandığınız ve bitirirken araştırma tezi yazmak yerine bir staj yapmanızı ve profesyönel bir proje ortaya koymanızı bekleyen bir programdı. Yüksek lisansım boyunca internet iletişimi kapsamında bir çok farklı ders gördüm. Sosyal medya yönetimi, kodlama / tasarım ve arama motoru optimizasyonu gibi… Bu alanların hiçbirinde uzman olacak kadar bilgi almadık ancak hepsi ile ilgili temel bilgilere sahip olduk. Böylece profesyonel kariyerimiz için önümüzde geniş bir yelpaze açılmış oldu.

 

 

 

Harika! Peki, bir diğer merak ettiğimiz şey; konfor alanını terk edip yeni bir ülkede var olmaya çalışmak ilk etapta zor olabiliyor. Bu gibi zorlukların üstesinden nasıl geldin? Pazarda markette insanların davranışları nasıldı?

 

Ana diline yabancı olduğun bir ortama girmek tabii ki zor. Ancak hangi motivasyonla böyle bir karar aldığın bu noktada önemli rol oynuyor. Bu motivasyonla da zorlukları aşabiliyorsunuz. Mesela ilk gittiğinizde bir dünya evrak işleminiz oluyor ve Fransızlar bu tip konularda hala biraz geleneksel ve zorlayıcılar. Oturma izni, okula kayıt, öğrenci kartı almak gibi işlemler için gerekli belgeleri zarflara koyup posta yoluyla ilgili birimlere ulaştırmanız gerekiyor. Bunlar bunaltıcı ve hiç hallolmayacakmış gibi geliyor en başta ancak müsterih olun, hepsi bir şekilde hallediliyor.

Bunun dışında, aileden ve arkadaşlardan uzak kalmayı da saymazsak, çok büyük bir zorluk yaşamadım. Yeni bir okul, yeni bir şehir, yeni arkadaşlar size ayrı bir heyecan katıyor. Ailemden en çok maruz kaldığım soru da “Türklere nasıl davranıyorlar?” sorusuydu. Artık bu biraz şehir efsanesi haline geldi sanırım. Pazarda veya markette insanlar herkese nasıl davranıyorlarsa bana da öyle davrandılar. Bu konuda herhangi bir zorluk yaşamadım.

 

 

Sevindik öyleyse. Kültürel anlamda yaşadığın bir sorun oldu mu?

Kültürel anlamda yaşadığım bir sorun olmadı. Tam aksine değişik bir kültürün içerisinde bir sürü şey keşfettim. Lyon dünyanın önemli gastronomi şehirlerinden birisi, çok değişik yemekler deneme fırsatım oldu, değişik şaraplar tattım. Fransızların günlük yaşantılarına alışmak biraz zor olabiliyor (Süpermarketlerin 1,5 saat öğle tatili yapması gibi) ancak zamanla bunlara da ayak uyduruyorsunuz.

 

Kendi kafana uygun arkadaşlıklar bulmak konusunda sıkıntı yaşadın mı?

 

Hayır, herhangi bir sorun yaşamadım. Üniversite’de de iş yerinde de gayet iyi arkadaşlıklar kurdum. Hala ara sıra yazışırız, ben gittiğimde onları ararım veya onların İstanbul’a yolu düşerse bana haber verirler…

 

 

Okurken aynı zamanda çalıştığını duyduk. Nasıl iş buldun? Okurken çalışmak zor oldu mu?

 

Benim durumum aslında okurken çalışmak olarak nitelenemez. Bölümümde minimum 5 ay boyunca staj yapmak zorunluydu. Staj döneminde okul bitmiş oluyor, dolayısıyla 5 ay boyunca normal çalışan gibi haftada 35 saat mesai yapıyorsunuz. İş bulmak Fransa’da oldukça zor ancak staj bulmak o kadar zor değil, sonuçta bir Fransız kurumundan referansınız oluyor. CV’niz ve daha önemlisi motivasyon mektubunuz staj bulmanızda kilit rol oynuyor. Fransa’da stajyerleri staj sonrası işe alma eğilimi çok yüksek. Çünkü 5 ay yatırım yaptıkları çalışanlarını bırakmak istemiyorlar. Ben de stajım bittikten sonra bir süre daha aynı iş yerinde çalışmaya devam ettim.

 

Özverili cevapların için çok teşekkür ediyoruz Barış, yolun açık olsun!

 

Lyon’da Öğrenci olmak ve gezilecek yerler ile  ilgili yazımıza da bekleriz!

 

 

Sohbet başlat
Buradayız!
Powered by

KAPAT

Teklif Al

Ücretsiz yurt dışı eğitim danışmanlığı almak için

formu hemen doldurun!

Teşekkürler!

Danışmanlarımız en kısa sürede belirttiğiniz mail adresine veya telefon numarasına dönüş yapacak.

KAPAT