Yazılar

Amerika’daki En İyi Müzik Okulları

“Alaylı mı, mektepli mi” konusu hala sık sık tartışılır, özellikle müzik alanında… Bir işi deneyimleyerek öğrenmenin önemi yadsınamaz ama eğitim olmadan da olmaz. Hele hele söz konusu müzik eğitimiyse bu işi en iyilerinden öğrenmek gerek. İşte bu yüzden müzik eğitiminde en önde gelen ülkelerden olan Amerika’daki en iyi müzik okullarından birkaçını sizler için derledik.

The Juilliard School

The Juilliard School

Müzik dünyasının Harvard’ı: Juilliard School (New York)

Amerika’nın, hatta dünyanın en iyi müzik okulu Juilliard School, hemen her müzisyenin hayallerini süsler. Bu üne yakışacak şekilde, öğrenci alımı konusunda o kadar seçici ki son yıllarda yapılan başvuruların ancak %7’si eğitime kabul ediliyor. Ancak çok özel yetenekler bu okula girme hakkı kazanıyor. Örneğin 2016 yılında okula kabul edilen 6 yaşındaki Anwne Geng Juilliard, okul tarihindeki en genç öğrenci.

Ünlü Psycho film müziğinin bestecisi Bernard Herrman, tarihte Emmy, Grammy, Oscar ve Tony ödüllerinin hepsini kazanan 12 kişiden biri olan Marvin Hamlisch, 21. yüzyılın en büyük kemancılarından biri sayılan Itzhak Perlman Juilliard School mezunlarından birkaçı. Dünyaca ünlü oyuncular Kevin Spacey, Christopher Reeve, Jessica Chastain gibi isimleri ağırlayan okul, drama eğitimiyle de öne çıkıyor.

Curtis Institute of Music

Curtis Institute of Music

Tamamen ücretsiz müzik okulu: Curtis Institute of Music (Philadelphia, Pennsylvania)

Curtis Institute of Music, dünya sıralamalarında Juilliard School ile başa baş. Ancak onu listenin ilk sırasına çıkaran özellik 90 yıllık okulun tamamen ücretsiz olması.

%5’in altında kabul oranıyla da dünyanın en seçici müzik okulu olan Curtis Institute of Music, efsanevi yetenekleri mezun etmesiyle ünlü. Günümüzde çoğu mezunu dünyanın dört köşesindeki orkestraları yönetiyorlar. En ünlü mezunlarından bazıları: Batı Yakası Hikayesi’nin müziklerini besteleyen Leonard Bernstein, New York Filarmoni Orkestrası müzik yönetmeni Alan Gilbert, ilk operasını 11 yaşında yazan Gian Carlo Menotti, aynı zamanda Curtis Institute of Music’in CEO’su olan Roberto Diaz.

Yale School of Music

Yale School of Music

Lisansüstü müzik eğitimi almak isteyen buraya: Yale School of Music (New Haven, Connecticut)

Yale School of Music son 10 yılda eski mezun bir milyonerin 100 milyon dolar bağış yapmasıyla öğrenciler için ücretsiz hale geldi. Yalnızca lisansüstü eğitim almak isteyen öğrencileri kabul etmesiyle ön plana çıkıyor.

New York’a yakın olduğu için çoğu öğrenci henüz okuldayken bu büyülü şehrin en özel yetenekleriyle tanışarak çevrelerini genişletiyor. Böylece Yale School of Music, dünyada en fazla profesyonel müzik hayatına giren mezuna sahip okul oluyor.

Oberlin Conservatory of Music

Oberlin Conservatory of Music

ABD’nin en eski müzik okulu: Oberlin Conservatory of Music (Oberlin, Ohio)

1833’te kurulan Oberlin Conservatory of Music, Amerika’nın en eski müzik okulu sayılıyor. 600 civarında öğrencisiyle dengi okullardan 3 kat, hatta Berlee’den 8 kat küçük bir müzik okulu Oberlin. Sadece lisans öğrencilerine yönelik olması öğrencilerin opera yapımlarında rol kapma şansını arttırıyor.

Gelelim asıl konuya: Öğrencilerin % 90’ı okulun sunduğu burslardan yararlanıyor. Oberlin College ile işbirliği içindeki okul isteyen öğrencilere konservatuar ve Oberlin College arasında 5 yıllık çift anadal yapma şansı sunuyor.

Berklee College of Music

Berklee College of Music

Çağdaş müzik eğitiminin öncülerinden: Berklee College of Music (Boston, Massachusetts)

Diğer müzik okullarının klasik müzik eğitimi vermeye yoğunlaştıkları bir dönemde çağdaş müziğe dayalı bir eğitim sistemiyle yola çıktı Berklee College of Music. 1945’te Boston’da özellikle caza yönelik eğitim vermek için kurulduğunda adı Schillinger House of Music’ti. Okulun sahibi olan Lawrence Berk ise 1954 yılında okulun adını oğlu Lee Berk’e bir ithaf olarak Berklee’ye çevirdi.

Berklee College of Music’in en önemli özelliklerinden biri sektörde online eğitime ilk geçen okul olması.

Eastman School of Music

Eastman School of Music

Eat, sleep and music!: Eastman School of Music (New York)

Eastman School of Music’i diğer okullardan ayıran bir ayrıntı var: Hollywood geçmişi. Okulun kurucusu Kodak şirketinin sahibi George Eastman ve okulu kurma amacı ise sessiz filmler için müzik üretecek bir kuruluş oluşturmak. Yıllar içinde eğitimiyle ön plana çıkan Eastman şu an en önemli müzik okullarından biri olarak anılıyor.

Diğerlerine göre biraz pahalı bir okul ama kabul edilen her öğrenci bir şekilde farklı burs çeşitlerinden yararlanabiliyor. Müziği hayatın merkezine koyan okulun mottosu ise “Eat, Sleep, Music

New England Conservatory

New England Conservatory

Harvard’la çifte diploma şansı: New England Conservatory (Boston, Massachusetts)

Amerika Birleşik Devletleri’nin en eski bağımsız müzik okulu olan New England Conservatory, 1867’de Boston’da kuruldu. Özellikle klasik müzik ve jazz eğitimiyle öne çıkan okul, aynı zamanda Harvard Üniversitesi ile ortak çalışıyor ve öğrencilerine 5 yıllık bir programa katılarak çifte diploma alma şansı sunuyor. Okulun öğrenci skalası oldukça geniş. Anaokulundan doktoraya varıncaya kadar her yaştan öğrenci için programları mevcut.

Boston Senfoni Orkestrası’nın tamamına yakınının New England Konservatuarı öğrenci ve mezunlarından oluştuğunu da söylemeden geçemeyiz.

Eğitim amaçlı Amerika’ya gitmeden önce bilmeniz gerekenleri sizin için derledik, incelemek için blogumuzu ziyaret edebilirsiniz.

Merrimack Üniversitesi Pre-Master Pathway Programı

Nerede? Merrimack Üniversitesi; üniversiteler şehri, Amerika’nın ekonomik ve sosyal açıdan en eski tarihine sahip, iş ve finans merkezi Boston’ın kuzeyine 25 dakikalık mesafede bulunur. Neler yapabilirim? Eğitimize devam ederken bir yandan da Amerikan kültürüyle harmanlanmak, sosyal faaliyetlerinize devam etmek ve fiziksel olarak kendizinizi geliştirmeyi sürdürmek için Merrimack Üniversitesi size; Voleyboldan hokeye, yüzmeden golfe kadar içinde […]

Amerika’da Üniversite: Arizona State Serüveni

Amerika’da üniversite macerası hafife alınmayacak kadar önemli; üniversitenizi seçim aşamasından şehirdeki yaşam koşullarına kadar bir çok nokta detaylı biçimde incelenmeli.

Bir programa başvurmaya karar verdikten sonra okul seçmek ilk olarak yapılacak en önemli şey galiba. Üniversite tercihi yaparken herkes gibi ben de kendime göre bir araştırma yaparak tercihlerimi belirledim. Okulun kendi resmi sitesi dışında da o okulla ilgili güzel bilgiler bulabilmek önemli bir kriter bence.

Ben Arizona State Üniversitesi’ni araştırırken Amerika’daki public school’lar (devlet üniversiteleri) arasında uluslararası öğrenci sayısı bakımından yüksek olmasını çok önemsedim. İnsanın güvende hissedesi geliyor. Bir yere yabancı öğrenci olarak gidiyorsanız bu gerçekten önemli bir bilgi. Fazla yabancı öğrenci olması demek bu departman için o kadar fazla kaynak ve kişi olması demektir.

Arizona Üniversitesi, 78 bin öğrenci kapasitesiyle Amerika'daki en kalabalık "Public School".

Arizona State Üniversitesi, 78 bin öğrenci kapasitesiyle Amerika’daki en kalabalık “Public School”.

Ne kadar çok öğrenci o kadar kolay yaşam

İkinci olarak, Arizona State Üniversitesi’nin 78 bin öğrencisiyle en kalabalık public school olması da önemli bir artı. Bu kalabalık öğrenci nüfusu orada hayatın kolay olduğunun da bir isareti aslında, çünkü öğrenciler kampüs ve çevresini ögrenci şehri haline getiriyor. Yapacagınız market alışverişinden bir restoranda yemek yemenin maliyetine kadar her şey etkileniyor. Ben de öğrenci olarak kısıtlı harcama yapacağım için bu kriteri gözden kaçırmadım. Tabi ki New York’ta okumak da çok keyifli olurdu ama yaşam standartlarını ve şehrin pahalılığını düşününce kendi imkanlarınızla kararınız şekilleniyor.

Öğrenci dostu başvuru sistemi

Üniversiteye karar verdikten sonra sıra başvuru sürecine geliyor. Kimse bana bu kadar kolay olacağını söylememişti. Avrupadaki okullara başvuran arkadaşlarım da vardı; onlar genelde daha geç başlıyormuş sanırım ve posta yoluyla tüm belgelerinizi yollamanız gerekiyormuş. Amerika’daki üniversiteler içinse genelleme yaparak rahatlıkla söyleyebilirim ki her şeyi online ve çok kolay bir şekilde hallediyorsunuz.

ASU Online öğrenci sayfası

Arizona State Üniversitesi: ASU Online öğrenci sayfası

Online bir başvuru portalına erişim için size verilen bir şifre ile gerekli belgeleri taratıp o sisteme yükleyerek ben başvurumu çok kolay bir şekilde hallettim. Ayrıca takıldığım yerde soru sorduğumda her mailime samimi bir şekilde geri dönüş almam beni cok memnun etti. Böylelikle yanlış bir şey bile yapsam hemen değiştirme imkanı buldum.

Kabul almamı takip eden iki hafta içerisinde de kabul belgemi Türkiye’deki okuluma yolladılar ve ben de gönül rahatlığıyla vizeye başvurdum.

Konaklama ve seyahat

Kabul almamın ardından başlayan diğer önemli süreç ise Amerika’da konaklama ve Amerika’ya uçak bileti alma aşamasıydı. Arizona Devlet Üniversitesi konaklamayla ilgili de birçok seçenek sundu ve hepsini de ayrıntılı bir şekilde açıklayarak beni bilgilendirdi.

İki konaklama seçeneği var: Yurt konaklama ve aile yanı konaklama.

İki seçeneğim vardı; kampüs içinde yurtta kalmak ya da kampüs dışı aile yanı konaklama. İkisinin de artı ve eksilerini kendime göre değerlendirdim. Aile yanı güzel olabilirdi ama tanımadığım insanlarla aksilik de yaşayabilirdim. Bir de kampüse otobüsle gidip gelmem gerekecekti fakat bunun yanında artı olarak sabah ve akşam yemeği dahildi.

Kampüs içinde diğer uluslararası öğrencilerle kalmak ise hem sosyal hayat açısından hem de ulaşım kolaylığı açısından cazipti. Ama bu sefer de kendi yemeğimi planlamak durumundaydım. İstersem seçebileceğim aylık/haftalık yemek programlari vardı. Aylık yurt ve aile yanı konaklama ücretleri de hemen hemen aynı olduğu için tercihimi yurtta kalmaktan yana kullandım. Bir aileyle anlaşamayıp beraber yaşamaktansa en kötü yurttaki oda arkadaşımla anlaşamam iki kişiyiz idare ederiz diye düşündüm.

Yurt standartları da iyiydi ayrıca. Tek kişilik yatak odaları, iki kişi için ise ortak alan olarak salon, mutfak, banyo ve balkon mevcuttu. Böylece market alışverişi yaparak kendi öğünlerimi uygun bir şekilde hazırlayabilecektim.

Arizona Üniversitesi Yurdu, Tempe

Arizona Üniversitesi Yurdu, Tempe

Konaklama da online bir portal üzerinden bir aylık bir süre içinde halloldu. Oda arkadaşıma kadar tanıştırarak bu konuda da cok yardımcı oldular. Bu süre zarfında Amerika vizem de onaylandı. Ne olur ne olmaz diye hazırladığım o kadar belgenin arasından hiç bir şeye gerek kalmadı. Herkes çok kolay olacak demişti de ben inanmamıştım. Okul zaten size onay verdiği için bir kaç genel soruyla (hangi üniversitede okuyorsun, ne zaman mezun olacaksın gibi) vize randevum iyi geçti ve vizem onayladı.

Geriye halletmem gereken bir tek uçak bileti kalmıştı. Ve bu konuda biraz geç kaldım açıkçası. Okul tam bir baslangıç tarihi belirtmekte biraz geç kaldığı için önceden uçak biletini alamadım. Şimdiki aklım olsa çok daha önceden herhangi bir tarihe aktarmasız ucuz bir uçuş alırdım. Az zaman kaldığı için Arizon’ya direk uçuşlar çok pahalıydı. Ben de aktarmalı, biraz yorucu ama yarı yarıya ucuz bir yol seçerek 2 aktarmalı bir uçuş planı yaptım. Uçuşlar arasında bagaj kendiliğinden aktarıldığı icin çok zorluk çekmedim aslında. Fakat dikkat edilmesi gereken Amerika içinde iç hatlar aktarması yapmamak bence. Benim son uçuşum New York’dan Phoenix’eydi ve bagajımı alıp tekrar vermek zorunda kaldım. Ayrıca 2 saatlik bir gecikme ile Phoenix’e geç vardım. Yani biraz yorucu oldu. Daha önce 12 saat direkt uçmuşluğum da var Amerika’ya onun rahatlığıyla kıyaslamıyorum bile.

Üniversiteye başvuru, okuldan kabul alma, Amerika’ya vize süreci, uçak bileti ve konaklamanın ardından yapacak çok bir şey kalmıyor aslında. Ders seçimini de online olarak gerçekleştirdim. Türkiye’deki sistemlere çok benzer şekilde dersler açılıyor ve kotalar görünüyor. Siz istediğiniz dersi programınıza ekleyip kredi dolduruyorsunuz. Bazı derslerin ön koşulu olduğu için sizin o dersleri kendi üniversitenizde aldığınızı belirtip o şekilde dersi eklemeniz gerekli. Yine Türkiye’dekiyle aynı sistem ders ekleme/ bırakma ve daha sonra da geri çekme dönemi oluyor. Eğer derse daha fazla devam etmek istemiyorsanız bırakabiliyorsunuz.

Bunları halletikten sonra geriye bavul hazırlayıp bol bol hayal kurmak kalıyor. Aslında Amerika’da üniversite süreci de biraz stresli; uzun bir süre kalacağı için insan ne götüreceğini bilemiyor. İlk günlerde para harcamak istemeyeceğiniz için de birçok şeyi götürmek istiyorsunuz. Hepsi güzel tatlı heyecanlar, ne kadar stresli geçse de ben çok keyif aldım. Herkese tavsiye ederim, yaşanması gereken güzel bir deneyim.

Amerika’da üniversite sistemi hakkında daha detaylı bilgi almak için Amerika’da Üniversite sayfamıza göz atabilirsiniz.

Amerika’da ve Türkiye’de Üniversite Eğitimi Karşılaştırması

Amerika’da üniversite okumak hepimizin hayali. Peki burda sahip olduğumuz imkanlarla orayı kıyasladığımız zaman karşımıza neler çıkabileceğini biliyor muyuz? Eğitim imkanları ve konaklama seçenekleri takdir edersiniz ki oldukça farklı. Peki bu farklılar neler ve bu farklılarla geçirilecek bir üniversite hayatını gerçekten istiyor muyuz?

Eğitim

Hani hep derler ya “Bizim bu ezberci eğitim sistemi ne olacak?” diye… 15 senelik eğitim hayatımda başka bir sistem bilmediğim için her zaman bu ezberci sistemin nasıl bir şey olduğunu merak etmişimdir, ta ki Amerika’ya gidene kadar. Üniversitelerimizin durumunu toplu bir şekilde ele alırsak matematik olsun sosyal bilim olsun, okullarımızda her bir dersin bir kitabı vardır ve hocalarımız da o kitabı harfi harfine takip ederek bize kitapta ne varsa onu anlatırlar. Halbuki kitap zaten elimizdeyken kitabın kendisini bize anlatmasının ne anlamı var, işte biz de orasını bilmiyoruz. Ancak tam zıttı olarak Amerika’da şahsen deneyimleyen biri olarak hocaların elinde genel olarak takip etmeyi plandığı düzende bir veri olması için önerdikleri bir kitap vardır ancak derste işledikleri konuları kitaptan takip etmenize imkan yoktur. O derslere gitmeniz, katılmanız, anlatılanı dinleyip önerilen kitaplardan da destek alarak öğrenmeniz gerekir. Tam bu noktada bir aydınlanma oluyor ve diyorsunuz ki “Demek bundan biz, ne verilirse ezberliyormuşuz ve de öğrendiklerimiz masaya düşen bir toz gibi en ufak bir rüzgarda uçup gidiyormuş.” diye.

Üniversiteye kabul sürecini göz önüne aldığımızda da bir çok farklılıklar ortaya çıkıyor. Bizler Türkiye’de daha lisede hangi alanda okuyacağımıza karar verirken, onlar üniversiteye girdikten bir sene sonraya kadar bile hangi bölümü okuyabileceklerini seçebiliyorlar. Aynı şekilde sınava hazırlık sürecini de düşündüğümüzde, Türkiye’de genel (YGS) ve alan (LYS) sınavlarından sonra elde ettiğimiz puan bir üniversiteye giriş için yeterli iken; Amerika’da SAT ve sonrasındaki alan sınavlarınızla birlikte neden o okula gitmek istediğinizi, o okulu hakedecek hangi başarılara sahip olduğunuzu kanıtlamanız gerekir. Sonuçta, gene Amerika’da üniversite okumak daha zorlu ve bir o kadar da değerli.

Amerika'daki üniversite amfilerinde bir yandan yemeğinizi yiyip bir yandan da anlamadığınız soruları sorabilirsiniz.

Amerika’daki üniversite amfilerinde bir yandan yemeğinizi yiyip bir yandan da anlamadığınız soruları sorabilirsiniz.

Sınıf ve ders işleme ortamlarını göz önüne aldığımızda da eğitim sistemi gibi ders ortamınında da farklılıklar görüyoruz. Hala bir çok üniversitemizde sınıftaki dersler lisedeki ortamı aratmadığı, rahatça oturamadığınız, genelde soru sormaya korkar hale geldiğiniz dersliklerde bulunurken; Amerika’da amfilerde, isterseniz ayakkabılarınızı çıkarıp serilebileceğiniz, gerekirse yemeğinizi yiyip bir yandan da anlamadığınız soruları sorabileceğiniz bir ortam sizi bekliyor.

$45.280

Harvard Üniversitesi

46.200

Koç Üniversitesi

< Amerika vs Türkiye >

Ancak bu güzel eğitim sisteminin de malesef bir bedeli var. Çünkü ülkemizde olduğu gibi Amerika’da da ücretsiz lisans ya da yüksek lisans yapma gibi olanaklarınız bulunmuyor. Harvard gibi Amerika’nın en iyi okullarından birinde $45,280 ya da Brighman Young University’de $50,000 gibi bir fiyat aralığında okuyabiliyorken, Türkiye’nin en iyi okullarından biri olan Boğaziçi Üniversitesi’nde ücretsiz okuyabilirsiniz. Özel okullarımızla dahi kıyasladığımızda en pahalı bölümüyle Koç Universitesi Tıp bile 46,200 TL ücretiyle Amerika’nın rakamlarını geçemiyor. Ancak iyi tarafından bakarsanız, Amerika’daki ücret aralığı geniş olduğu için kendinize finansal olarak uygun bir okul bulduğunuzda Türkiye’deki üniversitelerden daha iyi bir eğitim alma imkanına sahip olacaksınız.

Konaklama

Üniversite’de yaşayacağımız ortam da en az okulun eğitimi kadar önemli. Türkiye’de devlet okullarının da özel okullarını da çoğu size yurt imkanı sağlar. Devlet yurtları; genel ve yarı özel yurtlar olarak ikiye ayrılıyor ve 130 TL’den 228 TL’ye kadar değişen fiyatları var. Aynı şekilde okulların da kendi yurt imkanları var ancak bu yurtların kapasiteleri biraz sınırlı olduğu için yurtlarda, kampüse uzaklık, ekonomik durum gibi kriterlere bakıyorlar. Yurtların; imkanlarına göre, bulunduğu ile, ve okuluna göre de fiyatlar değişiyor. Mesela Boğaziçi Üniversitesi’nde ortalama iki kişilik bir oda aylık 350TL civarındadır.

Amerika’ya baktığımızda da ise kampüs içinde ya da kampüs çevresinde yaşayabilme imkanınız var. Fiyatları da gene okula, okulun bulunduğu eyalete ve odada kalan kişi sayısına göre değişiyor. Mesela, Boston University’de de yazın iki kişi 1,5 ay kalacağınız yurda $1,300 ödersiniz. İmkanlar aslında her iki tarafta da bol ancak Amerika’nın konaklama ücretleri okul ücretlerinde de olduğu gibi daha fazla. Aynı şekilde üniversite uzun soluklu bir süreç olduğu için, okul civarında oda kiralamanız muhtemel ki bu başka insanlarla da tanışma fırsatı bulmanız açısından her iki ülkede de işinize yarayacaktır.

Sonuç olarak, Türkiye’de de Amerika’da da üniversite eğitiminin artı ve eksi yönleri var. Ücretlerini göz ardı edersek Amerika’da geçireceğiniz 4 yıllık bir lisans dönemi, geleceğinizi ister orada ister burada daha sağlam taşlarla kurmanıza yardımcı olacaktır; dünya çapında konuşulan bir dile hakim, sizlere daha çok imkanlar sağlayacak bir ülkede -Amerika’da- çalışma fırsatları, Türkiye’yle kıyasladığınızda artacak olan bir geliriniz. Gidin, görün, eğlenin ve öğrenin!

Amerika’nın önde gelen üniversitelerinden biri olan Arizona State’i ele aldığımız blogumuzu incelemek için tıklayınız.

MCAT Sınavı (Medical College Admission Test) Nedir?

MCAT sınavı, öğrencilik hayatına Amerika, Kanada veya Avustralya’da tıp alanında devam edecek öğrenciler için oluşturulmuş bilgisayar üzerinden gerçekleştirilen bir sınavdır.

Sınav, 1928’den bu yana sözlük bilgileri ile başlayıp, 2015’te biyokimya, kritik analiz testlerine kadar evrilmiştir.

Başvuru Koşulları

Çoğunlukla öğrenciler lisans programlarının ikinci ya da üçüncü yıllarında bu sınava girmeyi tercih eder. Başvurulan zamana göre değişerek 2 ile 3 yıl arasında geçerliliği vardır. Sınav 4-5 saat kadar sürer, sabah ya da öğlen saatlerinde girilebilir. Sağlık alanından mezun olmayanlar için bazı özel kriterler vardır. MCAT sınavına bir yıl içinde en fazla 3 kez girilebilir.

Sınav Ücretleri (2018 güncel liste)

Başvuru tipi Ücreti Uluslararası Öğrenci*
Gold Zone (Sınavdan 1 ay veya daha önce başvuracaklar için) $315 $105
Silver Zone (Sınava 1 ay kala başvuracaklar için) $315 $105
Bronze Zone (Sınava 1-2 hafta kala başvuracaklar için) $370 $105

* Başlangıçta ödenmesi gereken ücrete ek olarak uluslararası öğrencilerin ödemesi gereken ücret.

Sınav İçeriği

Test dört bölümden oluşur:

  • Physical Sciences
  • The Verbal Reasoning
  • Biological Sciences
  • Trial Sections

The Verbal Reasoning, Biological Sciences, Trial Sections bölümleri test şeklindedir. Physical Sciences bölümü genel kimya ve fizikte problem çözme yeteneğini, Biological Sciences bölümü biyoloji ve organik kimya bilgilerini kullanmayı gerektirir. The Verbal Reasoning bölümü de anlama ve yorumlama üzerine sorular içerir.

Bölümler Soru Sayısı Süre
Physical Sciences 52 70
Verbal Reasoning 40 60
Biological Sciences 52 70
Trial Section (isteğe bağlı) 32 45

Hazırlık

AAMC (Association of American Medical Colleges) kendi internet sitesinde örnek testler sunar. Bazı öğrenciler MCAT üzerine yoğunlaşmış bir kursa gidebilir. Kursa gitmeyen öğrenciler üniversite kitapları, MCAT kurs kitapları, örnek testler üzerinden çalışma imkanı bulabilir.

UC San Diego Hukuk İngilizcesi

UC San Diego

UC San Diego kampüsü, mükemmel havası, doğal güzelliği, güvenli yapısı ile Kaliforniya’nın güney batısında, ‘Amerika’nın En güzel Şehri’ olan San Diego’da bulunur. Pasifik okyanusuna 5 kilometre uzaklıktaki bu şahane kampüs ılık geçen kış ayları ve muhteşem yazları ile bilinir.

İngilizcesini bir üst seviyeye getirmek isteyenlerin yanında, daha spesifik olan Hukuk, İş ya da İngilizce sınavlarına hazırlık kurslarını da alanında uzman kadrosuyla verir. Programlar, yıl içinde belli zamanlarda 4 hafta ile 10 hafta arasında değişen kurslar yardımıyla gerçekleştirilir.

Intensive Legal English

Hukuk alanında kendini yetiştirmiş ya da yetiştirmekte olanların yanına İngilizce bilgisini Amerika’nın şahane bir kentinde kendilerine katarak güzel bir gelecek inşa edebilecekleri bir program; Yoğun Hukuk İngilizcesi!

Kimler bu kursu alabilir?

En az 4-6 ay arasında hukuk alanında çalışmış ya da okumuş olan, İngilizcesi advanced seviyesindeki kişilerin alabileceği bir kurstur. Ingilizce seviyesi, English Language Institute tarafından belirlenen 108-110 arasında olmalıdır. Bunun için de San Diego’nun 10 haftalık İngilizce Hazırlık kursuna katılabilirsiniz.

Bu programı başarıyla tamamlayan öğrencilerin, California Western School of Law ve University of San Diego (USD)’da koşullu olarak kabul alma şansları dahi olabilir.

Amerika’da hukuk yüksek lisansı hakkında detaylı bilgi için Amerika’da LLM Rehberi blog sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

 

Diğer Gereklilikler nelerdir?

90 IBT
7.5 IELTS
Hukukla ilgili geçmiş çalışmaların, iş deneyimlerinin ve neden bu programı istediğini belirten kısa bir yazı 4-6 haftalık kısa bir hukuk geçmişi

Program ne zaman başlar?

Kış 2016
4 Ocak — 18 Mart
İlkbahar 2016
28 Mart — 10Haziran
Yaz 2016
20 Haziran — 2 Eylül
Sonbahar 2016
19 Eylül — 2 Aralık

 

Program nasıl işler?

Pazartesi-Cuma arasında dersler gerçekleşir. Sabah 8.30, akşam 4.30’a kadar dersler sürer. Haftada 25 saat,11 Haftalık bir program Seçilen derslere göre program değişiklik gösterebilir.

 

Dersler genel olarak neleri içerir?

1) Amerikan Hukuk Sistemine Giriş ya da genel olarak inceleme 2) Duruşma Süreci 3) Önemli Davalar 4) Hukuk sürecini etkileyen sosyal ve kültürel akımlar 5) Hukuk öğrencileri ve çalışanlarından dersler
6) Okumalar, Kelime Bilgisi ve Münazara Ortamı 7) Katılımcıların sunumları 8) Adliye ve hukuk ile ilgili yerlere gezilerin yapılması 9) 4 saatlik, kelime bilgisi, dil bilgisi ve tartışma üzeirne film izleme

 

Program içerisindeki ücretler nelerdir?

Başvuru ücreti: $150
Okul ücreti: $3,950
Uluslararası Öğrenciler için Servis Ücreti: $350
Kitap ve gerekli Materyaller: $250 — $400

 

Konaklama
Okula yakın bir ailenin yanında Amerikan kültürüyle daha yakın olmak isteyenler için, öğrencinin kendisinin ailelerle iletişime geçmesi gerekir. Geri ödemesi yapılmayan $200 ödentikten sonra;

4 Hafta 11 Hafta
$900 $2.475
$750 $2.062,50

Kampüste, derslere yakın olmak ve okul atmosferinin tadını çıkarmak isteyenler için San Diego, 4 haftalık konaklama sunar. 10 haftalık konaklamalar için okulla iletişime geçilmesi gerekir.

Oda Şekli 4 hafta*
Kişiye Özel Oda $1.890
Paylaşımlı Oda $1.620

*2015 fiyatlarıdır.

Amerika’da Yaşam Giderleri ve Öğrenciyken Çalışmak

Amerika’da yaşam giderleri ne kadardır? ABD’de öğrenciyken çalışabilir misiniz?

Amerika’da LLM Rehberi

Amerika’da hukuk okumak diğer birçok ülkeye göre farklılık göstermektedir. Öncelikle olarak, en basitinden bir hukuk mezunu olmak istyorsanız Juris Doctor denilen ‘JD’ bitirmeniz gerekiyor. Diğer ülkelerden farklı olarak JD bir yüksek lisans programıdır ve yalnızca herhangi bir alanda lisans diplomanızın olması JD yapmanız için yeterlidir. Diğer meslektaşlarınızla kıyasladığınızda J.D. yapan öğrenciler Amerikan Hukuk sisteminin temelini oluşturan zorunlu temel dersleri de almak durumunda kalırlar. Okulların kendi işleyişlerine göre değişiklik gösterse de, LLM’de Seminar Courses denilen sizin daha çok çaba sarf etmeniz gereken dersler açılabilmektedir.

İkinci olarak, Amerikan hukuk eğitimi, örneğin Medeni Hukuk için uygulanan geleneksel eğitimin yanında öğrencinin derse katılımının önemli olduğu ders içeriklerine sahiptir. Bilimsel araştırmalar üzerine çalışmak yerine, Amerikan hukuk okulları gerçek davaların işleyişini ve sonucunu çalışacağınız ‘dava methodu’ (case method) üzerinden giderler. Aynı zamanda, bazı hocalar öğrencilerin doğru cevaplara ulaşabilmelerine yol göstermek adına, ardı ardına soru sordukları ‘Socratic Method’u da kullanabilirler. Dolayısıyla öğrencilerden verilen okumaları önceden çalışmış olması ve dersteki tartışmalara katılması beklenir. Hatta çoğu hoca derse katılımı dersin ana etmeni olarak sayarak final notunun yerine dahi geçirebiliyor.

 

Amerika’da yüksek lisansta başarılı olmak isteyen öğrencilerin, hızlı İngilizce okuma yapmak ve İngilizce metinleri iyi anlamak üzerine çok da stres yapmalarına gerek yoktur. Birçok yabancı arkadaşımın en büyük problemi derslerdeki okumaları yetiştirmek üzerine olsa dahi derste yapacağınız 15 ile 60 sayfa arasında değişen okumaları takip etmektir.

 

Amerikan hukuk dersleri ya normal ders (lecture courses) tadında veyahut da bir seminer (seminar courses) havasında geçer. Deniz Hukuku ya da Kanunlar İhtilafı gibi özel dersleri içeren Lecture Courses yaklaşık olarak 15 kişilik sınıflardan; Teminat İşleri ve Şirketler hukuku gibi derslerde de yaklaşık 60 kişilik sınıflara kadar değişiklik gösterir. Genellikle J.D. öğrencilerinden oluşan Lecture Courses dersleri çoğunlukla ‘Socratic Method’ ile öğretilir ve Lecture Courses’da dönem sonundaki notunuzu belirleyecek tek bir sınav olursunuz. Alınan kurstaki öğrenci sayısı arttıkça bu dersi veren öğretmenin de ikinci derece profesör sayılan herhangi bir avukattan ziyade full-time çalışan bir fakülte üyesi olma ihtimali de artar.

Diğer bir yandan, Seminar Courses dediğimiz dersler daha az öğrenci ile işlenir ve daha özel konulara yoğunlaşılacak şekilde görülür. Dolayısıyla, Lecture Courses’a göre okumaları daha uzundur ve öğrencilerin derse daha aktif katılması beklenir. Seminar Courses bir final ödevine ya da kendinizin yaptığı bir araştırmanın sunumu ya da hazırlığı üzerinden notlandırılabilir. Bazı hocalar araştırma projelerini not adına direkt kabul edebiliyorlar.

Araştırma ve yazma, Amerika’da hukuk yüksek lisansı yapmanın esas etmeni sayılır. Seminar Courses için yazacağınız kısa yazıların yanında bazı okullar belli bir uzunluktaki yüksek lisans tezini bitirmeyi şart koşmaktadırlar.

 

Tez kısmı yüksek lisansın en zor ve zamanınızı harcayacak kısmı sayılabilir. Bu yüzden aklınızda önceden bir fikrin olması ve okuduğunuz dönem ya da dönemler boyunca bunun üzerinde çalışmanız işlerinizi kolaylaştırabilir.

Amerikada LLM Rehberi

Tez yazarken internet büyük kolaylık sağlasa da, hukuk kitapları en büyük yardımcınız olacak (Görsel ©Paige)

Öğrenciler yüksek lisans tezlerini her daim tavsiye vermeye hazır bir hocanın yardımıyla hazırlarlar. Yüksek lisans tezi LLM için oldukça temel bir yere sahip olduğundan dolayı daha özel bir alanda tez yazmak isteyen öğrencilerin önceden okul kaynaklarının kendileri için yeterli olup olmadığına bakması ilerleyen zamanlarda işlerine yarayabilir. Çünkü, bir yandan tezini oluşturup bir yandan da kısıtlı imkanlardaki bir kütüphaneden bilgi çıkarmaya çalışmak pek de kolay değildir. İnternet dediğimiz derya uluslararası hukuk araştırmalarını hatırı sayılır bir şekilde basitleştirse de, iyi donanımlı bir hukuk kütüphanesinden yararlanmak bütün işlerinizi daha kolay halletmenize yardımcı olacaktır. Tezinizi hallettiğinizde birçok LLM öğrencisi gibi önce tezinizi bir gözden geçirip sonrasında bir Amerikan hukuk dergisinde yayınlamaya gönderirsiniz.

Amerikada LLM Rehberi

Zorlu ama iyi hazırlandığınız bir tez süreci sonrasında diplomanıza kavuşacaksınız (Görsel ©smulawschool)

Final sınavları her ne kadar hoşa gitmese de tamamlaması zorunlu olan kısımdır. Genel hukuk okullarında, final sınavları çoktan seçmeli soruların yerine üzerine yazılar yazmanız gerekecek soruları içeren sınavlar olacaktır. Tipik final sınavı her biri bir saat sürecek şekilde 3 sorudan oluşan bir sınavdır. Her bir soru belli bir doğru kalıbından çıkar ve size yazınızda bahsetmeniz gereken konuyla ilgili daha özel bir soru sorar. Bu sınavlar genelde derslerde işlediğiniz konularla uyumlu ve anlamlı olacak şekilde karşınıza çıkar. Bazı hocalar sınavlara elinizde kendinize ait notlarla girmenize izin verirken bazıları da herhangi bir kitabı yanınızda bulundurmanız gerekmeyen sınavlar yapabilirler. Hocalar dersle ilgili kurallarını ve sizden ne beklediklerini en başta açık bir şekilde ifade ederler. Dolayısıyla, sınavlarda bu kurallardan herhangi birine uymamanız oldukça büyük bir suç olarak görülür ve okulun ahlak kurallarına aykırı hareket etmek olarak sayılır. Sınavların her birinin süresi önceden bellidir ancak bazı okullar kendi ana dili İngilizce olmayan uluslararası öğrenciler için ekstra zaman vermeye müsaade etmektedirler. Tekrarlamak gerekirsek, hukuk İngilizcesinde okuma ve yazma becerilerini geliştirmiş olmak Amerikan hukuk okullarında başarılı olmanın anahtarıdır. Amerikan hukuk sınavlarından bazı örnekler görmek adına S.M.U Hukuk bölümü Profesörü Peter Winship’in koyduğu sınavlara bu siteden göz atabilirsiniz.

Hangi ünlü modacı hangi moda okulundan mezun?

Yurt dışında moda okulları son dönemde Türk öğrenciler için popüler hale geldi. Peki hangi moda okulu hangi alanlarda daha başarılı?

Lise Öğrencileri İçin Amerika’da Yaz Kampı

Dünya’nın en önemli üniversiteleri, muhteşem kampüsler, NBA yıldızlarıyla tanışma fırsatı, sanat kursları… Amerika yaz kampları ile çocuklarınızın ilgilerine göre İngilizce dolu bir yaz onları bekliyor.

Ortaokul ve lise öğrencileri için yaz tatilini anlamlı bir etkinliğe dönüştürmek son dönemlerde velilerin en önemli amacı. Bu amaçla bir çok veli bütçesi doğrultusunda mahalledeki basketbol okulundan yazlık bölgelerdeki gençlik kamplarına kadar bir çok seçeneği değerlendiriyorlar.

İmkanı olan veliler ise yurtdışı yaz okullarını tercih ediyor. Özellikle Amerika, İngiltere, Kanada, İrlanda, Malta gibi ana dili İngilizce olan ülkelerde gerçekleştirilen İngilizce yaz dil okulları en çok ilgi gören programlar.

Veliler bu programlarla gençlerin hem yabancı dil yeteneklerini geliştirmelerine destek oluyorlar hem de çocukların farklı kültürleri görerek kişisel gelişimlerine katkı yapmalarına çalışıyorlar. Çocukların yabancı bir ülkede kendi ayakları üzerinde durarak geçirecekleri bir kaç haftayı önemseyen velilerin sayısı hiç de az değil.

Gözünüzde canlanması açısından Amerika’da bir yaz kampı programını adım adım izleyelim.
Çocuğunuzu Los Angeles’a Amerika’nın en prestijli okullarından University of California Los Angeles kampüsüne yolcu ettiniz. Peki ya sonra?

Havaalanında karşılama: Öğrenciler sizlere iletişim bilgileri daha önce verilmiş profesyonel ekiplerce karşılanır ve özel araçlarla kampın gerçekleşeceği kampüse götürülürler.

Oryantasyon: Kampüs’te kayıt işlemlerinin ardından pasaportu ve değerli eşyaları muhafaza edilir, çocuğunuz odasına yerleşir ve bir kampüs turu ile çevresini ve arkadaşlarını tanır. Tabiki herşey İngilizce 🙂

Seviye belirleme ve dersler: Öğrenciler 2. gün sabah kahvaltısının ardından İngilizce seviyelerini belirlemek ve doğru sınıfa yerleştirilmek için seviye tespit sınavına alınırlar. Kendileri için en uygun sınıfta İngilizce eğitimine başlarlar. Dersler genellikle sabah 9:00 – 13:00 saatleri arasında verilir.

Geziler ve aktiviteler: Öğle yemeğinin ardından öğrenciler, günün programına göre kampüs içi aktiviteler ya da şehir gezileriyle güne devam ederler. Onların hem kaynaşmasını hem de eğlenceli vakit geçirmesini sağlayan aktiviteler başta spor olmak üzere, zeka oyunları, sahne sanatları, hazine avı gibi grup oyunları olabilir. Yaz kamplarında öğrenciler hem ilgilerine hem de zevklerine göre farklı aktivite gruplarında yer alabilirler.

Amerika’daki yaz kamplarında sunulan geziler mutlaka gözetmen öğretmen ya da kamp yetkilileri ile birlikte gerçekleştirilir. Çocuğunuzun İngilizce dilini öğrendiği Amerikan kültürüyle sıkı bir bağ kurması hedeflenir.

Program sonu ve eve dönüş: Öğrenciler yaz kampı programlarını tamamladıktan sonra sertifika töreni ile arkadaşları ile vedalaşır. Uçuş saatlerine göre organize edilerek havaalanına yine özel araçlarla transferleri yapılır. Pasaport kontrol noktasına kadar öğrenciye eşlik edilir ve uğurlanır. İstanbul’da siz zaten kavuşma anını bekliyor olacaksınız.

Amerika'daki yaz kampları ile gençler İngilizce öğrenerek eğlenceli bir tatil dönemi geçirebiliyorlar.

Amerika’daki yaz kampları ile gençler İngilizce öğrenerek eğlenceli bir tatil dönemi geçirebiliyorlar. (Görsel © Embassy Summer)

AMERİKA’DA YAZ KAMPLARI

Çocuğunuzu bir İngilizce yaz kampına göndermek istediniz ve yeni dünyanın merkezi Amerika’ya karar verdiniz. Peki okul ve kampüs seçimini neye göre yapacaksınız, Amerika’da çocuğunuzu neler bekliyor?

Öncelikle Amerika’yı bir ülke gibi düşünürsek yanılırız, isminden de anlaşılacağı gibi Amerika bir devletler birleşimi. Bu gözle konuyu ele alırsak farkedeceğiz ki Amerika seçiminin ardında eyalet seçimi de son derece önemli. Yani sizin için New York da Amerika, Los Angeles da… Ama arada 3 saat yerel zaman farkı ve 6 saatlik bir uçuş söz konusu.

Amerika yaz kampları dediğimizde bu koca kıtada yer alan genellikle 11-17 yaş aralığına hitap eden yaz programları akla gelmeli. Her ne kadar çok fazla seçenek olsa da yaz kamplarının bir kaç bölgede kümelendiğini görüyoruz.

Elbette aşağıdaki 3 bölge dışında da Chicago, Washington, Houston gibi önemli şehirlerde de yaz programları bulmak mümkün.

DOĞU YAKASI

New York, New Jersey ve biraz da kuzeyde, Boston’da yer alan yaz okulları.

Amerika’da eğitimin en önemli şehri sayılan Boston’ın yanı sıra tüm dünya için bir konsept olan New York ve New Jersey bu kısımda yer alır. Özellikle eğitim hayatına Amerika’da devam etmek isteyen öğrenciler için güzel bir tercih olacaktır.

Broadway’de güzel bir müzikal deneyimi de özellikle tiyatro ile ilgilenen genç öğrenciler için son derece güzel bir seçenek.

BATI YAKASI

Doğuya göre daha sakin, Amerikan rüyasının ana merkezi.

San Francisco, Los Angeles, San Diego gibi büyük şehirlerle beraber Santa Barbara veya Berkeley gibi küçük merkezlerdeki okullar bu kısımda yer alıyor. Özellikle Los Angeles (Amerikan’ın en büyük 2. şehri) eksenli üniversitelerde yer alan programlar çocuklara hem Amerikan kültürü, hem deniz, hem de eğlence vaad ediyor.

Amerikan’nın en iyi üniversiteleri arasında gösterilen UCLA (University of California Los Angeles) de bu kampüslerden biri. Amerika’nın batı yakası plajları ile ön plana çıktığından aman çocuğunuz mayosunu unutmasın 🙂

FLORIDA

Amerika’nın en eğlenceli eyaleti diyebiliriz. Günlerinizi harcayabileceğiniz tematik oyun parkları (Seaworld, Universal Studios, Disneyland) muhteşem sahiller bu eyalette. Ayrıca bilime merakı olan öğrenciler bu bölgeyi seçmeleri halinde NASA’yı ziyaret etme fırsatı buluyorlar.

Miami, Orlando, Fort Lauderdale gibi önemli merkezlerdeki okullar başlıca seçenekler.

Rehber öğretmenler eşliğinde eğlenceli aktiviteler (Görsel © Embassy Summer)

Rehber öğretmenler eşliğinde eğlenceli aktiviteler (Görsel © Embassy Summer)

Korkmayın! Amerika’daki yaz kamplarında çocuklarınız için her ayrıntı düşünülüyor.

Amerika yaz okullarının çok büyük bir kısmı üniversite ya da kolejlerin kampüslerinde gerçekleştirilir. İngiltere’de sıklıkla karşılaştığımız aile yanı konaklamalı programlar son derece azdır.

Kampüs programlarında 24 saat gözetim ve güvenlik vardır, çocuklar başlarında gözetmen ya da öğretmen olmaksızın kampüs dışarısında olamazlar. (Bazı kampüslerde sizin izninizle belirli saatler içerisinde dışarıya çıkabiliyorlar)

Yemekler konusunda özellike helal et, alerji, sağlık problemleri gibi durumları önceden belirterek çocuğunuzun ve sizin hassiyetleriniz gözetilerek uygun yemek çıkması sağlanıyor.

Çocuğunuzun yeteneklerini es geçmeyin!

Kampüs seçiminde dikkat etmeniz gereken önemli bir ayrıntı da çocuğunuzun yeteneklerini, ilgilerini göz önünde bulundurarak seçim yapmanız. Amerika’daki yaz kamplarında hemen hemen her spora yönelik seçenekler olabiliyor.

Örneğin çocuğunuz bir basketbol tutkunuysa onu Nasa gezisi içeren bir kamp yerine NBA oyuncularıyla tanışabileceği, idman yapabileceği bir kampa göndermek hem onu daha motive edecek hem de daha kolay arkadaş edinebilmesini İngilizceyi daha rahat konuşabilmesini sağlayacak.

Eğer çocuğunuz tiyatro ile ilgiliyse drama veya tiyatro etkinlikleri içeren programlarla çocuğunuza ciddi katkı yapabilirsiniz. Kampüs seçiminizde bu detayları atlamayın lütfen.

Ayrıca Harvard, Yale, Stanford, MIT gibi önemli Amerikan üniversitelerine ziyaretler düzenlenen programlar da mevcut. Eğer çocuğunuz ya da siz Amerika’da üniversite eğitimi hakkında ilgi sahibiyseniz ona eşsiz bir hediye vermiş olursunuz.

Programlar kapsamında öğrencilere hafta içi sabah saatlerinde İngilizce dersleri, öğleden sonra ise hobi saatleri, kampüs aktiviteleri ve gezilerle geçilir. Aktiviteler öğrencilerin kendi aralarında Pratik yapmalarına yönelik olarak düzenlenmiş aktiviteler ve gezilerdir.

Kızlar ve erkekler farklı binalarda konaklarlar.

Kızlar ve erkekler farklı binalarda konaklarlar. (© Embassy)

Her katta ortak kullanımlı banyo bulunur.

Her katta ortak kullanımlı banyo bulunur. (© Embassy)

Kız ve erkek çocuklar için kamplarda farklı konaklama üniteleri

Amerika’daki yaz kamplarında konaklamalar genellikle kampüs içerisindeki öğrenci yurtlarında yapılır. Kız öğrenciler ve erkek öğrenciler genellikle farklı binalarda; nadiren de olsa bazı kampüslerde ise farklı katlarda kalırlar. Ama kesinlikle kız ve erkek öğrencilerin beraber aynı katta kalması söz konusu değildir.

Kaynak görseller: © Embassy Summer, Pace University, New York

Çocuğunuzu yaz okuluna göndermeniz için 10 nedeni sizin için derledik, blogumuzu buradan ziyaret edebilirsiniz.