Yazılar

Dil Öğrenmek için 10 Tüyo

Matthew Youlden 9 farklı dili akıcı bir şekilde konuşabiliyor ve daha birçoğunu da anlayabiliyor. İkinci bir dili bile öğrenmede zorluk çeken bizlere de tavsiyeleri aşağıdaki gibi!

  1. Niye Öğrendiğinizi Bilin
    Bir dili öğrenmeye başlamadan önce o dili neden öğrenmek istediğinizi bilin (Katie Sayer)

    Bir dili öğrenmeye başlamadan önce o dili neden öğrenmek istediğinizi bilin (Görsel: ©Katie Sayer)

    Eğer yeni bir dil öğrenmek adına güzel bir nedeniz yoksa, o dili öğrenmek için daha az motivasyon ve çabanız oluyor. İngilizce konuşanları Fransızca’nızla etkilemeye çalışmak tabi ki de güzel bir neden değil, ama Fransız birini kendi diliyle birlikte tanıma arzusu başka tabi ki. Nedeniniz ne olursa olsun, bir dili öğrenmeye başladığınızda ‘Tamam ben bu dili öğreneceğim ve bu dille şunları yapacağım’ diyebilmek ve kendinize bir hedef belirlemek çok önemlidir.

  2. Bir Arkadaş Bulmak
    Dil pratiği yapmanın en güzel, eğlenceli ve kolay yolu, arkadaş edinmek (Jirka Matousek)

    Dil pratiği yapmanın en güzel, eğlenceli ve kolay yolu, arkadaş edinmek (Görsel: ©Jirka Matousek)

    Matthew ikiz kardeşi Michael ile birlikte birçok dil öğrenmeyi başarmış (ilk dilleri olan Yunanca’yı sadece 8 yaşındayken öğrenmeye başlamışlar.) Matthew ve Michael bu kadar dili öğrenme gücünü kardeşler arasındaki tatlı rekabetten kazanmışlar. Biri diğerinden daha iyi yaptığında, diğerinin kıskançlığı ve daha da iyi yapabileceğine olan azmi başarmalarını sağlamış.

    Böyle bir kardeşiniz olmasa bile yeni öğrendiğiniz dil konusunda sizi zorlayacak ve rekabet edebileceğiniz bir partner bulmak size kolaylık sağlayabilir.

  3. Kendinizle Konuşun
    Dil öğreniminde pratik yapmak çok önemli, yüksek sesle konuşup kendinizi dinlemek de hatalarınızı görmenize yardımcı olacaktır (Very Quiet)

    Dil öğreniminde pratik yapmak çok önemli, yüksek sesle konuşup kendinizi dinlemek de hatalarınızı görmenize yardımcı olacaktır (Görsel: ©Very Quiet)

    Eğer konuşacak kimseniz yoksa merak etmeyin kendiniz varsınız ve böyle bir durumda kendinizle konuşmanın herhangi bir sakıncası yoktur. Bazen kendi kendinize konuşma eylemi size tuhaf gelebilir ama dil pratiği yapmak açısından en güzel yollardan biridir.

    Yeni kelimeleri ve cümleleri bu şekilde daha kolay aklınızda tutabilir ve biriyle karşılaştığınızda daha güvenle konuşabilirsiniz.

  4. Dille Bağlantınız Olsun
    Dille bağınızı kopartmamanız çok önemli (faungg's photos)

    Dille bağınızı kopartmamanız çok önemli (Görsel: ©faungg’s photos)

    Eğer yeni öğrendiğiniz dili konuşmayı baş amacınız kabul ederseniz, ders kitaplarının arasında kaybolma ihtimaliniz daha az olacaktır. Başka insanlarla konuşmak da sizi dille bir arada tutmaya yardımcı olacaktır.

  5. Eğlenmenize Bakın
    Dil ögrenmek için 10 tüyo

    Eğlenerek dil öğrenmek işinizi kolaylaştıracak (Görsel: ©David Martyn Hunt)

    Yeni bir dil öğrenmek nerden bakarsanız bakın oldukça yaratıcı bir aktivitedir. The Super PloyGlot Kardeşler Yunancalarını yeni şarkılar yazıp onları kayıt altına alarak pratik etmişler. Siz de kendinize göre bu süreci daha eğlenceli hale getirecek bir aktivite düşünebilirsiniz: arkadaşlarınızla radyo programı yapabilir, çizgi romanlar çizebilir, şiir yazabilir ya da basitçe kimi bulabiliyorsanız onunla konuşabilirsiniz. Eğer eğlenceli bir yol bulamazsanız, bağlantı kurma maddesini tamamlayamayacaksınız.

  6. Çocuk gibi hareket edin
    Dil ögrenmek için 10 tüyo

    Son yapılan çalışmalar, yaşın dil öğrenmekle bir ilgisi olmadığını, sadece çocuklar risk alabildikleri ve oyunlarla öğrendikleri için daha çabuk konuşmaya başladıkları yönünde (Görsel: ©Bre LaRow)

    Bu öfke nöbetleri geçirin ya da gözünüze yüzünüze biraz yemek bulaştırın demek değildir tabi ki. Çocukların yetişkinlerden daha iyi öğrendiği fikri sadece bir söylentidir. Yeni araştırmalar da, öğrenme kapasitesi ile yaş arasında herhangi bir bağlantı bulamamıştır. Çocuklarda hızlı öğrenme becerisi fikri aslında, onların dille oyunlar oynama hevesinden, kendilerini daha az düşünmelerinden ve hata yapmaya oldukça meyilli olmalarından ileri geliyor.

    Doğal olarak hepimiz hatalarımızdan öğreniyoruz. Yetişkinlerin hata yapması genelde tabu sayılıyor malesef. Bunun yerine kendinize hata yapma alanları açın, bilmediğinizi kabul edin ve özgürleşin.

  7. Güvenli Bölgenizden Çıkın

    Dil öğrenmek için cesur olmalı, güvenli bölgenizden çıkmalısınız (Görsel: ©Dennis Hill)

    Dil öğrenmek için cesur olmalı, güvenli bölgenizden çıkmalısınız (Görsel: ©Dennis Hill)

    Hata yapmayı istemek demek çok büyük ihtimalle gülünç durumlara düşeceksiniz demek oluyor. Bu durum biraz korkutucu olabilir. Maalesef bu da kendinizi geliştirmek için tek yol diyebiliriz. Dile ne kadar hakim olduğunuzun hiçbir önemi yok aslında kendinizi gülünç konuma düşürmeye başlamadan kim konuşabilmiş ki sanki: sokaktaki yabancılarla konuşun, gideceğiniz yerin adresini sorun, yemek sipariş edin, şakalar yapmaya çalışın. Bunu ne kadar çok yaparsanız kendinizi güvenli hissettiğiniz o alan daha da büyüyecektir.

    En başta zorluklarla karşılacaksınız: telaffuz etmede, dil bilgisinde, cümlenin dizilişinde ya da söyleneni tam bile anlayamaycaksınız belki de. Ama en önemlisi bu duyguyu geliştirmek ve üzerine çalıştırmaktır.

  8. Dinlemek
    Bir dili iyi öğrenmek için öncelikle dinlemeyi bilmek gerekiyor (Görsel: ©Tim Pierce)

    Bir dili iyi öğrenmek için öncelikle dinlemeyi bilmek gerekiyor (Görsel: ©Tim Pierce)

    Konuşmaya başlamadan önce kesinlikle dinlemenizi geliştirmelisiniz. Bütün diller ilk duyduğunuz anda size tuhaf gelebilir. Ama ne kadar çok bu dile maruz kalırsanız bir o kadar size bilindik gelmeye başlayacaktır ve siz de daha kolayca konuşma evresine geçebileceksiniz.

  9. O Dili Konuşan İnsanları Dinleyin
    Dil ögrenmek için 10 tüyo

    Bir dili en iyi şekilde, ancak o dili konuşan insanlardan öğrenebilirsiniz (Görsel: ©Vera Kratochvil )

    Farklı diller, dilinizi, dudağınızı ve boğazınızı farklı kullanmanızı gerektirir. Telaffuz, mental olduğu kadar fiziksel de bir beceri gerektiriyor.

    Biraz tuhaf dursa da birinin kelimeleri nasıl çıkardığına bakın ve seslerini dinleyin sonrasında da taklit etmeye çalışın. İlk başlarda oldukça zorlasa da tek yapmanız gereken pratik yapmaya devam etmek olacaktır.

    Eğer o dilinin yerlisi birini izleme fırsatınız olmazsa filmleri takip etmek de faydalı olabilir.

  10. Dört Elle Sarılmak
    Dil ögrenmek için 10 tüyo

    Dil öğrenimine dört elle sarılın (Görsel: ©Petr Kratochvil )

    Öğrenmeye azim ettiniz. Peki nasıl devam ettireceksiniz? Öğrenmenin uygun bir yolu var mı? Matthew net bir tavisye veriyor: Yeni bir dili öğrenmek için hangi yöntemi kullanıyorsanız kullanın, her gün üzerine çalışmak, pratik yapmak zorundasınız.

    Öğrendiklerinizi günlük hayatınızda kullanın, üzerine düşünün, yazın, dinleyin. Tek yapılması gereken şey öğrenilenin pratiğe dökülmesi.

    Konuşmak için çabalamaktan, insanları her ne kadar bilmiyor olsanız da darlamaktan vazgeçmeyin. Hem zaten ‘yeni öğreniyorum ve pratik yapmak istiyorum’ dediğiniz zaman herkes sizin için sabırlı davranacak ve sizi cesaretlendirmek için elinden geleni yapacaktır.

Yurt Dışında Okumak İçin Nasıl Bir Yol İzlenmeli?

Kim bilir bugün kaç genç, sağda solda gördüğü reklamlarla, arkadaşlarının gazıyla, internette gördüğü fotoğraflarla heveslenip;

“Abi herkes gidiyor ben de yurt dışına gitmek istiyorum! En güzel çağımdayım, gezip tozayım ben de, yeni yerler göreyim, benim de arkadaşlarım olsun, Asyalısından tut Amerikalısına kadar! Ne güzel, hem okurum dilim falan gelişir hem de uluslararası çevre yaparım, bir yandan yeni yerler yeni kültürler falan…”

diye uçsuz bucaksız hayallere kapıldı ve soluğu ailesinin yanında aldı.

Fakat o da ne? Karşılarına oturduğu an anladı ki, bu iş hiç de kolay olmayacak.

Biricik çocuklarından ayrı kalmak mı, işin maliyeti mi derken aileler bu işe aşırı önyargılı bakmaya başladı, gençler de hayalleri yıkılmış bir şekilde odalarına yollandı…

İşte siz de bu gençlerden biriyseniz ve senaryonuzun böyle olmasını istemiyorsanız, buyrun size aile ikna etmelik öneriler… Artık kendi ailenize göre evirip çevirip kullanın, hayallerinize ulaşın!

  • Azıcık Araştırma

Yani tabi ki işin belli bir kısmında gezelim görelim hevesi yatıyor, malum onca gezip duran eğlenen öğrenci fotoğrafları ortalıkta gezince insan kendi de istiyor ama asıl olayımız okumak. Orada eğitiminizin yanında gezmelik vaktiniz olacağını bilerek araştırmanızı yapın. İyi okullar bulun, onları arayın, bilgiler alın. Bu sayede aileniz de bu işle ciddi bir şekilde ilgilendiğinizi ve istediğinizi farkeder, onlarla konuşmaya gittiğinizde elinizde somut bilgiler olur ve sorularını başarıyla cevaplarsınız.

  • Seçenekleri Değerlendir

Artık tek bir okulun belli bir programı yok. O kadar çok okul, o kadar çok farklı programlar var ki; 1 haftadan koca bir akademik yıla kadar değişebilen, içerisinde çeşitli imkanları olan, yani kısacası ne kadar öğrenci varsa neredeyse onlar kadar çeşitlendirilmiş programlar bulunmakta. Bu yüzden araştırırken ne istediğinizi önceden belirleyin, kıstaslarınıza göre okul seçin ve ailenizin karşısında farklı seçeneklerle çıkın.

  • İşini Sağlama Al

Okul bulmak iyi de, ailenizin yanına gidip fikri açmaya başlayınca gelecek en baba sorulardan biri de fiyat olacak. Eh yani onlar da haklı sonuçta para onların cebinden çıkacak, neye ne kadar harcayacağını bilmek isterler. O yüzden okul araştırırken napıyoruz, fiyatların ailemize uygun olup olmadığına dikkat ederek seçenek daraltıyor ve en önemlisi de burs araştırmasına girişiyoruz. Seçtiğiniz okul size burs sağlıyor mu? Gideceğiniz ülkenin yabancı ülkelere verdiği burslar var mı? Bu burslar neleri kapsıyor? Bu soruların cevabını iyice öğrenip karşılarına çıkın.

  • Sor

Çocuğunu uzaklara göndermek kolay değil. Tabi ki aileniz sizin hakkınızda oldukça endişelenecek. Nerede kalacaksınız, güvenli mi, ne yenir, nelerle karşılaşılır… Tüm bu sorular, konuyu onlara açtığınız an pat pat size sorulacak. Ama zaten siz de bunları merak edersiniz, öyle körü körüne bir yere gitmeyi düşünmezsiniz heralde; o yüzden ailenizin size yöneltebileceği tüm o sorular aslında sizin de aklınızdan geçiyordur. Bunun için aklınıza gelenleri kenara not alın, okulların internet sitelerinde çoğu bilgi bulunmaktadır fakat bulamazsanız mail atın, arayın ve cevaplarınız hazır şekilde ailenizle konuşmaya başlayın.

  • Bilene Danışın, Danıştırın

Sonuçta bu yurt dışı işleri yeni başlayan olaylar değil. Uzun yıllardır insanlar bunun üzerinde çalışıyor, öğrenciler gidip geliyor. Emin olun bunca insanın arasında ailesi en az sizinki kadar endişeli ve meraklı olan vardır. Bu yüzden, yurt dışı eğitim ofislerinden yardım alın. İnanın onlar da her gün pek çok öğrenci ve ebeveynle konuşuyor, onlara bilgi veriyor ve endişelerini gideriyor. Gidin kafanızdaki endişeleri paylaşın, hatta ailenizi de götürün ve olayı bir de profesyonellerden dinlesinler. İçleri rahatlayacaktır.

Son olarak, “Yurtdışında okuyacaksın da ne olacak yani?”, sorusuna hazırlıklı olun. Çünkü zaten içleri sizi yollamaya elvermiyor ve bu yüzden ön yargılılar. O nedenle bu hevesinize anlam da veremeyecekler. Ama onlara, yurt dışı eğitiminin size burada almış eğitimin çok farklısını belki de sunmayacaklarını, fakat buradaki üniversitelerin size kazandıramayacakları başka şeyleri; hayata bakışınıza, sosyal ilişkilerinize, dilinize, kariyerinize sağlayacağı büyük katkıları anlatın. Deneyimleyeceklerinizin, tanışacağınız insanların, sorunlarla baş edebilmenin önemini gösterin. En önemlisi de bunu gerçekten yapmak istediğinize onları ikna edin. Eninde sonunda sizin hevesinize ortak olacaklardır. Şimdiden kolay gelsin!

Yurtdışında Eğitim Alırken Uğrayacağınız 10 Gezi Durağı

Dünya kocaman ve gençlik sokaklarda, caddelerde, yeni yeni şehirleri keşiflerde. Biz de size 10 gezilesi şehri yazdık ki yurt dışındaki eğitiminiz süresince bu şehirleri gezip görmedik demeden turunuzu bitirmeyin!

Londra – İNGİLTERE

Londra uluslararası kültür ve iş merkezi olarak görülür. Her ne kadar ciddi insanların ve Buckingham Sarayı, The Royal Family, Westminster Abbey gibi ciddi mekanların şehri gibi görülse de Londra inkar edilemeyecek derecede gençliğin yaşam enerjisiyle de doludur.

Sky Garden, Londra

Sky Garden, Londra

Şehrin duvarları Banksy gibi ünlü bir graffiti ustasının tuvali haline gelmiştir. Londra alışılmadık sokak sanatlarıyla yenilenmeye devam etmektedir.

British Museum’da günlerinizi geçirebilir, Damien’s Hirst restoranında formaldehit ile dondurulmuş gerçek bir inekle bakışarak yemeğinizi yiyebilirsiniz. Hızlı ve gösterişli bir yurt dışı eğitimine imza atmak istiyorsanız Londra sizi bekliyor!

Paris – FRANSA

Hiç kimse bir şeyleri Fransızlar gibi yapamaz ve de hiç bir yer Paris’ten daha Fransız olamaz. Bu metropol şehir, kültürün ve modanın başkenti sayılır. Gece ve gündüzlerinizi arkadaşlarınızla dışarı çıkıp Seine Nehri’ni izleyip hamur işlerini mideye indirerek geçireceksiniz.

Eyfel Kulesi, Paris

Eyfel Kulesi, Paris

Öncelikle, Eyfel Kulesi ve Arc de Triomphe’u bir gezin, ordan Louvre’da bir güzel kaybolun. Paris’te herkese bir şeyler var.

Audrey Hepburn’un de dediği gibi ‘Paris her zaman doğru fikirdir.’

Nice – FRANSA

Nice, caddelerinde kaybolmak için harika bir şehirdir. 18. Ve 19. yüzyılda İngiliz üst sınıf ziyaretçileri açısından popüler olan güney Fransa’nın cennetidir, şimdilerde dünyanın her bir yerinden genç güruhunu da kendine çekmeyi başarıyor.

Promenade des Anglais, Nice

Promenade des Anglais, Nice

Boş zamanlarınızda caddeleri keşfedebilir, antikacılardan alış veriş yapabilir, Fransa’ya özel yemekleri tadacağınız Cours Saleya Outdoor Market’e uğrayabilir ya da sahilde bütün gün güneşlenmenin tadını çıkartabilirsiniz.

Nice eski zamanın zenginliği ve eğlencesini bir araya getirerek çağdaş bir atmosfer yaratmayı başarıyor. Sanatla, yaşam enerjisiyle ve mükemmel havayla bir araya gelmek için bir yazınızı Nice’te geçirmelisiniz.

Berlin – ALMANYA

Berlin Duvarı’nın yıkılışından beri şehir karmaşayla hayat bulmuş ve önemli bir cazibe merkezi haline gelmiştir.

20.yüzyıl Berlin’in bölünmesinin ve tekrar bir araya gelmesine şahit oldu ve bu olaylar Berlin’e hiçbir yerde bulamayacağınız kaosun hakim olduğu bir kalite verdi. Alternatif ve yaratıcı hayatını peşine takıp getirmiş gençleri bol bol bulacağınız Berlin, yurt dışında okumak adına vakit geçirebileceğiniz en harika yerlerden biri.

Brandenburg Kapısı, Berlin

Brandenburg Kapısı, Berlin

Göz alıcı binalarının yanında, Berlin’de tarihin izleriyle birlikte harabeye dönmüş ya da  anma için orjinalliği korunmuş anıtları gezmeden dönmeyin. Berlin’in kendine özgü yaratıcı ve değişime hazır atmosferiyle tanışın.

Roma – İTALYA

Roma zengin bir tarihe sahip; koca bir impartorluğa başkent olan, tarihteki birçok önemli figüre ev sahipliği yapan ve kardeşlerin galibiyet uğruna birbirini katlettiği şehirdir.

Kolezyum, Roma

Kolezyum, Roma

İlkçağlardan Rönesans’a kadar Roma, hakimiyetin ve gücün merkezi sayılmıştır. Şimdilerde de gezmek ve yurt dışında okumak adına en çok tercih edilen yerlerden biri. Roma çokça tarihi kalıntılara, mükemmeler kilise ve müzelere sahip oluşuyla ziyaret etmek isteyenlerin dikkatini çekmeyi başarıyor.

Roma, yaşam enerjisiyle ve kültürle dolu bir merkez olma özelliğiyle modern ve metropol bir şehirde yaşamdan bekletilerinizi karşılamaya oldukça hazır. Roma‘dan İtalyan yemeklerine aşık olarak döneceksiniz.

Floransa – İTALYA

Floransa Rönesansın doğuşu ve Orta Çağlardaki uygarlıklarıyla bilinirler. Duomo olarak da bilinen Basilica di Santa Maria del Fiore 600 yıllık bir çalışmanın ürünü ve sürekli gelişmeye devam eden sanatın kalıcı bir parçası şehirde bulunur.

Floransa da arkadaş canlısı ve rahat atmosferiyle yurt dışında okumak için tercih edilen şehirlerden biridir. Buranın zengin tarihinin yanında en önemlisi de bu yoğun tarihi atmosferin içinde kendinizi dahi keşfetmeyi başarabilirsiniz. İtalyanca’nızı kahve ve gelato keyfi yaparken pratik edebilirsiniz.

Floransa Katedrali, Floransa

Floransa Katedrali, Floransa

Modern İtalyanca’yı geliştiren ünlü şair Dante Alighieri’yi yetiştiren şehirdir. Floransa’ya özel Crema di Grom’u Michelangelo’nun David’inin gölgesi altında denemeden de dönmemeye çalışın deriz.

Barselona – İSPANYA

Katalan hayatıyla tanışmak mı istiyorsunuz Barselona’ya koşun gelin. Bu hareketli sahil kenti yazın bütün güzelliklerini bir araya getirmeyi başarıyor.

Barselona hemen sizi sarıp sarmalaycak bir şehirdir. Bisikletle yapacağınız bir tur sizi eski sanat eserlerine, güzel binalara ve tarihi mekanlara götürecek. Muhteşem yemekleri tadacağınız restaurantları da unutmamak lazım tabii.

Casa Batlló, Barselona

Casa Batlló, Barselona

Pablo Picasso, Antoni Gaudi ve Salvador Dali’nin esintilerini bol bol göreceksiniz. İspanyolcanızı geliştirmeniz ve muhteşem bir enerjiyle geri dönmeniz için Barselona doğru adres.

Malaga – İSPANYA

2800 yıllık tarihiyle Malaga oldukça seçkin ve cazibe merkezi. Dünyanın en eski şehirlerinden biri olarak Malaga, İspanyol kültürüne hakim olmak isteyenler için mimarisiyle yüzyıllar boyu çeşitlilik gösteriyor.

La Malagueta, Malaga

La Malagueta, Malaga

Yürüyerek ya da bisikletle şehrin estetik yapısına hayran kaldıktan sonra kendinizi sakin plajlara atıp dinlenmenin, yüzmenin ve leziz sardalyaların tadını çıkartabilirsiniz.

Şehrin ortasında bulunan gerçek Roma tiyatrosundaki açık hava gösterilerini kesinlikle kaçırmayın, 14.yüzyıldan kalma Gibralfaro kalesinin bahçelerini keşfedin ve Mitjana Meydanında yeni insanlarla tanışmanın tadını çıkarın.

Playa del Carmen – MEKSİKA

Meksika, Aztek, Maya ve İspanyol kültürünü harmanlamış kendine özgü kültürüyle bilinen bir şehir, Playa del Carmen. İspanyolca dilini geliştirmenin yanında lezzetli yemekleri, sömürge sonrası toplulukları, doğal güzellikleri ve tarihi mekanları keşfetmek için de gidilmesi gereken ideal bir Latin Amerika ülkesidir.

Playa del Carmen, Meksika

Playa del Carmen, Meksika

Havası bütün bir yıl güzel olsa da yaz ayları vazgeçilmezdir. Playa del Carmen kilometrelerce uzanan muhteşem sahilleri ve tertemiz Karayip deniziyle oldukça tercih edilesi.

Playa del Carmen; Tulum, Uxmal, Chichen, İtza gibi tarihi yerlere kısa bir uzaklıkta sosyal aktiviteleri bol hem de güvenli bir yerde kalmak isteyenlerin aradığı bir şehir. Derslerde olmadığınız vakitlerde yeni keşiflerde bulunabilir, birçok partiye katılabilirsiniz.

San Jose – KOSTA RİKA

San Jose, devlet korumasıyla doğal güzelliklerini sergilemeye devam eden bir şehir. Hareketli bir ülkenin hareketli ve canlı başkenti de diyebiliriz, San Jose için. Derslerde olmadığınız zaman Kosta Rika’nın muhteşem plajlarını ve yerel yemeklerini keşfedebilirsiniz.

San José, Costa Rica

San José, Costa Rica

Bu şehir, alışılmışın dışında çalışmalar ile doludur. Sömürge zamanından kalma konaklarında sergilenen çağdaş sanat galerini gezin ve sokaklarda çok sayıda bulunan grafitilerin keyfini sürün.

Yurtdışı Eğitiminiz Sırasında Gitmek İsteyeceğiniz 10 Gezi Durağı

Dünya kocaman ve gençlik sokaklarda, caddelerde, yeni yeni şehirleri keşiflerde. Biz de size 10 gezilesi şehri yazdık ki yurtdışındaki eğitiminiz süresince bu şehirleri gezip görmedik demeden turunuzu bitirmeyin!

LONDRA (İNGİLTERE)

Londra uluslararası kültür ve iş merkezi olarak görülür. Her ne kadar ciddi insanların ve Buckingham Sarayı, The Royal Family, Westminster Abbey gibi ciddili mekanların şehri gibi görülse de Londra inkar edilemeyecek derecede gençliğin yaşam enerjisi ile de doludur.


Şehrin duvarları Banksy gibi ünlü bir grafitti ustasının tuvali haline gelmiştir. Londra alışılmadık sokak sanatlarıyla yenilenmeye devam etmektedir.


British Museum’da günlerinizi geçirebilir, Damien’s Hirst restaurantında formaldehit ile dondurulmuş gerçek bir inekle bakışarak yemeğinizi yiyebilirsiniz. Hızlı ve gösterişli bir yurtdışı eğitimine imza atmak istiyorsanız Londra sizi bekliyor!

PARİS (FRANSA)

Hiç kimse bir şeyleri Fransızlar gibi yapamaz ve de hiç bir yer Paris’ten daha Fransız olamaz. Bu metropol şehir, kültürün ve modanın başkenti sayılır. Gece ve gündüzlerinizi arkadaşlarınızla dışarı çıkıp Seine Nehri’ni izleyip hamur işlerini mideye indirerek geçireceksiniz.

Öncelikle, Eyfel Kulesi ve L’Arc de Triomphe’i bir gezin, ordan “Love Lock Bridge’’e siz de bir kilit ekleyin ve ordan da Louvre’da bir güzel kaybolun. Paris’te herkese bir şeyler var.

Audrey Hepburn’un de dediği gibi ‘Paris her zaman doğru fikirdir.’

NİCE (FRANSA)

Nice, caddelerinde kaybolmak için harika bir şehirdir. 18. Ve 19. yüzyılda İngiliz üst sınıf ziyaretçileri açısından popüler olan güney Fransa’nın cennetidir, şimdilerde dünyanın her bir yerinden genç güruhunu da kendine çekmeyi başarıyor.

Boş zamanlarınızda caddeleri keşfedebilir, antikacılardan alışveriş yapabilir, Fransa’ya özel yemekleri tadacağınız Cours Saleya Outdoor Market’e uğrayabilir ya da sahilde bütün gün güneşlenmenin tadını çıkartabilirsiniz.

Nice eski zamanın zenginliği ve eğlencesini bir araya getirerek çağdaş bir atmosfer yaratmayı başarıyor. Sanatla, yaşam enerjisiyle ve mükemmel havayla bir araya gelmek için bir yazınızı Nice’te geçirmelisiniz.

BERLİN (ALMANYA)

Berlin Duvarı’nın yıkılışından beri şehir karmaşayla hayat bulmuş ve önemli bir cazibe merkezi haline gelmiştir.

20.yüzyıl Berlin’in bölünmesinin ve tekrar bir araya gelmesine şahit oldu ve bu olaylar Berlin’e hiçbir yerde bulamayacağınız kaosun hakim olduğu bir kalite verdi. Alternatif ve yaratıcı hayatını peşine takıp getirmiş gençleri bol bol bulacağınız Berlin, yurtdışında okumak adına vakit geçirebileceğiniz en harika yerlerden biri.

Göz alıcı binalarının yanında, Berlin’de tarihin izleriyle birlikte harabeye dönmüş ya da anma için orjinalliği korunmuş anıtları gezmeden dönmeyin. Berlin’in kendine özgü yaratıcı ve değişime hazır atmosferiyle tanışın.

ROMA (İTALYA)

Roma zengin bir tarihe sahip; koca bir impartorluğa başkent olan, tarihteki birçok önemli figüre ev sahipliği yapan ve kardeşlerin galibiyet uğruna birbirini katlettiği şehirdir.

İlkçağlardan Rönesans’a kadar Roma, hakimiyetin ve gücün merkezi sayılmıştır. Şimdilerde de gezmek ve yurtdışında okumak adına en çok tercih edilen yerlerden biri. Roma çokça tarihi kalıntılara, mükemmeler kilise ve müzelere sahip oluşuyla ziyaret etmek isteyenlerin dikkatini çekmeyi başarıyor.

Roma, yaşam enerjisiyle ve kültürle dolu bir merkez olma özelliğiyle modern ve metropol bir şehirde yaşamdan bekletilerinizi karşılamaya oldukça hazır. İtalyan yemeklerine aşık olarak döneceksiniz.

FLORANSA (İTALYA)

Floransa Rönesansın doğuşu ve Orta Çağlardaki uygarlıklarıyla bilinir. Duomo olarak da bilinen Basilica di Santa Maria del Fiore 600 yıllık bir çalışmanın ürünü ve sürekli gelişmeye devam eden sanatın kalıcı bir parçası şehirde bulunur.

Floransa da arkadaş canlısı ve rahat atmosferiyle yurtdışında okumak için tercih edilen şehirlerden biridir. Buranın zengin tarihinin yanında en önemlisi de bu yoğun tarihi atmosferin içinde kendinizi dahi keşfetmeyi başarabilirsiniz. İtalyanca’nızı kahve ve gelato keyfi yaparken pratik edebilirsiniz.

Modern İtalyanca’yı geliştiren ünlü şair Dante Alighieri’yi yetiştiren şehirdir. Floransa’ya özel Crema di Grom’u Michelangelo’nun David’inin gölgesi altında denemeden de dönmemeye çalışın deriz.

BARSELONA (İSPANYA)

Katalan hayatıyla tanışmak mı istiyorsunuz Barselona’ya koşun gelin. Bu hareketli sahil kenti yazın bütün güzelliklerini bir araya getirmeyi başarıyor.

Barselona hemen sizi sarıp sarmalaycak bir şehirdir. Bisikletle yapacağınız bir tur sizi eski sanat eserlerine, güzel binalara ve tarihi mekanlara götürecek. Muhteşem yemekleri tadacağınız restaurantları da unutmamak lazım tabii.

Pablo Picasso, Antoni Gaudi ve Salvador Dali’nin esintilerini bol bol göreceksiniz. İspanyolcanızı geliştirmeniz ve muhteşem bir enerjiyle geri dönmeniz için Barselona doğru adres.

PLAYA DEL CARMEN (MEKSİKA)

Meksika, Aztek, Maya ve İspanyol kültürünü harmanlamış kendine özgü kültürüyle bilinen bir şehir, Playa del Carmen. İspanyolca dilini geliştirmenin yanında lezzetli yemekleri, sömürge sonrası toplulukları, doğal güzellikleri ve tarihi mekanları keşfetmek için de gidilmesi gereken ideal bir Latin Amerika ülkesidir.

Havası bütün bir yıl güzel olsa da yaz ayları vazgeçilmezdir. Playa del Carmen kilometrelerce uzanan muhteşem sahilleri ve tertemiz Karayip deniziyle oldukça tercih edilesi.

Playa del Carmen; Tulum, Uxmal, Chichen İtza gibi tarihi yerlere kısa bir uzaklıkta sosyal aktiviteleri bol hem de güvenli bir yerde kalmak isteyenlerin aradığı bir şehir. Derslerde olmadığınız vakitlerde yeni keşiflerde bulunabilir, birçok partiye katılabilirsiniz.

MALAGA (İSPANYA)

2800 yıllık tarihiyle Malaga oldukça seçkin ve cazibe merkezi. Dünyanın en eski şehirlerinden biri olarak Malaga, İspanyol kültürüne hakim olmak isteyenler için mimarisiyle yüzyıllar boyu çeşitlilik gösteriyor.

Yürüyerek ya da bisikletle şehrin estetik yapısına hayran kaldıktan sonra kendinizi sakin plajlara atıp dinlenmenin, yüzmenin ve leziz sardalyaların tadını çıkartabilirsiniz.

Şehrin ortasında bulunan gerçek Roma tiyatrosundaki açık hava gösterilerini kesinlikle kaçırmayın, 14.yüzyıldan kalma Gibralfaro kalesinin bahçelerini keşfedin ve Mitjana Meydanında yeni insanlarla tanışmanın tadını çıkarın.

SAN JOSE (KOSTA RİKA)

San Jose, devlet korumasıyla doğal güzelliklerini sergilemeye devam eden bir şehir. Hareketli bir ülkenin hareketli ve canlı başkenti de diyebiliriz, San Jose için. Derslerde olmadığınız zaman Kosta Rika’nın muhteşem plajlarını ve yerel yemeklerini keşfedebilirsiniz.

Bu şehir, alışılmışın dışında çalışmalar ile doludur. Sömürge zamanından kalma konaklarında sergilenen çağdaş sanat galerini gezin ve sokaklarda çok sayıda bulunan grafitilerin keyfini sürün.

Tıp İngilizcesi Kursu İle Ne Öğrenebilirim?

Tıp İngilizcesi kurslarının sizin için faydası nedir? Neler öğrenirsiniz?

Eğitim için İngiltere mi, İrlanda mı?

Yurt dışında eğitim almak, biz öğrenciler için çağımızın gerekliliği gibi bir şey artık. Çoğu öğrenci lisans eğitimi olsun, lisansüstü eğitim olsun bir yolunu bulup yurt dışına gitmeye çalışıyor. Bu kararı vermek çok yerinde ama sonrası için daha önemli bir soru bizleri bekliyor. Eğitim almak için hangi ülkeyi tercih etmeliyim? Seçenekler günümüzde oldukça fazla olduğu için karar vermek de bazen bir o kadar zor olabiliyor.

İngiltere dil okulları fiyat listesi
İrlanda dil okulları fiyat listesi

Öğrencilerin yurt dışında okumak için tercih ettiği ülkelerin başında İngiltere ve İrlanda geliyor. İki ülke de Avrupa’da kaliteli eğitimin adresi olmanın yanı sıra bazı şehirleri ile dünyanın en iyi öğrenci şehirleri arasında yer alıyor. Hala ikna olmadıysanız İngiltere ve İrlanda’daki üniversitelerin genel sıralamalarına göz atabilirsiniz. İki ülkedeki okulların da sıralama olarak üstlerde yer aldığını göreceksiniz.

Ayrıca konuşulan dilin İngilizce olması ister dil eğitimi ister akademik eğitim alın yaşadığınız süre boyunca kolay bir şekilde iletişim kurmanızı ve rahat hissetmenizi sağlayacak.

İngiltere ve İrlanda’daki okulların bizim için doğru tercih olacağına ikna olduysak, geriye hangi ülkenin bizim için daha iyi olduğunu seçmek kalıyor. İngiltere mi yoksa İrlanda mı eğitim almanız için daha uygun bilemeyiz ama ikisini de daha yakından tanırsanız karar vermekte daha az zorluk yaşayacağınıza eminim.

Egitim almak icin Irlanda mi Ingiltere mi

İrlandalılar da İngilizler de güzel havaları keyifli barbekü partileri yapmak için beklerler (Görsel ©mayeesherr)

Öncelikle, iki yer de yakın kültürlere sahip gibi görünse de aslında birbirinden farklı. Ortak özellik olarak havanın devamlı yağmurlu ve kapalı olduğunu söylememe bile gerek yok sanırım. Bu nedenle İngilizler de İrlandalılar da güneşli havaları çok sever. Güneş açtığında insanların evlerinden çıkıp bahçelerinde barbekü yaparak havanın tadını çıkardıklarını göreceksiniz.

Bunların dışında, iki ülkenin de oynanan futboldan, kullanılan para birimine kadar kendilerine özgü özellikleri vardır. Ayrıca konuşulan dil İngilizce olsa da aksan farkını da göz ardı etmemek gerekir.

Egitim almak icin Irlanda mi Ingiltere mi

İrlanda Euro bölgesinde kalırken İngiltere Pound’dan şaşmıyor (Görsel ©Images Money)

İrlandalılar dünyadaki en cana yakın milletlerden biri olarak bilinir. Eğlenmeyi bilen, arkadaş canlısı, yardımseverlerdir. Daha fazla bir şey söylemeye gerek var mı? Misafirperverlik bizim için ne kadar önemliyse onlar için de öyle. İngilizler ise daha soğuk ve mesafelidir. Aslında İngilizler deyip tek bir sınıflandırma yapmak çok da doğru değil. İngiltere’ye giderseniz son derece kibar İngilizler ile tanışacaksınız. Genellikle sizi kırmamak için çok kibar davrandıklarını göreceksiniz. Fakat aynı zamanda yeni tanıştıkları biri ile bile alaycı bir dille konuşabilirler. Alaylı bir dil demek de çok doğru değil ama iğneleyerek bazen sizden söylediklerinin altındaki alayı anlamınızı beklerler. İklimin de etkisi olsa gerek bizim kadar konuşkan ve duygusal olmadıklarını da söyleyebiliriz. Bir barda İngilizlerle maç izliyorsanız o zaman başka tabi, ne kadar çok konuştuklarını görüp şaşırabilirsiniz.

Hazır olun çünkü az sonra okuyacaklarınız sizi şaşırtabilir. İngiliz çaylarının methini hepiniz duymuşsunuzdur. Bizim ülkemizde olduğu gibi İngilizler, çayı kahveye tercih eder. Yemeklerde ise köri olmazsa olmazlarıdır ve ülkede yaşayan herkes kraliyet ailesinin hayranı değildir. Şaşırdınız değil mi? Hindistan’a özgü bu baharat ülkenin favorisidir.

Egitim almak icin Irlanda mi Ingiltere mi

İngilizler de çaya bizim kadar düşkünler. Aradaki tek fark belki de çaya süt katmaları (Görsel ©Iryna Yeroshko)

İngiltere ile ilgili diğer bir gerçek ise günlük hayatta birbirlerine ne kadar saygılı olduklarıdır. İngiltere’de sıra beklerken sakın birinin önüne geçiyim demeyin. Hatta söylenenlere göre sizi yanlış bir şey yaparken gören bir İngiliz, size normalde olduğu gibi hiç kibar davranmayacaktır. İngiltere’yi seçerseniz tavsiyelerime uymanızı öneririm.

Yaşam giderleri açısından bir kıyaslama yapacak olursak iki ülke de Avrupa’daki diğer ülkelere kıyasla, yurt dışında eğitim almak için biraz pahalı sayılabilir. Tercih edilen şehrin de yaşam masraflarını etkileyeceğini dikkate alarak, İrlanda için bir dönemlik harcamalar  $6,000 – 7,500 arasında değişirken, İngiltere için $6,200 – 7,000 arasında değişmektedir. Tahmini bütçeler arasında büyük bir fark olmasa da okul ücretleri, yaşam giderleri ve döviz kurları açısından İrlanda’nın okumak için daha düşük maliyetli olacağını söyleyebiliriz.

Kullanılan para biriminin pound olması İngiltere’yi diğer Avrupa ülkelerinden daha pahalı olmasının nedenidir. Daha önceden de söylediğimiz gibi Londra’da yaşamakla daha küçük bir şehirde yaşamak aynı değildir. Ev kiraları, yaşam giderleri, bir restoranda yemek yemenin fiyatı bile farklılık gösterebilir. Nasıl ki biz İstanbul için aynısını söylüyorsak Londra’yı da aynı şekilde düşünebilirsiniz. Londra’dan uzaklaştıkça fiyatların bariz bir şekilde ucuzladığını görebilirsiniz.

İrlanda ise birçok Avrupa ülkesi gibi Euro kullanır. Londra için bahsettiğimiz fiyatlar İrlanda’nın başkenti Dublin için de geçerlidir. İki başkenti dışarıda tuttuğumuz sürece iki ülkede yaşamanın maliyeti aşağı yukarı aynıdır. Kısacası İngiltere’yi ya da İrlanda’yı tercih etmek değil büyük şehirleri tercih etmemek daha az bir bütçeyle eğitim almanıza katkı sağlayacaktır. O zaman hadi gelin bu ülkelerdeki birkaç şehri değerlendirelim.

En iyi Üniversiteler

Londra, İngiltere

En iyi üniversiteler:  University College London, King’s College, Royal Holloway ve Imperial College.
Londra için yaşaması pahalı bir şehir olsa da birçok kişinin buna değdiğini söyleyeceğine eminim. Londra’yı pahalı yapan da yaşamak için tercih edilen en popüler şehirlerden biri olmasıdır. Eğer dediklerime kulak verip Londra’ya giderseniz bana hak vereceksiniz. Size canınız ne yapmak isterse bu şehir de yapabilirsiniz desem. Kısacası Londra, hayal edebileceğinizden daha fazlasına sahip, muhteşem bir başkenttir.

Londra’da öğrenci olmak ise daha da güzel. Kaliteli okullar sizi verdikleri eğitimle memnun ederken şehrin sunduğu imkânlar sayesinde öğrencilik hayatının tadını doya doya çıkarabilirsiniz. Alışveriş, yemek, gece hayatı, eğlence yani sosyal hayatın olmazsa olmazları, Londra’da hepsi var.

Oxbridge, İngiltere

En iyi üniversiteler: Oxford ve Cambridge.
İki köklü üniversitenin birleşimi olarak bilinen Oxbridge, batı Londra’da yer alan Oxford ve kuzey-batı Londra’da bulunan Cambridge şehirlerini içerir. Bu muhteşem şehirler boş zamanlarınızda günlük geziler yapmanız için de idealdir.

Eğer Oxford Üniversitesi sizin için fazla rekabetçi bir okulsa Oxford Brookes’u ya da Cambridge sizin için çok gösterişliyse Anglia Ruskin’i de tercih edebilirsiniz.

Manchester, İngiltere

Egitim almak icin Irlanda mi Ingiltere mi – University of Manchester (Görsel: René C. Nielsen)

Egitim almak icin Irlanda mi Ingiltere mi

En iyi üniversiteler: University of Manchester
Geleceği parlak birçok öğrenci eğitim almak için İngiltere’nin kuzeyini tercih ediyor. Bu şehirlerin başında Liverpool, Newcastle, Sheffield ve Leeds gelmesine rağmen Manchester’ın hepsini geride bıraktığını söyleyebiliriz. Manchester, üç büyük üniversitesiyle okumak için seçilebilecek en havalı şehirlerden biri.

Bir de müzik veya spor ile ilgileniyorsanız kesinlikle sizin için Manchester doğru şehir. Oasis, the Smiths, the Stone Roses gibi birçok müzik grubuna ve en iyi futbol takımlardan biri olan Manchester United’a ev sahipliği yapıyor.

Dublin, İrlanda

En iyi üniversiteler: Trinity College ve University College.
İrlanda’nın doğal ve tarihi güzellikleriyle ünlü başkenti Dublin, Trinity College’ın da bulunduğu şehirdir. Dublin’de öğrenci olmak demek Irish Publarda gerçek Guinnes birasını yudumlamak, 800 yıllık tarihi Dublin Kalesi’ni keşfetmek demektir. Eğer bahar döneminde Dublin’de olursanız 17 Mart St.Paddy kutlamalarıyla doyasıya eğlenmenizi öneririm.

Cork, İrlanda

En iyi üniversiteler: University College Cork
Dublin’den sonra, İrlanda’nın ikinci en büyük şehri olan Cork, yurt dışı eğitim macerasına atılmak için ideal şehirlerden birisi. Nedeni ise burada genç nüfus oldukça fazla olmasıdır. University College Cork, 2400 uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapıyor. Bu da şehrin canlığını korumasını sağlıyor. Eğer okurken bir yandan da İrlanda’nın güneyini keşfetmek isterseniz Cork Şehri tam size göre.

Şehrin güzelliklerine doyamayacağınız konusunda bana inanabilirsiniz. Kanıt olarak 2006 yılından Cork’un Avrupa’nın Kültür Başkenti olduğunu söyleyebilirim. Sokakları, tarihi tiyatroları, yerel marketleriyle birçok turist de her yıl bu güzel şehri ziyaret ediyor.

Galway, İrlanda

National University of Ireland in Galway (Görsel ©Chris Sloan)

National University of Ireland in Galway (Görsel ©Chris Sloan)

En iyi üniversiteler: National University of Ireland in Galway
Az nüfuslu bir şehir olan Galway, cana yakın yerli halkı ve kalabalık öğrenci nüfusuyla, şehre okumak için gelen yabancı öğrencileri evindeymiş gibi hissettiren bir şehir. Şehrin nüfusunun dörtte birini National University of Ireland’de okuyan öğrenciler oluşturuyor. Bu üniversite, İrlanda’nın en eski ve köklü okullarından biri olmasının yanında en kaliteli eğitim veren kurumlarından da birisi. Eğer eğlenmeyi seviyorsanız Galway’deki hareketli gece hayatını seveceğinize eminim. Doğaseverler için ise günlük geziler yapabilecekleri the cliffs of Moher and Connemara’yı tavsiye ederim.

Kültür ve Çalışma Alanları

Egitim almak icin Irlanda mi Ingiltere mi

U2 İrlandalı bir müzik grubu (Görsel ©U2start)

İrlanda ve İngiltere’nin başlıca şehirler hakkında da fikir sahibi olduğumuza göre bu iki ülkenin kültürüne ve çalışma alanlarına daha yakından bakabiliriz. Bu iki ülkeyi birkaç kelimeyle özetleyecek olursak İrlanda için geleneksel müzik ve politika, İngiltere için ise müzik festivalleri, işletme ve sinema diyebiliriz. İkisi için ise edebiyat, spor, tarih ve dünya mutfakları desek kimsenin itirazı olmaz.

Dünya Edebiyatına en çok katkı sağlayan ülkelerin başında İngiltere ve İrlanda gelir. Shakespeare, Austen, Wilde, Dickens, Joyce, Tolkien and JK Rowling gibi ünlü yazar ve eserlerin doğduğu yer olan bu iki ülke birçok edebiyat öğrencisine eğitim veriyor.
Müzik ile ilgilenen güzel sanatlar öğrencileri, Glastonbury gibi İngiltere’de gerçekleşen müzik festivallerine kesinlikle katılmalıdır. İngiltere’deki üniversite yaşamının bir parçası olan bu festivaller ünlü müzik gruplarını ağırlar. Özellikle akademik yılın ilk haftasında gerçekleşen Fresher’s Week boyunca, gruplar farklı farklı üniversitelerde konserler verir.

Egitim almak icin Irlanda mi Ingiltere mi

Dr Who BCC’nin sevilen dizilerinden sadece biri (Görsel ©Steve Collis)

İngiltere’de popüler müzik yaygınken, İrlanda’da kültürel müzikten modern müziğe kadar her tarzda çalan müzik grupları bulabilirsiniz. U2 ve The Script en ünlü müzik gruplarındandır.

Televizyon, İngilizlerin hayatında önemli bir yere sahiptir. Çoğumuzun severek takip ettiği dünyanın en geniş yayın ağına sahip The BBC, İngilizlerin vazgeçilmezidir. Ayrıca hepimizin favorisi haline gelmiş Doctor Who, Eastenders gibi diziler ve televizyon programları İngiltere’de de ilgiyle takip edilir.

Egitim almak icin Irlanda mi Ingiltere mi

Hurling, İrlanda’ya özgü, sopa ve topla oynanan bir spor (Görsel ©Tim Bowers)

Sinema tarihinin en büyük yapımlarından olan Harry Potter ve James Bond izlemeyeniz yoktur. Bu iki yapıt da İngiliz sinema sektörünün bir eseridir. Colin Farrell, Cillian Murphy, Pierce Brosnan ve Peter O’Toole ünlü İrlandalı aktörler ve İrlanda yapımı filmler de oldukça popülerdir. Müzikal dram türündeki İrlanda yapımı “Once” (Bir Zamanlar) filminden bir sahne görmeniz bile, bavulunuzu toplayıp İrlanda’da okumaya karar vermeniz için yeterli olabilir.

Daha önce bahsettiğimiz futbol tutkusu da iki kültürün önemli bir parçasıdır. Daha doğrusu spor, İngiliz ve İrlanda kültürünü canlı tutan şeydir. İngiliz kültürünü merak edenlere kesinlikle bir futbol maçına gitmelerini öneririm. Cumartesi öğleden sonraları, İngiltere’deki herkesi maça giderken ya da bir barda maçı canlı yayından takip ederken bulacaksınız. Her bölge kendi takımını desteklerken, bu coşkuyu onlarla birlikte yaşayarak hafta sonunuzu değerlendirebilirsiniz.

Futbola benzer ama İrlanda’ya özel Gal Futbolu (Gaelic football) ver Hurling ülkenin milli sporları arasındadır. Hurling, oyuncuları ve izleyicileri arasındaki popülerliği açısından İrlanda’da futbolun arkasından 2. olarak gelir. Bir bilet alıp maça giderek bu atmosferi canlı canlı yaşamınızı öneririm. Bunun yanında geleneksel İrlanda barlarında maç izlemek de oldukça popülerdir.

Egitim almak icin Irlanda mi Ingiltere mi

Gal futbolu da İrlanda’ya özgüdür, Ragbiyi andırır. (Görsel ©Irish Defence Forces)

İngiliz ve İrlanda mutfaklarının dünya mutfaklarına kıyasla tatsız olduğunu söyleyenler olsa da bunun pek de adil bir eleştiri olmadığını söyleyebiliriz. İngiltere, yüzyıllar boyunca farklı ülkelerden gelen göçlerden oluşan çok uluslu bir yapıya sahiptir. Ülkeye her gelen kendi yemek kültürünü de beraberinde getirmiştir. Bu nedenle, İngiliz mutfağı bilinenin aksine son derece zengin ve çeşitlidir. Balık ve patates cipsi (fish and chips) bilinen popüler yiyecek olmakla beraber Asya ve Karayipler’in mutfak kültürü de oldukça popülerdir. Kesinlikle denemeniz gerekenler arasında İngiliz Kahvaltısı (Full English breakfast) ve fırında pişen geleneksel akşam yemeği (traditional roast dinner) bulunmaktadır.

Egitim almak icin Irlanda mi Ingiltere mi

Balık ve patates cipsi de İngiltere’ye özgüdür. (Görsel ©Annie Mole)

Egitim almak icin Irlanda mi Ingiltere mi

İngiliz Kahvaltısında bol çeşit bulmak münkün. (Görsel ©Avid Hills)

İrlanda ise bizim damak tadımızdan biraz daha farklı, daha özgün tatlara sahiptir. Soda bread (sodalı ekmek), Irish stew (yahni), black pudding (sosis) başlıca geleneksel yemeklerdir. Ek olarak barlarda servis edilen corned beef (sığır konservesi) ve lahana İrlanda mutfağını denemek istiyorsanız tatmanız gereken yiyeceklerdir.

Egitim almak icin Irlanda mi Ingiltere mi

İrlanda’nın meşhur yahnisi (Görsel ©jeffreyw)

Egitim almak icin Irlanda mi Ingiltere mi

Black Pudding için İrlanda’ya özgü bir sosis türü diyebiliriz, domuz kanından yapılır ve tatlıyla alakası yoktur. (Görsel ©Bryan Ledgard)

 

Şehirlerden okullara, sporlardan yemeklere kadar hepsinden az çok bahsettik. Artık karar verme zamanı. Biliyorum tüm bu bilgilere rağmen hala seçmekte zorlanıyor olabilirsiniz. Yurt dışında okumak kendi başına harika bir karar. İster İngiltere ister İrlanda olsun güzel zaman geçireceğinize eminim. Belki kafanız biraz karıştı, tekrar düşünmeye ihtiyacınız var. Belki de tüm yazıyı okuyacak kadar vaktiniz yok. O yüzden gelin iki ülkenin özelliklerine de karar vermeden önce bir kez daha göz atalım.

Neden İrlanda ?

Neden İngiltere?

  • İyi eğitim veren üniversiteler,
  • Cana yakın ve misafirperver İrlandalılar,
  • Avrupa’da olmasına rağmen Birleşik Krallık’a daha yakın bir bölge,
  • Seyahat etmek isteyenler için Birleşik Krallık’a yakın konum,
  • Kültürel çeşitliliktense daha özgün ve farklı bir kültür,
  • Tarihi ve doğal güzellikleriyle büyüleyici Dublin.

  • En iyi üniversitelerin olduğu birçok seçenek,
  • Eşsiz İngiliz kültürü ve tarihi,
  • Birçok ülkeden gelen uluslararası öğrenci nüfusu,
  • “The World in one city” olarak bilinen eşsiz şehir Londra.

Londra’da bir Üniversiteye Başvurmak için Gerekli Uluslararası Yeterlilik

Her yıl 100,000’den fazla uluslararası öğrenci lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimi almak için Londra’ya gelmektedir. İngiltere’deki üniversiteler başvuran adayları ayrıntılı olarak inceler ve  adayların farklı niteliklerle donanımlı olmasını ister. Siz Londra’daki bir üniversiteye başvuru yaptığınızda başvurunuz üniversitenin ilgili departmanı tarafından incelenir. Üniversitelerce aranan nitelikler İngiltere’de UK NARIC (UK National Recognition Information Centre) olarak bilinen bir kuruma bağlı olarak belirlenir. Bu kurum, dünyanın her bir yanından gelen öğrencilerde aranan akademik, mesleki ve profesyonel niteliklerle ilgili üniversitelere bilgi sağlamak ile görevlidir.

Uluslararası Okul Yeterlilikleri

Eğer şu anda bir lisede okuyorsanız ilk yapmanız gereken şey lise diplomanızın İngiltere’de bir üniversiteye başvurmak için yeterli olup olmayacağını öğrenmek olmalıdır.

Londrada bir Üniversiteye Başvurmak için Gerekli Uluslararası Yeterlilik

İngiltere’de lisans eğitimi almak için gösterebileceğiniz birden fazla yeterlilik seçeneği vardır. Bunlardan en yayınları International Baccalaureate ve Advanced Placements’dır. (Görsel ©Jeff Meyer)

İngiltere’de lisans eğitimi için kabul gören birden fazla yeterlilik seçeneği vardır. Bunlardan en yaygın olanları the International Baccalaureate ve Advanced Placements olarak bilinir. İleri Düzey Yerleştirme Programı olarak da adlandırılan Advanced Placements, yurt dışı üniversite başvurularında kabul aşamasında uluslararası olarak tanınmaktadır. Bir öğrencinin lise döneminde AP dersleri almış ve sınavlardan başarıyla geçmiş olması akademik eğitim için hazır olduğunun bir göstergesi olarak kabul edilmektedir.
Uluslararası Bakalorya olarak bilinen International Baccalaureate ise  dünyanın birçok ülkesinde orta öğretimde 16-19 yaş öğrenci gruplarına uygulanan çok kapsamlı ve Dünya’nın en saygın Diploma Programlarından biridir. Bunların yanısıra birçok İngiliz üniversitesi, Avrupa Birliği Ülkeleri, Hindistan ve bazı Afrika Ülkeleri gibi benzer eğitim sistemine sahip ülkelerden gelen öğrencilerden sadece lise diploması talep etmektedir.

Eğer sizin lise eğitiminiz yukarıdaki kriterlerden birine uymuyorsa, lisans eğitiminden önce 1 yıllık Foundation Eğitimi almanız zorunludur. İngiltere’deki birçok üniversite öğrencileri için Foundation Kursu sunar ya da bu kursu sunan aracı okullarla çalışır. Eğer bu hazırlık kursunu iyi notlarla tamamlarsanız aynı üniversitede istediğiniz alanda lisans eğitimine devam etmeyi garantilemiş olursunuz. Başarıyla tamamladığınız takdirde diğer üniversiteler de sizi kabul edebilir.

 

Londrada bir Üniversiteye Başvurmak için Gerekli Uluslararası Yeterlilik

Lise eğiminiz istenilen kriterlere uymuyorsa bile endişelenmenize gerek yok, lisansa başlamadan önce 1 yıllık Foundation Eğitimi alarak da hedeflerinize ulaşabilirsiniz. (Görsel ©Lucélia Ribeiro)

Uluslararası Üniversite Yeterlilikleri

Eğer kendi ülkenizde ya da başka bir ülkede üniversite okumaktaysanız ya da üniversitedeki eğitiminizi çoktan tamamladıysanız İngiltere’deki üniversitelerin Doktora Programları için başvuruda bulunabilirsiniz. Başvuru koşulları her üniversite için farklılık gösterse de genelde 3.0/4 veya 3.9/5 GPA istenmektedir. Başvuru için istenen kesin şartları üniversitelerin kendi web sayfalarında bulabilirsiniz. Üniversiteniz GPA not sistemini kullanmıyorsa bile başvuru için trankriptinizi vermeniz yeterli olacaktır. Eğitim aldığınız not sistemi İngiltere’de eğitim için aranan kriterle karşılaştırılıp değerlendirilecektir.

Başvuru için Yeterlilik

Başvuru için gereken koşullar üniversiteden üniversiteye farklılık gösterebildiği gibi başvurulan alana, başvuru yapılan ülkeye göre de farklılık gösterebilir. Bu koşulları ülkeler kategorisinden kendi ülkenizi seçerek öğrenebilirsiniz.