Yazılar

ILSC Vancouver Tıp İngilizcesi

Günümüzde bilgininin dili İngilizce, tıp ingilizcesi de doktorlar, eczacılar ve diş hekimleri için hiç olmalığı kadar önemli.

ILSC Tıp İngilizcesi programı ile tıp öğrencileri, eczacılar, dil hekimleri, tıp alanında çalışanlar ve doktorlar için İngilizce eğitimi sunulmaktadır. Yoğun bir program ile katılımcıların tıp ingilizcesi alanında kısa sürede ciddi bir ilerleme katetmeleri sağlanır.  Program ILSC İngilizce eğitim merkezi tarafından Vancouver kampüsünde sunulmaktadır.

4 haftalık üç sertifika programı = Diploma

Programın benzer programlara göre en önemli farkı 3 farklı modül ile sertifika programı şeklinde sunulması, eğer her 3 programa da katılım ve başarı gösterilirse diploma verilmesidir.  Her modül 4 haftadan oluşur ve toplam 12 haftayı tamamlayan öğrenci diplomaya hak kazanır.

İstanbul; bölgenin tıp merkezi

Özetle yabancı hastalar ile çalışan doktorlar, yurtdışında uzmanlık yapmak ve çalışmak isteyen tıp öğrencileri, mesleğini yurtdışında yapmak isteyen doktor, eczacı ve diş hekimleri için ideal bir programdır.  Günümüzde İstanbul’un bölgenin tıp merkezi konumunda olduğunu da düşünecek olursak kendinize yapabileceğiniz güzel bir yatırım

Programın öğrencilerin şu yetenekleri kazanmalarını amaçlar ;

  • İngilizce tıp terminolojisini detaylı bir biçimde öğrenmek
  • Tıbbi müdahale gerektiren durumlarda etkin iletişim
  • Hastalarla etkin biçimde iletişim kurabilme
  • Vaka incelemeleri ile hasta durumlarını analiz edebilme
  • Tanı ve tedavi süreçlerini etkin biçimde anlatabilme

Her bir sertifika programı ile öğrenciler yeni alanlardaki terminolojiyi ve vakaları inceleme fırsatı bulacaklar. Canlandırma örnekleri ile öğrencilerin olası  senaryoları çalışma şansı olacak ve kişisel eksikliklerini ve ihtiyaçlarını daha rahat görecekler, zaman zaman konular bu ihtiyaçlara göre şekillenecek.  Ayrıca vaka incelemelerinde öğrencilerin pratik kazanmaları da sağlanıyor.

Programa katılım için orta ve üzeri seviyede İngilizce bilgisine ihtiyacınız var.  Program süresince ister Kanadalı bir aile yanında kalarak kültürü yakından tanıma şansı bulursunuz isterseniz de yurt, daire gibi ILSC Vancouver’ın size sunacağı diğer seçeneklerden faydalanırsınız.

 

3 farklı program kapsamında neler öğreneceksiniz?

CERTIFICATE IN PERSONAL AND SPECIALTY CARE, AND SYSTEMS OF THE BODY
  • Oncology
  • Palliative care
  • Occupational and Physiotherapy
  • Pain management
  • The endocrine system
  • Community health care
  • Psychiatric care
Program Başlangıç Tarihleri
4 Ocak
28 Mart
20 Haziran
12 Eylül
5 Aralık
CERTIFICATE IN PHARMACY, EXAMINATION RESULTS, & SYSTEMS OF THE BODY
  • Female reproductive system
  • Male reproductive system
  • Urinary system
  • Musculoskeletal
  • Giving examination results to patients
  • Pharmacy and pharmacist
  • The blood system
1 Şubat
25 Nisan
18 Temmuz
11 Ekim
CERTIFICATE IN EMERGENCY CARE, SURGERY, SYSTEMS OF THE BODY
  • Emergency care/ER
  • The nervous system
  • The respiratory system
  • The digestive system
  • The lymphatic system
  • Surgery
  • The ear and eye
  • The skin
29 Şubat
24 Mayıs
15 Ağustos
7 Kasım

New York Film Akademisi Macerası

Bir bilgisayar mühendisi olarak görsel sanatlara hep ilgi duymuşumdur; özellikle sinemaya. Küçüklüğümden beri babam beni televizyonun karşısından kaldırmaya çalışır, o “aptal kutusu”yla fazla vakit geçirmememi söylerdi. Bir yerde de haklıydı fakat o ekranda gördüklerim, resimlerden oluşan o anlatım biçimi, o büyülü dünya adeta beni içine çekiyordu.

Matematik ve fenle boğuşmakla geçen 4 yıllık fen lisesi maceramdan sonra tabi ki üniversitede bi mühendislik bölümü okuyacaktım. ÖSS’de aldığım fena sayılmayacak bir puanla Galatasaray Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde okumaya hak kazandıktan sonra bile aklımdan filmlerin büyülü dünyası çıkmadı. Orta halli bilgisayarımla sürekli elimde bulunan video veya fotoğrafları, pek de profesyonel sayılmayacak çeşitli kurgu programlarının yardımıyla bir araya getirip değişik videolar yapıyordum. Bir gün izlediğim bir filmin sonunda aslında profesyonel olarak kurgu veya görsel efekt yapabileceğimi düşündüm. Sonuçta bütün bunlar bilgisayarlarla yapılıyordu ve ben de –direkt bu programların olmasa da- bunun eğitimini alıyordum. Bunun üzerine çalışmalara başladım ve bir kaç şirkette en azından stajyer olarak başlayabilmek için görüşmeler ayarladım. Uzun uğraşlar sonucu da kendimi Türkiye’nin önde gelen bir post-prodüksiyon firmasında stajyer olarak kabul ettirmeyi başardım.

Geceli gündüzlü çalışma halinde geçen 2 aydan sonra bu firma beni Jr. Vfx Artist olarak işe aldı ve orada 8 ay çalıştım. Burada çalıştığım süre boyunca da Türkiye’nin en çok izlenen bir çok dizilerinde ve bir çok reklam filminde görev aldım. Bir süre sonra daha iyi bir maaşla başka bir şirkete transfer oldum. Fakat bu sürede de bir filmin, dizinin veya reklamın nasıl çekildiği konusunda daha fazla bilgi edinmeye başladım. Kendimi daha ileriye götürebilmek içinse aklımda hep bir sinema okuluna gitmek vardı. Özellikle de yabancı öğrencilere sağladıkları avantajları bildiğimden, “New York Film Academy”.

Yeni işimde henüz 3 hafta geçmişken; benim bu hayalimden haberdar olan -sık sık bahsederek başının etini yediğimden olabilir- okuldan dostum Emre, junk mail kutusuna düşen bir yarışma ilanından bana bahsetti. Bir kısa film yarışması, ödülü de yönetmenine New York Film Academy’de bir eğitim. Yarışma bir yurtdışı eğitim firması tarafından düzenleniyordu ve konusu ise “Bir dakikada bir gününüzü yansıtın ve içinde yurtdışı eğitim, gelecek ve üniversite kelimeleri geçsin” di. Zor bir durumdu, özellikle de bir dakikaya bir hikaye sığdırmak.. Fakat kaçırılmayacak bir fırsattı. Özellikle de bu yarışma için aklımızda güzel bir senaryo varken. Emre de bu filmin prodüktörlüğünü üstlenebileceğini söyledi. Kazanacağımıza inanmıştık. Sabah ilk iş patronumla konuşmaya gittim. Yarışmadan bahsettim; hayalimin okuluna gidebilmem ve filmi çekebilmem için 1 hafta izin istedim fakat reddedildim. Hayalimin önüne geçmeye çalışan bir şirkette daha fazla çalışmak istemediğime karar vermem çok uzun sürmedi ve istifa ettim.

Hemen çekim içim hazırlıklara başladık. Son teslim tarihine gerçekten çok kısa bir süre vardı. Bu filmi çekebilmek için yaşadıklarımız gerçekten ayrı bir film konusu bile olabilirdi ama sonuçta filmi yetiştirmeyi başardık. Sonuçta da yarışmayı kazandık. Ödül töreni benim için tarifi imkansız duygular içeriyordu. Fakat güzel bir süpriz de oldu ve sadece bana değil Emre’ye ve filmde rol alan bir oyuncu arkadaşımıza da yine New York Film Akademisi’nden burs verdiler. Ve de okulun Los Angeles kampüsüne gideceğimizi öğrendik. Yani Hollywood’a gidiyorduk. Hiç bir karşılık beklemeden bana yardım eden bu arkadaşlarım da bir şekilde emeklerinin karşılıklarını, hayatın kendi tarzında gösterdiği bir jestle alıyorlardı. Kesinlikle hayatımızın en mutlu anlarından biriydi.

<a href=

New York Film Akademisi Macerası” width=”655″ height=”364″ /> New York Film Akademisi Macerası

Tabi ki burs sadece okul masraflarını karşılıyordu fakat Los Angeles’a gitmek için uçak masrafları, konaklama, yiyecek, içecek derken bütün masrafları toplayınca hiç de azımsanmayacak bir meblağı da ödememiz lazımdı. Bu sefer de para ödülü olan başka bir yarışmaya katıldık ve onu da kazandık. Artık önümüzde hiç bir engel yoktu ve hayallerimin okulu New York Film Akademisi beni bekliyordu; hem de film sektörünün kalbi Hollywood’da.

Ödül 4 haftalık bir atölye çalışmasıydı “4 weeks filmmaking workshop”. Tabi ister istemez 4 haftada ne öğretebilirler ki diyordum. İlk günün sonunda öğrendim ki bu 4 haftada hiç boş günümüz olmayacaktı. Hafta içi derslerle geçecekti ve her haftasonu da hepimizden birer film istiyorlardı. Üstelik yine hepimizden diğer arkadaşlarımızın filminde görüntü yönetmeni, ışık şefi veya başka bir pozisyonda görev almamızı, birbirimize yardım etmemizi bekliyorlardı. Sonuçta sinema kollektif bir sanat. Hafta içi gördüğümüz Yönetmenlik, Kamera, Senaryo ve Kurgu derslerini ise sektörde hali hazırda çalışan hocalardan alıyor olmak sadece bu dersleri öğrenmekten ziyade, sektörde işlerin nasıl işlediğini öğrenmek için de ayrıca güzel bir fırsattı. Tabi ki Amerika’daki işleyişle Türkiye’dekinin arasında biraz fark olduğunu da söylemeliyim, ama şu an konumuz o değil.

Hali hazırda az da olsa bir tecrübe ve bilgi birikimiyle gittiğim bu workshop’da adeta hızlandırılmış 1 senelik eğitim almış gibi, kafamdaki soru işaretlerinin bir çoğunu giderdim ve bu arada bildiklerimi de aslında bir temele dayandırmış oldum. Her açıdan NYFA’nın (Konuşurken de “Nayfa” diye telefuz ediyorlar, özellikle ilk anlarda anlamakta zorluk çektiğimi itiraf edeyim 🙂 – beklentilerimi karşıladığını söyleyebilirim, hele ki sadece 1 ayda.

Bu workshop’un güzel yanlarından biri de, 2 defa -arkadaşlarınıza yardım ettiğiniz durumlarda 8’e kadar çıkabiliyor- Universal Studio’larda hali hazırda kurulu bulunan ve bir çok filmin çekildiği “New York”, “Europe” ve “Western” setlerinde çekim olanağı tanıyorlar. Özellikle “New York” setine girdiğinizde “Back To The Future” izlerine rastlamak çok kolay. Bu filme ait bir çok dekoru da kaldırmamışlar. Sonuçta “Back To The Future” setinde çekim yapmış olmak da rüya içerisinde rüya yaşamak gibi birşeydi benim için.

New York Film Akademisi Macerası

New York Film Akademisi Macerası

Okul çok güzeldi, anladık. Fakat özellikle temmuz ayında Los Angeles gördüğüm bir çok şehirle kıyaslanamaz bir biçimde güzel. Havası, plajları inanılmaz. Özellikle 4 Temmuzda Manhattan Beach’de şans eseri bulunduğum sırada gördüğüm palmiyelerle çevrelenmiş, alabildiğine uzanan bembeyaz kumsal; evlerinin kenarında barbekü partilerinde şakalaşıp, gülüşen insanlar, yanımdan vızır vızır geçen Amerikan bayrağı işlemeli bikinili, patenli kızlar… Cennette olduğumu düşünmeye başlamıştım. Adeta 1,5 ay Amerikan Rüyasını yaşıyordum. Tabi sırf bu yüzden, aslında California’nın Amerika’nın geri kalanından ayrı tutulması gerektiğini düşünüyorum.

Eğitimin ve tatilimin sonuna geldiğimde geri dönmeyi hiç istemiyordum fakat Fransız’ların da dediği gibi “C’est la vie!” Fakat yine de gerek NYFA’da aldğım eğitim ve inanılmaz tecrübe, aynı zamanda Los Angeles’da yaşadığım güzel tatilin sonucunda, herşeyden dolayı çok mutluydum.

Şu an okulda son senem ve mezun olduktan sonra tekrardan NYFA’ya -bu sefer 1 veya 2 yıllık tam kapsamlı bir eğitim için- gitmenin planlarını yapıyorum.

En iyi 5 Hukuk İngilizcesi Kursu

Hukuk eğitimi almakta ya da eğitiminizi tamamlamış ve hukuk alanında çalışmaktasınız. Peki size geleceğin kapılarını açacak, kariyerinizde önemli bir yer tutacak olan hukuk İngilizcesinin öneminin farkında mısınız?

Günümüzde hemen her çok uluslu firmanın ve hukuk bürosunun çalışanlarında aradığı temel özelliklerden biri haline gelen Hukuk İngilizcesi için çeşitli yurt dışında pek çok eğitim programı bulunuyor.

Genel olarak 20-30 yaş arası, hukuk fakültesi öğrencilerine ya da yeni mezunlara göre farklı alanlarda eğitim veren hukuk İngilizcesi programları, eğer Hukuk İngilizcesi Sertifikası (TOLES) almak istiyorsanız 1 hafta ekstra hazırlık kursları da sunuyor. Hukuk İngilizcesi kurslarının fiyatlarıysa  £ 1.500 ilâ £ 2.000 arasında değişmekte.

Kısacası ne eğitiminizden, ne de işinizden kesinti yapmadan rahatlıkla kendinizi geliştirebileceğiniz bir kurs bu.

Peki Hukuk İngilizcesi için başvurabileceğiniz en iyi okullar nerede?

İçlerinden 5 tanesini sizin için derledik:

Programlar hakkında ayrıntılı bilgilere ulaşmak için sitemizde bulunan içeriklere göz gezdirebilirsiniz.

Bu noktada bir not düşmekte yarar var, bu kurslar çoğunlukla Avrupa veya dünya hukuku, İngiliz ya da Amerikan hukuku gibi konularda genel bilgi veriyor olsa bile asla bir hukuk hazırlık programı olarak düşünülmemelidir. Bu programlar sizin hukuk alanındaki İngilizce bilginizi geliştirmeye yönelik dersleri içeren bir dil kursu olarak düşünülebilir.

Konaklama olanakları nelerdir?

Hukuk İngilizcesi dersleri için gideceğiniz ülkede üç konaklama seçeneğinden birini seçebilirsiniz:

  • Aile yanında kalmak
  • Özel yurtlardan faydalanmak
  • Otelde konaklamak

Dersler genellikle bütün gün sürdüğü için öğle yemeklerinizi okul kantininde yiyebilirsiniz. Çoğu zaman öğle yemekleri kurs ücretine dâhildir.

Gelelim işin eğitici, öğretici ve eğlenceli yanlarına

Çoğu hukuk İngilizcesi kursu, programlarına çevredeki konuyla ilgili yerleri de görebileceğiniz geziler ekliyorlar. Örneğin, Londra’daki hukuk İngilizcesi programına katılırsanız Adalet Sarayı, Ağır Ceza Mahkemesi ve açık olursa Hukuk Mahkemesini gezme olanağı bulacaksınız.

Aile yanında veya yurtta konaklamayı seçerseniz, terimsel hukuk İngilizcesiyle birlikte günlük İngilizcenizi de rahatlıkla geliştirebilir, bir taşla iki kuş vurabilirsiniz. Tüm bunların yanı sıra boş zamanlarınızı çevreyi gezerek ve kültürel olarak da kendinizi geliştirerek geçirebilirsiniz.

Hukuk alanında kariyer basamaklarını hızla tırmanmanıza yardımcı olacak, dilerseniz yüksek lisans programlarına geçişinizi veya girişinizi kolaylaştıracak, en önemlisi dil bilginizi ve kültürel birikiminizi arttırarak CV’nize de büyük bir artı olarak girecek bu kısa, ekonomik ve ulaşımı kolay programlardan birine başvurmak için dilediğiniz zaman Teori Eğitim danışmanlarımızla iletişime geçebilirsiniz.

Hukuk İngilizcesi eğitimi alanında daha ayrıntılı bilgi için Education UK sertifikalı Teori Eğitim danışmanları ile irtibata geçebilir ve yukarıda yukarıda adı geçen kursların sayfalarını web sitemizde ziyaret edebilirsiniz.

Sertifika Programlarıyla Kanada’ya Gitmek

Yurtdışına çıkmak, deneyim kazanmak, eğitim görmek, dilinizi geliştirmek istiyorsunuz… Peki tüm bunları aynı anda gerçekleştirmek için dünyanın en gözde ülkelerinden olan, üst üste pek çok kez dünyanın refah seviyesi en yüksek ülkelerinden seçilen Kanada’ya gitmeye ne dersiniz?

Sakın “Kanada’da dünyanın öteki tarafı” ya da “kışı çok soğukmuş” diye düşünmeyin. Artık mesafeler kısaldı; kışın soğukluğuna gelince, burası öylesine düzenli bir ülke ki ani durumlarda sabahtan akşama kadar karları küreyen kamyonlar sayesinde, gündelik hayatınızda hiçbir değişiklik yapmanıza gerek kalmadan hayatınızı yaşamaya devam edeceksiniz. Evet, örneğin Ontario’da hava şubat ayı gibi -30’lara kadar düşebiliyor; ancak yaz kısa sürse bile oldukça güzel sıcak günler geçirmeniz de olası. Üstelik kışın ve karın getirdiği nimetlerden faydalanabilir, şehir merkezlerinin hemen dışında yer alan milli parklarda beyaza bürünen doğayı fotoğraflayabilir, kayak, kızak ya da patenle kayabilir, hokey oynayabilir ya da seyredebilir, raketle gezilere çıkabilir, donan gölleri ziyaret edebilir ve kapalı alanlarda gerçekleştirilen konser, festival vb. daha pek çok etkinliğe katılıp hem kendinizi geliştirebilir, hem de eğlenebilirsiniz. Bir bakmışsınız siz de Kanadalılar gibi duruma uyum sağlamışsınız.

Peki Kanada’ya nasıl gelebilirsiniz? Bunun için en iyi seçenek ilgilendiğiniz bir sertifika/diploma programına katılmak. Bu programlar birkaç ay ile 1 yıl arasında değişen sürelere yayılmış oluyor. Sertifika programlarıyla buraya gelmenin en büyük avantajı hem eğitiminizi tamamlayıp kısa sürede donanımlı bir şekilde Türkiye’ye dönme imkânı, hem de eğitiminizi bitirdikten sonra dilerseniz ülkede kalıp, eğitim aldığınız süre boyunca çalışma iznine sahip olmanız. Ayrıntılı bilgiyi Kanada’da Sertifika ve Diploma Programları makalemizde bulabilirsiniz.

Biz işin eğlence ve kültür tarafına gelelim. Yukarıda da belirttiğim üzere kışlar için endişelenmenizi gerektiren hiçbir şey yok. Aksine bu farklı deneyimle fazlaca eğlenebilirsiniz.

“Tamam, eğlence iyi hoş, peki iletişimi nasıl sağlayacağız?” dediğinizi duyar gibiyim.

Sertifika Programlarıyla Kanada'ya Gitmek

Toronto’da pek çok sertifika programı sizi bekliyor (Görsel ©Robert)

Evet, Kanada çift dilli, toplamda 10 eyalete ayrılmış bir ülke. Bu eyaletlerden sadece Québec’in resmi dili Fransızca, bunun dışında örneğin New Brunswick iki dili de resmi dili kabul ederken, Ontario’da sadece İngilizce resmi kabul edilmekte. Ancak bu durum sizi korkutmasın, Québec’e sadece İngilizce ile gidip, isteğiniz yoksa Fransızca öğrenmeden gündelik hayatınızı sürdürmeniz olası. Fransızca İngilizce kadar yaygın olmadığından diğer bölgeler için pek konuşamıyorum ancak çalışmak için ülkede kalmaya karar verirseniz büyük ihtimalle Fransızca bilen eleman arayan şirketler Ontario gibi büyük eyaletlerde de mevcuttur. Bu noktada küçük bir parantez açmış olayım. Fransa Fransızcası öğrenmiş olarak Québec’e giderseniz en başta insanların konuşmaları size biraz komik gelebilir. Sanki İngiliz aksanıyla Fransızca konuşuyorlarmış gibi oluyor; ancak bir süre sonra bu duruma uyum sağlayacaksınızdır.

Sertifika Programlarıyla Kanada'ya Gitmek

Québec’e bakış (Görsel ©Alexandre Lung)

Gelelim yaşam koşullarına. Tamam, Kanada üst üste refah seviyesi en iyi ülke seçiliyor, güzel, peki bu refah seviyesi buraya öğrenci olarak gelen bizlere etki edecek mi? Ne yazık ki en başta sadece öğrenci olduğunuzdan, burada çalışıp para kazanan bireylere göre daha alt bir seviyede kalacaksınız. Önceden bir miktar birikim yapıp gelmekte fayda var, zaten vize sürecinde sizden bir miktar para göstermenizi isteyecekler. Aşağıda vereceğim öğrenci harcamaları listesine ek olarak, yeni gelenlerin daima ekstra giderleri de göz önünde bulundurmasını tavsiye ediyorum, çünkü yok oturma izni parası, fazladan eşya parası derken bir bakmışsınız eksilere düşmüşsünüz.

  • Konaklama (1 aylık ücretler);
    • Aile Yanı (Yemeler dâhil): 850 CAD
    • Birkaç kişiyle daireye çıkmak: 400 CAD
    • Birkaç kişiyle rezidansa çıkmak: 800 CAD
    • Yurt: 600-900 CAD
  • Ulaşım ve Diğer Harcamalar;
    • 1 aylık sınırsız ulaşım kartı: 130 CAD (ancak öğrenci indirimleri uygulanınca bu fiyat düşecektir)
    • 1 aylık yeme içme ihtiyacınız: 300 CAD
    • Sinema bileti: 14 CAD

Elbette bu harcamalar Kanada’daki şehirler arasında da farklılık gösterecektir. Örneğin Toronto ülkenin en pahalı sayılan şehridir ve Vancouver da onunla neredeyse aynı seviyededir; oysa Montreal ve Quebec City, bu iki şehre göre çok daha ekonomik kalmaktadır.

Bu para meseleleri dışında başka bir sorunla karşılaşacağınızı sanmıyorum. Kanadalılar oldukça misafirperver ve güler yüzlü insanlar. Ülke de oldukça düzenli ve son derece sistematik; sağlık hizmetleri düzenli işliyor, şehirler güvenli ve temiz, kültürel ve sosyal aktivitelere önem veriliyor. Kısacası kendinizi evinizde hissedeceğiniz, ancak aynı zamanda size kültür, dil ve deneyim olarak pek çok şey katacak yararlı bir yıl geçireceksiniz.

Kanada‘ya gitmişken Poutine yemeden dönmeyin (Görsel © Christine Lyons

Kanada‘ya gitmişken Poutine yemeden dönmeyin (Görsel © Reddit.)

Ah, bir de son olarak, Kanada’da Fransız yemekleri dışında pek yemek kültürü var diyemeyiz ancak, gelmişken Poutine yemeden dönmeyin. Poutine için üzerinde Cheddar peyniri eritilmiş, soslu patates kızartması diyebiliriz.

Şimdiden iyi eğitimler ve eğlenceler.

Eğitim sonrası Kanada’da kalmayı mı düşünüyorsunuz? O zaman bu blog senin için!

Tıp İngilizcesi Kursu İle Ne Öğrenebilirim?

Tıp İngilizcesi kurslarının sizin için faydası nedir? Neler öğrenirsiniz?

Neden Hukuk İngilizcesi Okumalıyım?

Hukuk eğitimi alıyor ya da bu alanda çiçeği burnunda bir mezun olarak çalışıyorsanız, hem İngilizce hukuk terminolojinizi ve kelime bilginizi geliştirecek hem de uluslararası hukuka daha çok hakim olmanızı sağlayacak olan hukuk İngilizcesi programlarına bir göz atmaya ne dersiniz?

Günümüzün rekabetçi piyasasına ayak uydurmak için hemen her çok uluslu şirket ve hukuk bürosu, alanında uzman hukukçulara ihtiyaç duyuyor. Parlak bir geleceğe sahip olmak için sizin de atabileceğiniz en iyi adımlardan biri Hukuk İngilizcesi kurslarına katılıp, sonunda da TOLES, yani Hukuk İngilizcesi Sertifikası sınavına başvurmanız.

Genel olarak 20-30 yaş arasındaki yeni mezun avukatlar ve hukuk fakültesi öğrencilerine hitap eden Hukuk İngilizcesi programları, size hukuk eğitimi vermekten çok terminoloji bilginizi geliştirmeye yönelik kurslardır. Ayrıca hukuk alanında yüksek lisans programlarına girmeyi düşünenler için de bir hazırlık niteliğindedir.

Anadili İngilizce olan İngiltere ve ABD gibi ülkelerdeki programları seçmek daha etkilidir. Bu noktada “En iyi 5 Hukuk İngilizcesi Kursu” başlıklı yazımıza göz atmak kursunuzu seçmenize yardımcı olabilir.

Peki Hukuk İngilizcesi Kursları nasıl işliyor, çalışırken aynı zamanda bu kurslara da katılabilir misiniz?

Evet, dilediğinizde, çalışırken de rahatlıkla bu kurslara kayıt olabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey zaman aralığı size en uygun olan kursa kayıt olmak. Kurs süreleri birkaç günle 3 hafta arasında değişiyor. Eğer TOLES sınavına hazırlanmak istiyorsanız kurs sürenize ekstra 1 hafta ekleniyor.

Hukuk İngilizcesi kursu fiyatları £ 1.500 ile £ 2.000 arasında değişiyor. Bu fiyatlara, dersler tam gün sürebildiği için öğle yemekleri ve çevrede yapılacak hukuk içerikli geziler de dâhil oluyor. Böylelikle, örneğin Londra’daki bir programa katılırsanız Adalet Sarayı, Ağır Ceza Mahkemesi ve açıksa Hukuk Mahkemesini gezebiliyorsunuz. TOLES Hazırlık programı haftası ayrıca ücretlendirilmekte; bu kursun fiyatı ise yaklaşık olarak £ 550, sınav ücreti ise £ 130’dur.

Hukuk İngilizcesi programları sürekli kendini yenilemekte ve güncel hukuka uyum sağlamaktadır. Bununla birlikte programlarda gereksiz ayrıntılara yer verilmez, doğrudan işin özüne yoğunlaşmanız sağlanır. 10 kişi gibi az sayıda öğrencinin eğitim gördüğü sınıflarda, eğitimciler sizinle birebir ilgilenebilecek ve ihtiyaçlarınız doğrultusunda kendinizi geliştirmenize yardımcı olacaklardır.

London School of English gibi okullarda öğrencilerin gelişimi, program boyunca danışmanlar tarafından gözlemlenerek gerekli noktalarda geç kalınmadan müdahale edilir. Bu gözleme, kurs öncesinde öğrencinin seviyesini test eden bir sınavla başlanır.

Program boyunca aile yanında, özel öğrenci yurtlarında veya otelde konaklama şansınız bulunmaktadır. Eğer aile yanı veya öğrenci yurdunda kalmayı seçerseniz Hukuk İngilizcesinin yanı sıra günlük İngilizcenizi de kısa sürede ilerleteceksiniz.

Hukuk İngilizcesi kurslarının terminoloji dışında aşağıdaki noktalarda da size büyük katkısı dokunacaktır:

  • Sözcük haznesini genişletme: Özellikle ticaret hukuku, kontratlar ve hukuki kavramlar konusunda sözcük hazneniz genişleyecektir.
  • İletişim becerisinin gelişmesi: Zor durumlarda, anlaşmalarda ve tartışmalarda kullanılan anahtar sözcüklerin öğrenilmesiyle iletişim beceriniz gelişecek ve hızlanacaksınız.
  • Diğer hukuk sistemleri hakkında bilgilenme: İngilizce hukuk terminolojisi öğrenirken bir yandan da gideceğiniz ülkeye göre Avrupa topluluğu hukuku, dünya hukuku, İngiliz veya Amerikan adalet sistemleri hakkında da bilgileneceksiniz.
  • Günlük İngilizceniz gelişecek: Anadili İngilizce olan bir ülkeye gideceğiniz için dili ve kültürü yaşayacak, İngilizcedeki eksiklerinizi hızla kapatacaksınız.

Hukuk İngilizcesi programları hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için “En iyi 5 Hukuk İngilizcesi Kursu” başlıklı yazımıza ve metinde belirtilen kursların sayfalarına bakabilir ya da bilgi ve başvurularınız için hemen Teori Eğitim Danışmanlarımızdan biriyle irtibata geçebilirsiniz.