Yeni Zelanda'da öğrenci hayatı

Yeni Zelanda’da Öğrenci Olmak

Yeni Zelanda’da okumak için ta dünyanın öbür ucuna, hatta diğer yarım küreye; yazların kış, kışların yaz olduğu bu 4,5 milyon nüfuslu ada ülkesine geldiniz. Peki şimdi ne yapacaksınız?

Öncelikle eğitime başlamak için doğru mevsimde ülkeye adım attığınızdan emin olmalısınız; çünkü üniversiteler bizdeki gibi eylül ayında değil, şubat ayı gibi eğitime başlıyorlar. Bu kadar yol kat ettikten sonra okul açılsın diye 6 ay beklemek istemezsiniz. Ya da belki bekleyip ülkenin doğal güzelliklerini de tanımaya fırsat ayırırsınız. Orası size kalmış.

Üniversite eğitiminde sunulan burs imkanlarını görmek için tıklayın.

Yeni Zelanda, komşusu sayılabilecek Avustralya’daki tuvaletlerden çıkan örümcekler, zehirli haşeratlar ve oradan oraya zıplayan kanguruların aksine çok daha sakin, uçamayan ve nesli tükenmekte olan bir kuş türüyle olan Kivileriyle tanınmaktadır. Ayrıca bu ada ülkesi ana kıtadan, diğer kıtalara göre daha erken koptuğu için üzerinde zehirli yılanlar da yoktur. Kısacası rahat rahat gezebilir, tuvalete gidebilirsiniz.

Ülkenin adı Hollanda’nın bir ili olan Zeland’dan gelmektedir. Ancak Yeni Zelanda’nın iki resmi dilinden biri olan ve yerel halkın konuştuğu Maorice’de ülke Aotearoa olarak adlandırılmaktadır. Anlamı da “Uzun Beyaz Bulutlar Ülkesi”.

Yüzüklerin Efendisi filminin çekildiği Hobbiton film seti turu...

Yüzüklerin Efendisi filminin çekildiği Hobbiton film seti turu…

Gelelim Yeni Zelanda’nın tanınırlığını arttıran en büyük etkene. Siz de kesin üniversite araştırması yaparken bu kritere göre bir seçim yaptınız değil mi? Evet evet, eğitim sistemi bahane, siz buraya kesin Yüzüklerin Efendisi atmosferini yaşamak, Hobbit evlerinde konaklamak için geldiniz. İyi de ettiniz çünkü Yeni Zelanda yabancı öğrencilere açık bir toplum. Ülkeye uyum süreciniz sırasında size yardım edecek danışmanlar ve sizinle aynı durumda olan öğrencilerle karşılaşacağınız için büyük sorunlarla karşılaşmayacaksınız.

Yeni Zelanda’da dersler genellikle küçük gruplar halinde işleniyor. Bu da hem öğrenimi hem de öğrenciler ve öğretmenler arasında etkileşimi geliştiriyor, kaliteyi arttırıyor. Buradaki eğitim sistemindeki bir diğer önemli etkense öğrencilerin soru sormaya, sorgulamaya yönlendiriliyor oluşu ve sonrasında da cevabı kendi kedilerinin bulmasının sağlanması. Böylelikle ayağı yere daha sağlam basan ve ne yaptığı bilen bireyler yetişmiş oluyor.

Eğitim sistemiyle ilgili bir diğer ve belki de en ilginç nokta ise, yabancı öğrencilerin her şeyi öğrendiklerinden ve iyice bilgilendiklerinden emin olmak amacıyla yayımlanan ‘Code of Practice’ (Uygulama kılavuzu diyebiliriz sanırım). Bu kılavuz sayesinde yabancı bir öğrenci olarak minimum beklentilerinizin ne olması gerektiğini öğrenebilirsiniz. İngilizce ve birkaç yabancı dilde daha yayımlanan bu kılavuza internetten ücretsiz sahip olmak mümkün.

Yeni Zelanda’dan kabulünüz geldi, öncelikle tebrikler, peki şimdi yapmanız gereken şey nedir? Hayır hayır, gezilecek yerlerin listesini sonra da yapsanız olur, şimdi yapmanız gereken en önemli şey başınızı sokacak bir çatı bulmanız. Dilerseniz diğer öğrencilerle aynı eve çıkabilirsiniz ya da aile yanında bir odaya çıkmak da mümkün; üstelik yiyecek ihtiyaçlarınızı da genellikle bu aile karşılıyor.

Ülkedeki şehirlerin birçoğu görece olarak küçük şehirler, o yüzden ulaşım büyük bir sorun teşkil etmiyor. Yine de kampüse ve merkeze yakın bir de kalmak, sosyal hayatınızı geliştirmenize katkı sağlayabilir.

Yeni Zelanda’ya okumaya gitmenin en büyük avantajı elbette okurken aynı zamanda yarı zamanlı çalışabilme olanağı; hatta tatil zamanları tam zamanlı da çalışabiliyorsunuz. Eğitiminizi tamamladıktan sonra okuduğunuz bölümle ilgili çalışmak isterseniz iki yıla kadar çalışma izni alabiliyorsunuz.

Elbette hayat eğitimden ibaret değil, eğitimizin sırasında tatillerinizi bu güzel ülkede geçirebilir, kültürünüzü de geliştirebilirsiniz. İşte Yeni Zelanda’da gezilebilecek birkaç nokta:

  • Helikopterle buzullara inebilir, yürüyüş yapabilir;
  • Dünyanın en iyi hamburgeri olduğunu iddia ettikleri Fergburger’i tadabilir;
  • Yüzüklerin Efendisi’nin çekildiği yerleri ve Hobbit evlerinin bulunduğu Hobbiton’u gezebilir;
  • Bir karavan kiralayıp adayı boydan boya kat edebilir;
  • Kivilerle tanışabilir (hem yerel halk olan Kivi halkı, hem de uçamayan bir kuş türü olan kiviciklerle);
  • Doğal ortamlarındaki yunusları ve balinaları seyretmeye gidebilir ve ayrıca
  • Yeni Zelandalıların, en uzun yer ismine sahip olmakla övündükleri “Taumatawhakatangihangakoauauotamateapokaiwhenuakitanatahu”yu gezebilirsiniz. Taumatawhakatangihangakoauauotamateapokaiwhenuakitanatahu, aslen Maorice ve Türkçe’ye «Dolaşarak sevdiğine burnundan flüt çalan, kara kırlangıcı, dağların dağcısı, büyük dizli adam Tamatea’nin durduğu zirve” diye çevrilebilir belki, ancak her yerde farklı bir çevirisine rastladığımdan ben de bilemedim nasıl olduğunu.

Kısacası hem iyi eğitim alabileceğiniz, hem dağa çıkıp, hem deniz kıyısına inebileceğiniz, dilerseniz buzullarda yürüyüp, farklı kültürlerle tanışabileceğiniz bir yer Yeni Zelanda.

Yeni Zelanda’daki eğitim sistemi, yaşam maliyetleri ve vize başvurusu gibi konular hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için Yeni Zelanda’da Üniversite Eğitimi sayfamızı inceleyebilir, kaydınızı yaptırmak ya daha fazla bilgi almak için Teori Eğitim danışmanlarımızla irtibata geçebilirsiniz.